Bugun...
İstanbul İzmir otoyolu ve şikayetler


Misafir Yazar Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-08-2019 10:16

TV'lerin yaygın olmadığı ve sosyal medya denilen internet ortamının henüz esamisinin okunmadığı devirlerde gazetelerin ikinci baskısı olurdu. Önemli bir olay olduğunda gazeteler bir kaç saatte tükenirdi. Gazetelerin sekiz dokuz baskı yaptığına da şahit oldum.

Şimdi ben de ikinci baskıyı yapacağım. Üç yıl önce tüm detaylarıyla yazdığım ve konunun halka anlatılmasında çokça kaynak gösterildiğim Osmangazi Köprüsü ve İstanbul İzmir otoyolu ile gerçekleri anlattığım "Sadık Paşa"  ve "Sümeye Hanımefendi'ye" başlıklı yazılarımın ikinci baskısını yapacağım. Elbette yeni eklemelerle.

Otoyolun tamamlanmasıyla birlikte necip halkımız geçiş ücretine isyan edip 256 TL'yi çok buldu. Niye çok olsun, az bile. Geçen her araç için müteahhide verilen taahhüt, bugünkü kurla 350 TL'nin üzerinde. Otoyoldan geçenler için 100 TL'yi bütçeden biz ödüyoruz benim güzel kardeşim. Geçmeyenler içinse 350 TL ödeyeceğiz. Niye isyan ediyorsunuz?

Bak güzel kardeşim hani diyorlar ya; "bu yol için devletin cebinden para çıkmadı" diye. Vallahi yalan, billahi yalan. Bak yemin ediyorum ki yalan. Daha başında bu yolun üzerindeki arazilerin kamulaştırılması için devletin cebinden bir milyar Amerikan dolarından fazla para çıktı.

Üstelik yol ilk planlandığında, yol Uluabat Gölü’nün güneyinden geçiyordu. Bilim insanlarını, sivil toplum kuruluşlarını dinlemeyip yolu kuzeyinden geçirip sekiz kilometre uzattılar. Böylece ödeyeceğin yol ücreti 0,4 USD artarken, kamulaştırma maliyeti de 30 milyon USD'den fazla artıverdi. Uluabat Gölü’nün kuzeyindeki toprakların verimliliğin güneyine göre olan fazlalığının hesabına burada girmeyeceğim. O ayrı bir yara.

Bilmem biliyor musun benim feraseti yüksek kardeşim? Çanakkale Köprüsü’ndeki trenden önce bu köprüden de treni çaldılar. İlk planlamalarında olan tren yapılsaydı Osmangazi Köprüsü’ne, İstanbul -Ankara tren yolu 55 km ve yarım saat kısalacaktı. Yapılacak 50-55 km'lik bir ilave ile Bursa, trenle İstanbul ve Ankara'ya çok daha ucuz bağlanmış olacaktı. II. Abdülhamit'in dostu Baron Hirsch'in günümüzdeki yardakçıları bunu da değiştirip senin trenle kısa ve ucuz ulaşım imkânını elinden aldıkları gibi Bursa civarında yetişen sebze ve meyvenin İstanbul'a ulaşım giderlerini de üçe katladılar. Ah, benim güzel kardeşim. Ah ki ah...

Müteahhide ödenecek rakamlara gelince. 15 Temmuz 2035 (bu gün isabeti de kaderin garip bir cilvesi olmalı) tarihine kadar sen geçsen de geçmesen de müteahhit kasasına 12 milyar USD'nin üzerinde para koyacak.

Peki, maliyeti ne bu yolun? 6,3 milyar USD. Bu maliyetin 5 milyar USD'lik kredisinin garantörü kim? TC Hazinesi. Borcu veren kim? Üçü devletin olmak üzere sekizi Türkiye'de kurulu toplam dokuz banka. 

Bak şimdi, ben sana ikisi üç sene önce yazılmış üç yazıda bütün gerçekleri anlattım. Bundan sonra iş sana düşüyor kardeşim. Al eline kâğıt kalemi yap hesabı. İstersen birlikte hareket edelim.

Gel, birlikte söyleyelim asrın liderine. "Sana verdikleri yanlış bilgilerin doğrusu bu, yap gereğini" diyelim. "Sebze meyveyi ucuzlatmak için aracıları aradan çıkaracaktın ya, bu otoyol ve köprü işinde de aracıları kaldır, kefil olduğumuz kredileri kendi bankalarımıza biz ödeyelim, yolun sahibi biz olalım. Bir liralık işe iki lira ödemeyelim." diye ekleyelim. Tüm dünyanın hayran olduğunu düşündüğün genel başkanın beni iplemez biliyorum ama seni de kırmaz. Ne de olsa bunca senedir oy verdin durdun. Senin oyuna hala ihtiyacı var.  

Benimkisi ikinci baskı ama seninki başka olur...

Şevket Atalay





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI