TUĞRUL TÜRKEŞ KENDİNE YAKIŞANI YAPMIŞTIR...
Hayatında İlk Kez 40 Yaşların da Mhp Kapısını Çalar.Babası Alparslan Türkeş Çık Dışarı Der.Tekrar Gider Yine Çık Dışarı
Der.Anlayamaz..
Muharrem Şemsek Tuğrul'a Mhp Genel Başaknının Odasına Giriyorsun Der.Babanın Yanına Değil..Parti Disiplininin Ne Olduğunu
Bilmeyen Tuğrul Bu Sefer Uygun Pozisyonda Alpaslan Türkeş'in yanına Gider Ben Partide Görev Almak İstiyorum Der...Alpaslan Türkeş
Muharem Şemsek'e Göndererek Ülkücülük ve Parti Disiplini Al öyle Göreve Başla Der..
Kısa Süre Sonra Alpaslan Türkeş Vefat Eder ve Tuğrul Bu Sefer Genel Başkan Adayı Olur,Lakin Tabanı İle Tavana Hakim Mhp
Delegeleri Devlet Bahçeli'yi Genel Başkan Seçer.
Babamın Partisi Dediği Mhp de Başkan Olamayan Tuğrul Ağababalarının Desteği İle ATP Partisini Kurarak Mhp den Ayrılır.Girdiği İlk
Seçimde Tokatı Yiyen Tuğrul Baktı ki Kendi Partisi İle Gelecek Yok,Tekrar Mhp Kapısını çalar.Ahde Vefa Örneği Bahçeli Kabul Eder..
Şimdi Tuğrul'un Akp Safların da 2 Aylık bakan olmak için Gecmesi Tuğrul İçin Çok Doğal Bir Tavranış..Her Zaman Küçük Hesapların
İçinde Olmuş Birinden Ne Beklenebilir ki...Tuğrul Türkeş Hiç Bir Zaman Ülkücü Olamamıştır..Babası 12 Eylül Zindanlarında Dava İçin
Bedel Ödereken,Tuğrul Gençliğini Yaşama Derdine Olan Biriydi...
