Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

Milli Ekonomik sistemimiz neydi Ne Oldu?

03 Şubat 2020 - 04:58

Milliyetçi bir arkadaş, "Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğini inşa etmek: liberalizme karşı sisyal doktrin" diye bir yazı kaleme almış, diğer bir milliyetçi arkadaş da bu yazıya bir reddiye yazarak liberalizmi savunmuş...


Batının 100 yıl önce tartıştığı, uyguladığı, değişiklikler yaptığı sistemleri, bizimkiler o zamanın aklı ile şimdi tartışıyorlar...

Elbette bu konuları tartışmak, fikir üretmek güzel, ancak hiç değilse bu konuları yazıya dökmeden önce yeterince araştırma yapmış olsalardı... bu konularda fikir beyan edenlerin en azından ülkemizin kurucu sistemi hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmez mi?

Laf salatası demek yakışık almayacağına göre, her iki yazıyı edebi açıdan güzel yazılar olarak değerlendirelim...

Bu yazılar Türk milliyetçilerinin ekonomik sistemler hakkındaki bilgisizliklerini de ortaya koyuyor... sadece bunu mu? Ziya Gökalp'i de bilmediklerini anlıyoruz bu yazılarından...

Öncelikle şu tespiti yapmak gerekir. Ülkemizdeki sistem neo-sosyalist sistem değil, patrimonyal totaliter liberalizmdir...

Korporatizmden söz eden bu iki arkadaşın bu konudaki bilgilerinin de ne kadar zayıf olduğunu, korporatizmi salt "faşist korporatizm" olarak algıladıklarını ve ülkemizin kurucu sisteminden haberdar olmadıklarını, sosyalizm ile liberalizm dışında bir sistemden haberdar olmadıklarını da görüyoruz...

Korporatizm deyince akıllara ilk gelen Musolini ve Hitler uygulamaları olduğundan, bu konu üzerinde yeterince durulmadığını da görüyoruz...

Oysa Atatürk'ün uyguladığı model, İtalya ve Almanya'da uygulanan nasyonal sosyalist korporatizm, yani faşist korporatizm değil, SOLİDARİST KORPORATIZM'dir...

Faşist korporatizmde hür teşebbüse yer olmadığı gibi, korporatlarda son sözü faşist dikta söyler...

Solidarist Korporatizm ise sosyalizm ile liberalizm arasındaki orta yoldur... salt bir ekonomik sistem de değildir. Öyle olsa karma ekonomik model der geçerdik... bir yönetim modelidir aynı zamanda... biz yine de ekonomi modeli olan kısmına değinelim...

Bu sistemde hür teşebbüs ile kamu teşebbüslerinin tam bir dayanışması söz konusudur... Sınıf ayrımı yoktur ve korporatlarda kararlar faşist dikta tarafından değil, ortak akılla alınır... Üretici, üretici kooperatifleri, birlikler, fabrikalar ve finans kuruluşları tam bir uyum içerisinde çalışır...

Örnek vermek gerekirse,

Küçük tütün üreticileri, tütün kooperatifleri, tütünbank, tütün fabrikaları... başından sonuna süreci tamamlayan, hür teşebbüs ile devletin işbirliğini sağlayan bir döngüyü oluşturur...

Atatürk'ten sonra bu zincirlerin halkaları kırıldı ve özellikle finans kuruluşlarımız yabancıların eline geçti...

Neyse çok uzun konular...

Bu konuları bir panelde enine boyuna konuşmak lazım...

Tabi konuşmadan önce, en azından ülkemizin kurucu sistemi hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir...

Erol Koçer