Bugun...
GÖZ DİKMİŞLER


Misafir Yazar Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 11-07-2020 13:54

GÖZ DİKMİŞLER

Fikri takip iyidir, özellikle gazetecilikte. Yazdığınız bir olumsuzluğu takip edip peşini bırakmazsanız bazen olumsuzluğun giderildiğini görür, sevinirsiniz. Bazen de olumsuzluğu takip ederken başka olumsuzlukları yakalarsınız.

İlk ilan edildiğinden beri olumsuzluklarını görüp yazdığım "Kanal" dedikleri hukuki tanımıyla "Su Yolu", yapılırsa "Ayak Yolu" olacak ve Trakya'yı ikiye bölerek hukuki tanımı belirsiz bir ada meydana getirerek teneke proje konusunda fikri takibim sürüyor.

Biliyorsunuz bu proje için verilen ÇED Olumlu Kararının iptali için çocuklarımız, torunlarımız, o bölgedeki dere kıyısındaki ağaç ve ağacın dalındaki kuş adına davacı olmuştum.

Açtığımız dava devam ederken bölgeyle ilgili 1/100.000'lik imar planları değiştirilmişti. Ancak değiştirilen planlar gözlerini doyurmamış olmalı ki altı ay sonra bir daha değiştirdiler. Böylece ÇED raporunun hukuki geçerliliği kalmadı ama dava sürüyor. Umarım dava kısa sürede sonuçlanır da Sulukule gibi olmaz. Adalet sistemi Sulukule'de bütün yapılanları hukuksuz bulup iptal etti, lakin Sulukule'de ne tarih kaldı ne de tarihten beri orada yaşayanlar. Hukuken eski haline getirmek gerekiyor ama nasıl olacağını kimse bilemiyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı projenin sahibi ve davadan etkilenecek olması gerekçesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açılan davaya "müdahil" olma talebinde bulunmuş. Ben de projenin sahibinin sadece Ulaştırma Bakanlığı değil, yeni yönetim sistemi nedeniyle Cumhurbaşkanlığı da olduğunu belirtip yürütme erkinin başı Cumhurbaşkanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın da davaya müdahil edilmesi gerektiğini cevaben bildirdim.

Ve, bakanlığın dilekçesinden proje sınırları kapsamında bir yere daha göz diktiklerini öğrendim. Sizlerle gerçekliği bütün çıplaklığıyla paylaşmazsam olmaz. Yoksa bu haberi yakında yandaş medyada "gül bahçesi oluyor" diye okuyabilirsiniz.

Proje kapsamında "ayak yolu" için kazacakları toprağı Terkos Gölü’nün önüne dökeceklerini biliyorsunuz. Marmara Denizi’nde ada yapamayacaklarını anlayıp Karadeniz sahilinde 38 km uzunluğunda ortalama 1,5 km genişliğinde bir alan yaratacaklarını ilan etmişlerdi. Yapılırsa, İstanbul'un yüzölçümü olarak on üçüncü büyük ilçesi olacak. Aşağı yukarı Maltepe ilçesinden biraz büyük bir alan. Dünyada bu kadar yüz ölçümü olmayan devletler var.

İşte bu alan için "rekreasyon alanı yapacağız, üstünde yerleşim olmayacak" demişlerdi, kuşkuyla karşılayıp "Hafriyat atıklarıyla yapacakları Marmara adalarına konut yapıp satmayı planlayanlar boş durmaz, altından çıkar bir şeyler" diye düşünmüştüm. Haklıymışım. Alım garantili "yap, sömür, devret" yatırımı yapacaklarmış.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı müdahillik dilekçesinde projeyi savunurken bu alanda "yenilenebilir enerji kaynakları yatırımı" yapılacağını belirtiyor.

Yani, hazır olun yandaş basında "gül bahçesi" veya "verimli tarla" haberi okumaya.

Tabi ki gül dedikleri rüzgârdan enerji üreten otuz metrelik rüzgâr gülleri. Ya da lavanta tarlası gibi diyecekleri güneş enerji panellerini yerleştirecekler rekreasyon alanı dedikleri bu yere.

Siz de gidip artık denize giremeyeceğiniz Terkos sahillerinde rüzgâr gülleri arasında rekreasyon aktivitesi olarak koşar eğlenir, lavanta tarlası niyetine güneş enerji panelleri arasında özçekim yapar instagrama koyarsınız.

Dikmişler doymak bilmez gözlerini, Terkos kıyısındaki ağaca, ağacın dalındaki kuşa.

Ama merak etmeyin, mücadelemiz sürüyor.

Kıydırmayacağız ağaca, ağacın dalındaki kuşa.

Çocuklarımız için, torunlarımız için...

08.07.2020- M. Şevket Atalay





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI