Bilerek veya bilmeyerek, tehditle veya başka sebeplerle iç ve dış politikada atılan yanlış adımlar yüzünden çeşitli ilişkilerimiz olan veya bir şekilde birçok konuda bağımlı olduğumuz ülkelerle aramızda ki duvarlar son günlerde alabildiğine kalınlaşıyor.
En son olarak Almanya da silah satışını durdurduğunu açıkladılar. Bizimkilerde diplomatik dili kenara koyarak uzaydan ithal edilen bir dili tercih etmiş durumdalar.
Meseleler yalnız işaret ettiğimiz tepkilerle veya Ambargolarla sınırlı değildir. Hemen hemen her konuda sanki Türkiye eli kolu bağlanarak ve paketlenerek bir yerlere taşınmaya çalışılıyor.
İsteyen istediği zaman boynumu vurabilir, isteyen başka yollarla nefesimi kesip ağzımı da bantla kapatabilir ama asla beni endişelerimi dile getirmekten men edemez.
Yır mı seneye yakındır haykırıp duruyorum. Türkiye kendi ellerimizle fiili bir işgale hazırlanıyor sanki..
Bir tarafta iç savaş planları ısıtılıyor, diğer tarafta Orta doğu bataklığına girmiş bulunuyoruz, başka bir tarafta da koca bir dünya ya efelenmekten geri durmuyoruz.
Batılı gavurların niyetlerini bu ülkede birileri sanki yeni bilmiş veya keşfetmiş gibi esip gürlüyoruz. Bu ülkeyi bugüne kadar yönetenlerin hepsi san ki siyonistlerin uşağıydı.
Tarih bütün gerçekleri bir gün elbette yazacak. Siyonistlerin, dünya kiliseler birliğinin, kısaca emperyalizmin servis garsonluğunu hangi çevrelerin yaptığını bu millet bir gün anlayacak ama korkarım ki o gün iş işten çoktan geçmiş olacak..
Allah bu millete kem gözlerle bakan cümle düşmanların gözlerini oymayı bu millete nasıp eder inşallah.
Allah bu millete dost olanları da her iki cihanda da ihya eder inşallah..
TC Seyfullah Firat
