Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

Taksim Meydanı Yarışması

10 Mart 2020 - 17:45

Taksim Meydanı Yarışması ve Milli Servet Düşmanlığı

Taksim Yarışmasına bunu bir "soru" olarak iletmek zorunda kaldım ama aslında bu bir soru değil, doğrusudur.

Dünya’nın neresine giderseniz gidin, çalışan bir sert zemine müdahale etmek israf ve işgüzarlık görülür. Taksim ve İstiklal yıllarca bu sorunla mücadele etmiş, bu işi yüzüne gözüne bulaştıran Kadir Topbaş ise en sonunda paraya kıyıp sorunu çözmüştür.

Hatta bu zemin döşemede kullanılan taşlar ve imalat detayları, Anıtlar Kurulunca onaylanmış, İstanbul’un dokusuna uygun ve modern olarak görülmüştür.

Nedir bu taşlar, imalat detayı nasıldır, neden bu isyan? Bunların yasal poz ismi tamburlu granit veya bazalt 10x20xh10 makine kesim taş olarak geçmektedir. Oldukça pahalı bir taştır. Ocağı genelde İzmir’de bulunur. Paletle nakledilir ve İstanbul’a getirilir. Bir 40 ayak ile yasal olarak en fazla 32 metrekare taş getirebilirsiniz. Taksim ve İstiklal için kaç kere nakledilmiştir siz düşünün… Gelelim imalat detayına. Yine yasal olarak İTO’dan kendimin ilk onaylattığı derz dolgu malzemesi, esnesitesi yüksek rötresiz plastik harçtır. Bunlar 20 kg torbada olurdu. Şimdi 40 kg’lık torbalarını da görüyorum, ancak, kesinlikle içeriği okunmalı çünkü döşemeyi mümkün kılan gizli güç bu derz dolgusu. Torbası inanılmaz pahalıdır ve müteahhitler geceleri pusuya yatarak torbasını 50 kg’lık ucuz çimento çuvalıyla harmanlamaya çalışırlardı. Bir kontrol mühendisi olarak sokaktaki binaların 2-3. katındaki kafelerinde pusuya yatar, elimde kamerayla izler, yakaladığımda ceza yağmuruna tutarak bu sevdadan vazgeçirirdim. Aradan yıllar geçti, şimdilerde peyzaj işlerinden çok zengin olmuş Yarışmacı Mimar bir akademisyenin bu döşemede AYNI İŞLERE KALKIŞTIĞINI yakalamıştım. Yani müteahhit veya akademisyen önemli değil, önemli olan insanın kendisi.

Ve neden isyan? Diyelim zemini değiştirme kararı verdi çok akıllı bir Yarışmacı.

Taşları korumaya kalksanız, el hiltisiyle derzlerin kırılması ayları bulur.

Taşları kırsanız, on milyonlarca lirayı çöpe atmış olursunuz.

Tertemiz ve çalışan bir sert zeminin değişmesini oradaki yaşayan insanlara anlatamazsınız.

Sayıştay’a hiç anlatamazsınız, silindir olup üzerinizden geçer.

Koruma Kuruluna zaten anlatamazsınız, ki gördük diyaloğunuz ne kadar sağlıklı… saymakla bitiremeyiz.



Bir İdare, yarışmacılarına güven verir, korur. Eğer yıkılacaksa eserimiz veya bir kavganın içine sürükleniyorsak, biz sizin sopanız mıyız, kum torbası mıyız? Taksim’deki sert zemin şuan çalışıyor ve gayet temiz, güçlü. Mutlaka korumayı tavsiye etmelisiniz. En gelişmiş ülkelerde, zenginlik içinde bile böyle savurganlık, israf asla görülmez. İsraf israf diye yaygara koparanların bugün lafla peynir gemisi yürüttüğünü de görmüş oluyoruz…

Peyzaj Mim. Azat Yalçın