KAFKASÖR VE CERATTEPE’NİN ALTINDA KÜTLESEL HEYELAN HAREKETLERİ VAR!
Henüz hukuk süreci tamamlanmadan, hukuksuz bir şekilde Cerattepe’ye çıkan ve burada şantiye kuran Maden şirketi Cerattepe ve Kafkasör Mevkii’nin altında su olmadığı, suyun Genya tarafından geldiği, dolayısıyla su konusunun gerçek olmadığını savunuyor.
Oysa 15 ağustos tarihinde 2015 yerel basına da yansıyan Kafkasör’ün hemen altında bulunan, evinin yakınında sondaj yaptıran İşadamı Aslan Özer ve 83 metrede muhteşem bir su çıkarmıştı. Daha sonra bu bölgenin yakınında belediye için bir sondaj yapılmış ve burada da muhteşem bir su olduğu anlaşılmıştı. 15 Ağustos 2015 tarihinde çıkan haberde Aslan Özer sevincini anlatmıştı.
Daha sonra bu bölgeye yakın bir yerde belediye için yapılan sondaj çalışmasında su çıkarılmış ve bu bölgenin altında oldukça bol suyun olduğu anlaşıldı. Sondaj çalışması Artvin’in bir gerçeğini de gözler önüne serdi. Kafkasör ve Cerattepe Mevkii’nin altında suyun var olduğunu Özaltın Nihai Çed’in içinde de yer alıyor. Buna göre burada yapılacak madencilikle suların kirleneceği ve zarar göreceği açıkça belirtiliyor. Bu suların aynı zamanda buradaki bitki ve canlı yaşamının kaynağı olduğunu belirten uzmanlar, su kirlendiğinde her şey zaten biter.”şeklinde konuşurken, bilim insanları da aynı görüşü paylaşıyor.
Bundan daha vahim boyutu ise sondaj sonrası ortaya çıkan durum. Sondajı yapan firma burada kütlesel bir heyelan hareketi olduğunu tespit ettiklerini söylüyor. Aynı yere bir daha ulaşılamadığı ve sondajın yeniden yapılması gerektiğini belirtiyor.

Bunun kütlesel bir heyelan hareketi olduğunu, bunun nedeninin de yer altındaki suyun çok olmasından, coğrafyanın dik, eğimin %70-80’lerde olmasından kaynaklandığını, böyle yerlerde yer altı veya yerüstünde çalışabilmenin zor hatta imkânsız olduğunu söylüyor.
Cerattepe’de yapılacak yer altı veya yerüstü maden çalışmasında kullanılacak patlayıcılarla bu hareketliliğin artmasının söz konusu olacağı ve bu yer altı sularının yön değiştireceği veya kaybolacağı, yeni ve büyük heyelanlara sebep olacağı zaten daha önceki ÇED raporlarında vardı.
Artvin aşağıda iken, yukarıda Cerattepe,
Kafkasör, Genya ve civarda yapılacak madencilik faaliyetinin Artvin’i sonsuza dek yok edeceği gerçeği bilimsel raporlarda açıkça belirtilmiş, Danıştay bu doğrultuda 2009 yılında bu bölgeyi madenciliğe kapatarak Kanadalı firmayı alandan çıkarmıştı.
Şimdi Artvin halkı şunu soruyor; İki firmaya burada madencilik yapamazsınız diyen kanun Etibakır’a nasıl buyurun madeni siz çıkarın diyecek? Değişen ne? Şehir aynı yerde, Cerattepe, Kafkasör aynı yerde, aynı eğim, aynı bitki örtüsü ne değişti? Yada kimler değişti ki şimdi zarar maden çıkarılacak deniyor? Bunu hangi bilimsel ispat ile yapacaklar? Şeklinde sorular yöneltiyor.

83 METREDEN MUHTEŞEM BUZ GİBİ SU FIŞKIRDI
83 Metreden Muhteşem Buz Gibi Su Fışkırdı Artvin Merkez’de ikamet eden işadamı Aslan Özer, Artvin Merkez Atmaca Mevkiinde Kafkasör ve Cerattepe’nin kuş uçuşu 2 kilometre alt kısmında yaptığı evinin bahçesine sondaj yaparak su buldu. Aslan Özer’in 83 metrelik sondajından muhteşem buz gibi su fışkırdı. Artvin-Merkez Atmaca Mevkiinde yaptığı dağ evinin yanında vurduğu sondaj ile su çıkartan İşadamı Aslan Özer, bu bölgenin muhteşem bir su havzası olduğunu gördüklerini söylüyor.
