Bugun...
KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ


Misafir Yazar Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 28-08-2020 18:39

Küçükçekmece adının gölden değil, önündeki koydan geldiğini biliyor musunuz?

Bu koy Marmara Denizi’nde hava patladığında teknelerin sığınma noktalarından birisidir. Tekneler buraya ve Büyükçekmece Koyu’na sığınır fırtınada. Gölün önündeki koyların boyutları nedeniyle böyle adlandırılmıştır. Aslında göl olarak Küçükçekmece gölü Büyükçekmece'den büyüktür.

Göl olması ise; buraya akan derelerin getirdiği malzemenin lagün ağzını doldurması neticesi gerçekleşmiştir. Dünyanın oluşumundan beri deprem hareketleri nedeniyle önündeki malzeme en az yedi kere çökmüş ve burası yedi kere kocaman bir körfez halini almıştır. Her seferinde bizlerin hayat süresi ile kıyaslandığında uzun ama dünya tarihinde kısacık bir sürede tekrar göl haline gelmiş bir yerdir.

Son yıllarda akıllara zarar "Su Yolu" projesiyle gölün ağzının tekrar açılması gündemde. Su Yolu yapmak için gölün ağzını bozup Karadeniz'e kadar bağlamak isteyenler doğanın yapısını, yapmak istediklerini birlikte değerlendirme aklından yoksun olduklarından neticesini göremiyorlar. Aslında olabilecek olanlar da pek umurlarında değil. Niyetleri kısa ömürlerinde devleti kullanarak ceplerini doldurmak. Laf aramızda yapmak istediklerine ağzımızı bozarak cevap vermek gerekir ya, neyse.

Küçükçekmece Gölü’nün ilk ağzını açma niyeti 2011'den beri konuşulan Su Yolu projesi değil. Daha önce de iki gündeme gelmiş. Romanlarını keyifle okuduğum Nahid Sırrı Önik'in Tanin Gazetesi’nin 25.04.1945 günü yayınlanan sayısında yayınlanan makalesinde yazdığına göre; 1914-15 yıllarında Rüsumat Müdürü olan Sırrı Bey muhtemelen çalışma arkadaşlarıyla birlikte Hamburg Limanı’nı inceleyerek İstanbul Limanı’nın Küçükçekmece Gölü’nün ağzının açılarak buraya yapılmasını içeren bir rapor hazırlamış, raporu devrin Maliye Nazır Vekili olan İttihat ve Terakki'nin Talat Paşası bizzat yerinde incelemiş, ancak bir şekilde vazgeçilmiş. Daha sonra 1940'lı yıllarda Haydarpaşa Limanı’nın genişletilmesi düşünüldüğünde konu tekrar gündeme gelmiş ve yine vazgeçilmiş. Belki benim henüz öğrenemediğim vazgeçilmiş başka girişimler de vardır.

Paylaştığım Küçükçekmece Gölü’nün liman yapılması konusunda yapılmış çalışmalardan haberleri olmadığından kuşkum yok günümüzde bu işe kalkışanların. Yüz küsur sene önce hazırlanmış olan rapor Maliye Bakanlığı arşivlerinde hala mevcut olabilir. Bulup okuyabilsek günümüzdeki paragözlerin hazırladıkları "Su Yolu" projesinden daha akıllıca, daha bilimsel olduğunu göreceğimizi düşünüyorum.

Su Yolu projesi üzerinden nemalanmaya çalışanların pazarlamak için anlattıkları "şen gönüller yatağı Boğaziçi" ama, günümüzde gerçekler Giresun'un Dereli ilçesi.

23 Ağustos günü tabiat kendi belirlediği doğa işleyişini dikkate almayanlara bir kere daha ders verdi. Derelerin yatağının değiştirilemeyeceğini ne yazık ki acı bir şekilde yine gösterdi. Üstelik bu kaçıncı ders. 2009 yılında İstanbul'da Ayamama Deresi’nde benzer felaketi yaşamamış mıydık?  

Lütfen, akıllan artık benim güzel kardeşim. Bak, hem sevdiğin Osmanlı Hükümdarlığı, hem de sevmediğin Cumhuriyetin İnönü yönetimi Küçükçekmece Gölü’nün ağzının açılıp açılamayacağını incelemiş ikisi de geri çekilmiş.

Gel, vazgeç bu Su Yolu sevdasından. Birkaç kişinin cüzdanı kalınlaşacak diye acılarımız nasırlaşmasın.

Tarihten ders al artık güzel kardeşim. İllaki tabiattan dayak yiyerek öğrenmeyelim.

Bırakın Küçükçekmece göl olarak kalsın. Fırtına patladığında kayıklar sığınabilsin Su Yolu nedeniyle oluşacak gemi trafiğinden korkmadan. Hem bakarsınız yeni İBB yönetimi içindeki suyun kalitesini düzeltir, beraber balığa çıkar çocukluğumda olduğu gibi Küçükçekmece Gölü’nde turna bile yakalarız...

 

26.08.2020 - M. Şevket Atalay

BU KONUDA ÖNEMLİ BELGELER





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI