Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

Fatih dönüşüm projelerinden bazıları

22 Ocak 2016 - 06:06


FATİH VE BEYOĞLU 

Tarihi tescilli kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu Fatih ve Beyoğlu belediyeleri, 8 ayrı bölgede yenileme projesi yürütüyor.     

 

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun kapsamında Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri (Sulukule), Fener-Balat, Ayvansaray Türk Mahallesi, Yalı Mahallesi, Süleymaniye, Yedikule-Gazhane-Yenikapı, Nişanca ve Sultanahmet bölgelerinde yürütülen yenileme çalışmaları anlattı.          

 

Demir, 2005 yılında başlatılan Sulukule Projesi'nin 90 bin metrekarelik alanda 620 daire, 45 dükkan, bir butik otel ve bir de kültür merkezini kapsadığını belirterek, yapılacak 620 dairenin 620 mülk sahibine verileceğini, 430 kiracıya da uygun ödeme koşullarıyla Taşoluk'ta ev verildiğini kaydetti.           

 

Mülk sahiplerinin yüzde 98'i ile uzlaştıklarını, uzlaşılamayan yüzde 2'sini de mülkiyetin intikalinde sıkıntı olanlar, kayyuma düşenlerin oluşturduğunu ifade eden Demir, ''Sulukule'de bir tane bile mal sahibinin açtığı dava ile karşılaşmadık. Dünyada bunun örneği yok'' dedi.         

 

Demir, evlerin ilk değerinin peşinat olarak kabul edildiğini, bina bittikten sonraki inşaat maliyetini de ev sahibinin 180 ayda ödeyeceğini belirterek, ''Bu arada ev sahiplerine ayda 400, kiracılara ayda 300 lira kira yardımında bulunuyoruz. Onların iş sahibi olmaları için kurslar açtık. Proje sadece evlerin yıkılıp yeniden yapılması değil, Türkiye'de dönüşüm ve sosyal proje adına örnek olacak. Üniversitelerde okutulacak örnek bir proje olacak'' diye konuştu.         

 

Çalışmaların başladığını ve projenin 2012 yılının ilk çeyreğinde tamamlanmasının planlandığını bildiren Demir, yapılan dairelerin söylendiği gibi villa değil, 60-120 metrekare arasında değişen evler olduğunu söyledi.         

 

Demir, ''Mimari tarzları Osmanlı-Türk mimarisi çizgileri olacak. Ne sokak siluetlerini, ne ada yapılarını bozduk. Yenilemeyi tarihten geldiği gibi koruyarak yaptık. İnanılmaz renkli bir proje'' dedi.         

 

Sulukule'de koruma kurulu tarafından onaylanan imar planları kayıtlarına göre 22 olan tescilli korunması gereken bina sayısını yaptıkları çalışmalar sonucunda 46'ya çıkardıklarını vurgulayan Demir, orada tarihe saygılı bir yapı oluşmasını istediklerini kaydetti.         

 

Demir, Sulukule'de 2005 yılında çalışmalara başlamadan önce eğlence evi olarak çalışan 3 ev olduğunu tespit ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:     

 

''Roman kültürünün devam ettirilmesi için bütün çizgileri koruduk. Evlerin önünde taşlıkları, sohbet edecekleri alanları vardı. Evin arkasında herkesin ortak kullanacağı mekanlar vardı. Bunları aynen koruduk. Yeni yapılan evlerde de Romanların kültürlerini devam ettirebilecekleri mimari ve fiziki alt yapı var. Oradaki halkın asimile edildiği konusu çok tartışıldı ama bu süreçte Romanlar kendilerini muhafaza edebildiler mi? Çalışmalara başlamadan önce üniversiteyle yaptığımız bir anket vardı. Buna göre, Sulukule'de 'Ben romanım' diyenlerin oranı yüzde 17'ydi.''

 

''SATMAMALARI İÇİN TAPUYA ŞERH BİLE KOYDURDUK''

Proje öncesinde 100 metrekarelik bir evin değeri 10 bin lirayken şimdi bunun 100, 150 bin liraya çıktığını ifade eden Demir, ''Böylesine iki mahalleye proje yapıyorsunuz. Burada muhakkak ciddi bir rant oluşacaktır. Proje başlamadan herkesi çağırdık, tek tek konuştuk. 'Ben mülkünüzün garantisiyim, burada bu kadar cefa çektiniz, sizden ricam mülkünüzü satmayın' dedim. Onların mülklerini satmamaları için tapuya şerh de koydurduk. Fakat buna rağmen mülk satılabiliyor. Ne yaparsanız yapın, mülk satışının önüne geçemiyorsunuz ama hala bize güvenenler var.''

