Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

şeker Cağın vebası

02 Eylül 2017 - 20:56

DÜNYA DR. JOHN YUDKİN’İ ZAMANINDA DİNLESEYDİ BUGÜN MİLYONLARCA İNSAN HİÇ HASTA OLMAYACAK VE YAŞIYOR OLACAKLARDI…

1972 yılında Londra King’s College’deki konuşmasında, şekere o güne kadar en ucuz enerji kaynağı gözüyle bakılırken tüm ezberleri bozuyor ve şekerin öldürücü bir zehir olduğunu söylüyordu. Halbuki dünyada her geçen gün şeker tüketimi artarken

SADECE BİR KİŞİ ÇIKIYOR VE ŞEKERİN ZARARLI OLDUĞUNU SÖYLÜYORDU.

Günümüzde olduğu gibi, şeker her şeyin içine girmiş, şeker kullanılmaması demek gıda sektöründeki pek çok kuruluşun çökmesi demekti. Bir diğer yandan gıda sektörünün temsilcileri çıkıp

“ŞEKER YARARLIDIR, BU KİŞİ ZIRVALIYOR” dese, insanlar gıda sektörünün çıkarları zedelendiği için böyle söylediklerini düşünerek Yudkin’in sözlerine daha çok itibar edecekti. Tabii ki gıda sektörünün temsilcileri ortaya hiç çıkmıyor. Onların yerine bilim insanları ustaca devreye sokuluyor. Yudkin’in söylediği her şeyi çürütmeye çalışıyorlar. Yudkin’in meslektaşları yoğun bir anti kampanya başlatıyorlar. En ünlü profesörler çıkıp Yudkin’in Pure, White and Deadly‘ kitabıyla dalga geçiyorlar, alay ediyorlar ve onu aşağılıyorlar. Düşünün bir tarafta bir tane kitap yazmış bir profesör karşısında on binlerin temsilcisi olan yine profesörler… Ve ölümcül gıda şeker hayatın bütün besinlerine katılarak insana sunulmuş…



 

Ercan Gürgöze 

bu konuda "napolyon " un suçu çoktur !...:) neticede , endüstri haline gelmesine neden olduydu ...sonra da tabi alamanlar " şeker pancarı "ndan üretim ...

Hilmi Dedeoğlu 

Yoksulluğun, kıtlığın, savaş yıllarının ve beslenme sorunu olan toplumlarda şeker bir beslenme kaynağı olarak gerekliydi.

Ercan Gürgöze 

yooo , hiç de gerekli değildi !..:) sadece tadı güzel , damak tadı ve glikemik indeksi yüksek, yani ani enerji verdiğinden ...

Hilmi Dedeoğlu 

Nasıl yani hocam, kıtlık ve yokluk zamanı, aç insanın yediği şekerin muhteşem tadını ve vücuda faydasını lütfen bir düşünün..

Ercan Gürgöze 

Hilmi Dedeoğlu vücuda faydası yok ama hocam ...şeker bu , en zararlı şey !...ama , tadı güzel kafirin ...:) ayrıca , savaş zamanları , moderen savaş zamanları bulmak çok zor oluyor ...

Hilmi Dedeoğlu 

Şeker ayrıca basit karbonhidrattır. Bu sebeple karnı açlar için, başka gıda bulup yiyemeyenler için bir besin kaynağıdır..



Naci Çelik 

Sevgıli Hilmi Dedeoğlu.Ben,60"li ve 70"li yıllarda beyaz un"un faydalarını anlata anlata,yaza yaza bitiremeyen çok allı şanlı doktorlar gördüm,okudum.Ayrica,tere yağı,yumurta ve her türlü hayvansal gıdaların insan sağlığı açısından zehirden farksızdır diyen bir bir sürü dangalak gördüm,okudum.Lütfen,batıda çıkan her iddia veya yayına balıklama atlamayalım.Aynı çevreler şimdı yukarda saydığım gıdaların ne kadar gerekli olduğunu anlatıyor.Ben bunların Allah bir dediğine de inanmam.Ayrica,bilimin sürekli gelişmesini,dolayesiyle değişmesini,değişebileceğini de unutmamak lazım.

Hilmi Dedeoğlu http://www.yeniduzen.com/saf-beyaz-ve-olumcul-kokain...

Saf, Beyaz ve Ölümcül: Kokain değil Şeker!