Artvin Merkez’de ikamet eden işadamı Aslan Özer, Artvin Merkez Atmaca Mevkiinde yaptığı evinin bahçesine sondaj yaparak su buldu. Aslan Özer’in 83 metrelik sondajından muhteşem buz gibi su fışkırdı.
Artvin-Merkez Atmaca Mevkiinde yaptığı dağ evinin yanında vurduğu sondaj ile su çıkartan İşadamı Aslan Özer, bu bölgenin muhteşem bir su havzasına sahip olduğunu, çıkan su ile ispatlandığını belirterek; “ Ben Mezra’da yeni yaptırdığım evimin yanında sondaj yaptırmaya karar verdim. Bunun için sondaj işini yapan bir firmayla anlaştım. Yaklaşık bir hafta süren sondaj çalışması sonrası 50 metre’de suya ulaştık. Daha iyi ve soğuk olması için 83 metreye kadar inildi.
Şu an saniyede 2-3 litre su çıkıyor. O kadar çok mutlu oldum ki; Su demek yaşam demektir. Su demek gelecek demektir. İnsanlık tarihine şöyle bir bakın; bütün yerleşim yerleri su kıyılarıdır. Bütün canlılar suya gelir. Bitkiler su ile yeşerir. Gecemiz, gündüzümüz sudur.
Doğarken ilk önce su ile yıkanırız, ölünce de su ile yıkanıp öyle uğurlanırız. Orta Asya’dan göç edişimizin asıl nedenidir su.. İnanın petrol çıksa bu kadar çok sevinmezdim. Bu bölge de su yok diyen bence halt etmiş. Benim tespit etiğim bu küçük alanda tam 8 noktada su dışarıya çıkıyor. Bu çıkan suları toplamış olsanız saniyede 15-20 LT su eder. Bırakın sondajı, boşa akan sudan bahsediyorum.
Bu bölge, Kafkasör, Cerattepe, Genya, Hatila vadileri doğal su havzalarıdır. Burada üç Artvin’e yetecek kadar su mevcuttur. Bakın bugün tarih. 18 Ağustos 2015. Suyun nasıl aktığını görüyorsunuz. Suyun tadı ve görüntüsü birinci su… Alkali su işte böyle bir şey. İçiyorsun, mideni şişirmiyor. Bu bölge her şeyi ile yaşam alanıdır. Bu bitkiler, bu hava bu su, burada oluşmuş kültür geçmişten beri yaşam sunmuş.
Bundan sonra da aynı şekilde yaşam sunmaya devam edecek. Bunun önemi günümüzde daha çok anlaşılıyor. Ben dünyanın bir çok ülkesine gittim. En gelişmiş ülkelerinde yaşadım, çalıştım. Artvin gibi bir ile rastlamadım. BU doğa, bu tabiat, Allah’ın bir lütfu… Onun için burada ev yaptım. Artvin’de çeşitli projeler yapmaya karar verdim. Artvin’in yerüstü zenginliği o kadar çok ve değerlidir ki, Artvin halkı henüz bunun farkına varabilmiş değil. Bakın yol boyunca adaçayını görüyorsunuz. Artvin’in her yerinde bu çay vardır. Açıyor, kuruyor, gidiyor. Papatyalar, mantar, orijinal, organik meyveler değerlendirilemiyor. İşte ben bunların değerlendirilmesi için de projeler yapıyorum.
Artvin’den ayrılıp gurbete çıktığım yıllarda aileme bir gün geriye dönüp, Artvin’e hizmet etme sözünü vermiştim. Bu sözü yerine getirmek için Artvin’deyim. Her zaman Artvinli olmaktan onur duydum. Artvin’e vefa borcum var. Yapacağım çalışmalarla Artvin halkının da dahil olacağı kapsamlı projelerle birlikte bu borcu ödemek istiyorum.
Artvin’i Artvin yapan en önemli unsur tartışmasız doğasıdır. Bu doğayı korumak, yaşatmak ve geçmişte dedelerimizden aldığımız gibi geleceğimize çocuklarımıza torunlarımıza vermekle görevliyiz. Eğer projelerimizi başarabilirsek Artvin, kendi kendisini besleyecek, idame ettirecek potansiyeli ile örnek illerden olur.
Aslında bizim herşeyimiz var. Unumuz, şekerimiz, yağımız ve muhteşem suyumuz var. O halde neden helva yapmıyoruz? Sorusunu herkes kendisine sorsun ve cevabını da versin. Artvin’de sondaj ile ilk su çıkartan kişi olarak şunu söylüyorum; Artvin gerçekten dünyada cennet diye resmedilecek kadar özel ve nadide bir coğrafya alanıdır. Onun için herkesin gözü buradadır. Bu potansiyel ile çok şeyler yapabiliriz”
HABER. SAMİ ÖZÇELİK-UMG