 

Sulukule'deki kiracılara, TOKİ'nin Taşoluk'ta yaptığı binalarda peşinatsız, KDV'siz, damga vergisiz, ayda 250 lira 180 ay ödemeli ev sahibi olabileceklerini anlattıklarını belirten Demir, ''Herkes güle oynaya kabul etti. 250 lirayı ödeyemeyenlere 100 lira daha katkıda bulunduk. Dayanıp orada duran, evlerini muhafaza edenlere gidip gelmelerini kolaylaştırmak için servis koyduk. Taşoluk'a giden kiracıların evlerini 20-30 bin liraya devrettiklerini duyuyorum, üzülüyorum. Bu çok kötü bir şey. Çocuklarına miras bırakabilecekleri evlerini satıyorlar'' dedi.

         

FENER - BALAT

Demir, Fener Rum Patrikhanesinden başlayan ve Ayvansaray'a kadar sur kenarındaki 534 binayı ilgilendiren 80 bin metrekarelik Fener-Balat yenileme projesinin koruma kurulları tarafından onaylandığını ve ihalesinin yapıldığını belirterek, projenin uygulama aşamasına geldiğini söyledi.         

 

Projenin 2007 yılında ihalesinin gerçekleştirildiğini belirten Demir, belediyenin mülk sahipleri ve kiracıların haklarını koruma noktasında devreye girdiğini, inşaatı ihaleyi kazanan firmanın yapacağını kaydetti.         

 

Dairelerin kat karşılığı mantığı üzerinden yapılacağını ifade eden Demir, şu bilgileri verdi:   

 

''Örneğin 150 metrekarelik bir yeriniz var. Bittikten sonra '75 metrekare yer alacaksın' diyoruz. İnsanlar tepki gösteriyor. 'Benim 150 metrekare yerim vardı, şimdi bana 75-80 metrekare yer veriyorsunuz' diyor. Sulukule ve diğerlerinde şunu gördük; bir yeri yenileme alanı ilan ettiğiniz zaman insanların beklentileri birden yükseliyor. Beklentilerin 10 katına çıktığını gördüm. 150 metrekare yerine 75 öneriyoruz, ama buralar yıkılıp yeniden yapılıyor, bir inşaat maliyeti var. Proje sonunda 150 metrekarelik bir dairenin değeri 100 bin lirayken 80 metrekarenin değeri 300 bin lira olacak. Ciddi bir rant oluşacak ama insanlar mülklerinin artı değerine değil metrekareye bakarlar.''     

 

Demir, Fener-Balat projesinde örneğin 150 metrekare dairesi olanlara ilave 25 metrekarenin inşaat maliyetini ödeyerek, 75 yerine 100 metrekare almalarını sağlayabileceklerini belirtti.         Eyüp'ten Haliç'e sahil kesimindeki görüntünün çok kötü olduğunu, terk edilmiş gibi göründüğünü ifade eden Demir, ''Her an yıkılmaya yüz tutan binalar İstanbul'a yakışmıyor. Fener-Balat'ta kendi mülkünüz olabilir ama burası şehrin ortak kültürel değeri. 'Burada bir yerim var, kalsın' diyemezsiniz. Biz belediye olarak bunlara müdahale etmek zorundayız ama mülk sahibinin hakkını gözetiyoruz. Bunları gerçekleştirmek, insanları memnun etmek, kurduğunuz hayali vatandaşa da kurdurmak gerçekten çok önemli. Proje sonunda burası İstanbul'un prestij mekanı olacak'' diye konuştu.         

 

Fener-Balat'taki 256 tescilli kültür varlığını 324'e çıkardıklarını bildiren Demir, şöyle devam etti:         

 

''Buradaki binalar 50 metrekare üzerine kurulu 3 katlı binalar. 150 yıl önce bir evde, bir aile oturuyordu. Giriş katta ıslak zeminler, üst katlarda oturma ve yatak odaları vardı. Şimdi her katta bir aile oturuyor ve her kata ıslak zeminli mahaller oluşturulmaya çalışılmış. Sonuçta izolasyon yapmak mümkün değil. Bu binalar İstanbul'un sanayi döneminde yapıldığı için yönleri de Haliç'e değil, karaya bakıyor. Binaların hepsinin sırtları Haliç'e, yüzleri şehre bakıyor. Bunun da yönünü değiştireceğiz. Çok heyecanlıyız. Projeyi 2014 yılından önce bitireceğiz.''

      

AYVANSARAY TÜRK MAHALLESİ         

Ayvansaray Türk Mahallesi Yenileme Projesinde 15'i tescilli 60 ev bulunduğunu belirten Demir, bunların ahşap, özgün Osmanlı mimarisinin günümüze kadar ulaşan örnekleri olduğunu söyledi.         