Hilmi Dedeoğlu 

Değerli Nacı Bey, söz konusu ağır yasak olan RAFİNE ŞEKER VE ÜRÜNLERİDİR... Örneğin doğal şekerler, meyve şekeri friktöz, süt şekeri laktöz gibi doğal olmak üzere şeker, un, nohut gibi baklagillerde doğal olarak bulunmak üzere yeterince şeker var. Bunları seminerlerdeki beslenme dersinde Prof Dr Gülgün Ersoy hocanın kitaplarında ve anlatımda gördük. Yani dışarıdan üretilmiş RAFİNE ŞEKER VE ÜRÜNLERİNİ almadan doğal şekerlerle kas gücüne karbonhidrat olarak alınan şekerin fazlası yağ dokularına inerek yağ dokularında yağa dönüşmekte. Ancak dışarıdan alınan rafine şeker (şekerpancarından ve mısırdan üretilen şekerler), bakkallardaki bütün ürünlerde, pastanelerdeki bütün ürünlerde, gazlı içeceklerin tümündeki şekerler, üstelik GDO’lu mısır ve şekerpancarından da üretilmişse, işte bütün yiyeceklerde kullanılan rafine şekerlerin zararlarının varlığıdır söz konusu. Dikkat edilirse resimdeki LOKUM bir rafine şekeri olarak kime ve hangi vücuda faydası olabilir? Afrika’daki açlara, beslenme bozuklukları olan insanlara, bedenen ağır ve işte sürekli çalışanlara faydası olabilir. Çünkü kullandıkları rafine şekeri yağa dönmeden yakmış olacaklardır. Normal yaşam süren insana doğal şeker yeterince olduğundan, dışında alınan rafine, yani basit şekerler zehir olarak yağ dokularına aktarılmış olacaktır. İlişikte basit şekerle, yani rafine şekerin zehir olduğuyla ilgili yüzlerce makale var. SLM

Yakup Kaya 

Tereyağı bir zamanlar neredeyse yasak edildi. Sana yağı, vita yağı, çiçek yağı yiyerek milletin çoğu kanser edildi. Ahırlarımızda 8-10 baş hayvan varken zorla ne idüğü belirsiz sütler içirildik. Kendi sütümüzden uzaklaştırıldik. Yumurta yasak denildi yumurtadan soğutulduk. Onun için şimdi şekere karşı çıkanları da art niyetli olarak görüyorum. Şeker pancarında yapılan şekerin hiç bir yan etkisi yoktur. Doğal buğdaydan yapılan ekmeğin hiç bir zararı yoktur. Yumurtanın hiç bir zararı yoktur. Tereyağlı yumurta istediğin kadar ye. Zararlı olan gıdalar katkılı, karışık, özüyle uğraşılmış gıdalardır. Doğal gıdalardan yemekte hiç bir sakınca yoktur. Burada önemli olan ölçüyü kaçırmamaktir. Peygamber Efendimiz diyor ki ; "midenizi üçe ayırın, 3/1 ini yemekle, 3/1 ini su ile, diğer 3/1 ini ise boş bırakın. Bunu yapabilsek rahat ederiz. Ben 3/3 ünü yemek ve su ile dolduruyorum, boşluk kalmadığı için görüntü bozukluğuna sebeb oluyoruz 

Hilmi Dedeoğlu

Şeker konusunda kesinlikle yanılıyorsunuz. Doğal şeker bütün gıdalarda yeterince vardır ve alınan doğal şeker glioz olarak kas üzerinden fazlası yağ dokularında yağ olarak kalır. Söz konusu yasak şeker ise RAFİNE ŞEKER (Beyaz şeker) VE ÜRÜNLERİdir. Bu şekerler geçmiş yıllarda beslenme bozukluğu ve kıtlık döneminde gerekli idi. Ancak, günümüz yaşam koşullarında rafine şeker bir zehirdir...Dünyanın en iyi yağı doğal besinle, yani GDO'lu küspe yememiş, tarım ilacı olmayan çayırdan otlamış ineğin yağıdır ve tazesinin LDL kolstrolü söz konusu bile değildir.İkincisi ise, fabrikada işlenmeden doğal sızma zeytinyağıdır. Bu yağların fazlası yine şeker gibi kas üzerinden yağ dokularına fazlası intikal eder. 80 derecenin üzerinde soğanla kavrulan bütün yağlar trans yağa dönüşerek yağ dokularında kanserojen oluşur. Yumurtanın sarısı ise C vitamini hariç bütün vitaminler vardır. Fazladan alınan bütün iyi yağ ve yumurta sarısı gibi besinler ise LDL kolestrolü olarak fazlası damarları tıkar, meyve şekeri Firiktör şekerden alınan şeker ise HDL kolestrol olarak damarları tıkayan LDL kolstrolü tekrar karaciğere taşıyarak işlev yapar. İşte bu süreçte beden yakım gerçekleşmezse, yani vücut AEROBİK ortama girmezse, yani nabız atışları 150'nin üzerinde seyretmezse, yağ dokuları artar, damar tıkanıkları söz konusu olarak çeşitli hastalıklara yol verilir. AEROBK ortamda, yani yorulmalar, uzun süreli yorulmalarla vücutta yakımlar gerçekleşir ve kan üzerinden karbondioksit olarak akciğerlerden dışarı atılarak yağ dokularının da yakılması gerçekleşir...Bu bilimsel vakadır. Hangi yiyeceğin faydalı oluşu ayrıdır, yakım işlevi ayrıdır.

Naci Çelik Hilmi Bey.Bu söylediklerine katılmamak mümkün değil elbet.Fakat sizin de değindiğiniz gibi asıl sorun hareketsizlik ve oburluk olsa gerek.