Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

PİYASA FİYATLARINI BELİRLEYEN KARABORSACILAR KİM?

19 Şubat 2019 - 04:44

90 lı yıllarda, Belediyelerin tanzim ettiği ve denetlediği, üreticiden aracısız halka ürün satmayı taahhüt eden esnafların satış yaptığı, halk pazarları vardı.

O yıllar benim de dükkanım vardı. Mandıralar ile sezonluk ürün anlaşması yapar ve yıl boyunca peyder pey ürünleri çekerek belediyenin belirlediği fiyatlarda peynir satardık. 

İlk işe başladığımda piyasa fiyatı 14.000 TL olan 1kg koyun peynirini, 8.500 TL satıyorduk. Bu açık ara fiyat farkından dolayı inanılmaz bir talep patlaması yaşadık. Peynirleri buzhaneye atıp fiyatların istedikleri fiyat düzeyine gelene kadar bekleten karaborsacıların korkulu rüyası olduk desek yeridir.

Bu alan memnun satan memnun ilişki 1994 yılında başlayan zincir marketler furyasına yavaş yavaş yenik düşmeye başladı. Gıdadan beyaz eşyaya her şeyi bir arada bulunduran ferah alış veriş mekanları tüketiciye cazip gelmeye başladı. 15-20 kalemde çılgın indirimlerin yapıldığı, İnsört dediğimiz halkı yanıltan sistem sayesinde marketlerin ucuz sattığı algısı yaratıldı. Bilhassa kola, salça, ketçap, cips, mayonez gibi küçük esnafın pazarlık ederek tedarik edemeyeceği ürünlerden saldırdılar. Zincir marketlerle fabrikalar arasında Tır bazında alım karşılığında % 10- 50 arasında özel indirimli fiyat pazarlıkları yapıldı. Fabrikaların toptan satış listesinin çok altında insört bültenlerinde boy gösteren çılgın fiyatlar küçük esnafı üç kağıtçı, kazıkçı algısını oluşturdu. Halbuki insört listesinde belirtilen ürünler haricinde diğer ürün fiyatları piyasa fiyatlarıyla aynıydı. 2 Tl indirimli salçayı almak için marketlere koşan halk kalitesiz peynirleri hak etmediği yüksek değerlerden alıyordu. 

Mantar gibi biten zincir marketlerin elde ettiği yüksek cirolardan dolayı çok büyük yatırımcıların ilgisini çekmiş olacak ki; Mevcut marketlerin şubelerinden daha fazla şube sayısı olan tedarik mantığı farklı yeni nesil zincir marketler furyasını ortaya çıkardı.

Yeni nesil marketler yüksek alım potansiyelini ortaya koz olarak koyarak Anadolu'da üretim yapan küçük işletmeleri kendilerine fason üretim yapmaya ikna ettiler. Absürt yeni marklarla marjinal kalitede ürünlerle piyasa ile rekabete tutuştular.

Bir zamanlar küçük market ve bakkallara ihanet eden büyük markalar bu yeni takdik karşısında afallasalar da, bükemediğin eli öpeceksin prensibini uygulayarak zincirlerin uzun vadeli alış ve yüksek indirim politikalarına rıza göstermek zorunda kaldılar. Sonuçta rakipsiz olarak piyasa fiyatlarıyla oynayan perakende piyasasının zincir canavarlarını üretmiş oldular. Büyük küçük tüm tedarik kanalları zincir canavarların kulu kölesi olarak yerlerini aldılar.

Bomba soruyu soralım. "piyasa fiyatlarını belirleyen karaborsacılar kim?"

Sizce?

Basit bir çarşı pazar matematiği yapalım!

Kahramanımız: Kuru fasulye

Yukarıda anlattığımız zincir canavarlarının toplam sayısı: 27.000

Türkiye'deki toplam yerli fasulye üretimi: 220.000 Ton

Toplam Kuru fasulye ithalatı: 36.130 ton

Toplam Kuru fasulye İhracatı: 12.833 ton

Toplam Kuru fasulye Yerli tüketimi: 243.297 Ton

Market başı Günlük 15 kg perakende satış (tahmini): 148.000 ton

YORUM

Sizce piyasanın % 60 lık piyasa hacmi olan ve satış garantili bir ürünün, perakende fiyatını, zincir canavarlar için kuru fasulye toplayan legal tüccarlar belirliyor olmasın ?

Aranızda hala zincir marketlerin ucuzluk getirdiğine inan insanlar varsa, tarım bakanlığının resmi sitesinden, toplam rekolteler ile perakende taleplerin arasında mukayese yaparak, karaborsacı kim sorusunun cevabını arasın.