 

Demir, şu bilgileri verdi:         

 

''Her kış evlerin biri tahrip edildi. Çok güzel bir köşk vardı, gözlerimizin önünde gitti. Orada oturanlar ısınmak için güzelim köşkü değerlendirdiler. Burası çok güzel bir yer. Bir girişi, bir çıkışı var. Projeleri bitti, kurul tarafından onaylandı, uygulama projeleri bitti, yakında ihalesi gerçekleştirilecek. Burayı 2012 yılı sonunda bitireceğiz.         

 

Ayvansaray Türk Mahallesi, Anemas Zindanları'nın hemen bitişiği. Ayvansaray kültür güzergahının önemli noktalarından birisi. Proje sonunda vatandaşlar, Kariye Müzesi'nden Tekfur Sarayı'na, Anemas Zindanları'na, Türk mahallesine, Balat'a, Fener'e, Patrikhane'ye yürüyebilecek. Bunun hayali bitti. Mülkiyet problemi ile karşılaşmayacağımızı düşünüyoruz. Süre bürokrasi ve büyük bir inşaat için.''

         

YALI MAHALLESİ

Demir, Yenikapı kazı alanı ile Kennedy Caddesi arasında kalan bölümde yer alan Yalı Mahallesinin de yenileme alanı olarak ilan edildiğini anımsatarak, projenin 50 bin metrekarelik bir alanı kapsadığını, 2-3 katlı binaların çoğunun tescilli eserlerden oluştuğunu söyledi.         

 

Burada avan projenin bittiğini, mülk sahipleriyle görüşmenin devam ettiğini kaydeden Demir, ''Projenin bitmesi 2014 yılını geçer. Burayı Fatih Belediyesinin kendi şirketi yapabilir'' dedi. 

 

Kentsel dönüşümde alan boşaltılmadan yakınına yapılacak çok katlı bir binaya insanların taşınabileceğini ve sonra mekanın ele alınabileceğini, yapılan dairelerin de satılarak, ciddi para kazanılabileceğini anlatan Demir ''Ancak yenilemede bir tas su ve bir kap var. Biz cambazlık yaparak, fedakarlık yaparak, her bir yenileme alanını kendine özgü düşünerek, her probleme bir çözüm üreterek yola devam ediyoruz'' diye konuştu.         

 

SÜLEYMANİYE

Süleymaniye Bölgesi Yenileme Alanı Projesi hakkında da bilgi veren Demir, bunun Fatih Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve KİPTAŞ'ın yürüttüğü bir proje olduğunu bildirdi.

 

Süleymaniye'den İMÇ bloklarına kadar devam eden alanda 900 binayı ilgilendiren projede büyük bir mesafe alındığını belirten Demir, belediyenin KİPTAŞ'ın çalıştığı 39 adada çalıştığını, bunların da 6'sının inşaata hazır hale geldiğini söyledi.     

 

Burada alanın çok geniş olduğunu, yoğun bir yapılaşma bulunduğunu ifade eden Demir, şöyle konuştu:         

 

''Normalde 2-3 katlı binalar ama bakıyorsunuz zaman içinde 8-10 katlı iş yerleri yapılmış. İş hanları içinde çalışma şartları inanılmaz kötü. Projede bütün bunların tasfiyesi gerekiyor. Burada oturanların da Sulukule'de olduğu gibi alanın dışına çıkarılması gerekiyor. Orada görüntü de çok hoş değil. Proje üzerinde uzun süre çalışıldı, gerek proje oluşturulması gerek mülklerin alınması konusunda ciddi paralar harcandı. Burada hedef; Süleymaniye'nin zaman içinde tekrar meskun mahale dönüştürülmesi. Unkapanı'na çıkan ve Bozdoğan Kemeri'nin altından geçen Atatürk Bulvarı'nı yok sayın, aslında Süleymaniye ve Zeyrek mimari olarak da döneminde yaşayan insanların sosyo-ekonomik düzeyleri de aynıdır. Fakat Atatürk Bulvarı bıçak gibi kesince birisi Süleymaniye, birisi Zeyrek olarak kalmış. İki ayrı semt gibi ama onlar birbirini tamamlıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da kabul ettiği ve onayladığı bir proje var. Atatürk Bulvarı'nı yer altına almayı öngören proje gerçekleşirse Zeyrek ve Süleymaniye tekrar bir araya gelecek.''         

 

Demir, Yedikule-Gazhane ile Nişanca ve Sultanahmet bölgesinin de yenileme alanı olarak ilan edildiğini ve buralara ilişkin çalışmaların da yakın zamanda başlayacağını bildirdi.        

YAZININ DEVAMI http://www.ntv.com.tr/ekonomi/istanbulu-heyecanlandiran-degisim,9sDAYpCydUOCneixAWG1YA

Bu yazı 1157 defa okunmuştur.