Tahir Bulut

Tahir Bulut

Gönül Defterimden
tahirbulut@hotmail.com

Belediye destekli şiir yarışmalarının düşündürdükleri.

18 Nisan 2021 - 20:47

Bu yazıyı neden yazıyorum? Onca emek vererek bir şeyler karalıyordum ya(artık karalayıp kâğıtlara yazık etmeyeceğim) bana değer veren dost ve arkadaşlarımın teşvikiyle bu yıl iki yarışmaya ilk ve son olarak şiirlerimden gönderdim. Hislerim bana: " Oğlum Tahir, bu tür yarışmalardan uzak dur, buralarda bazı durumlar gözetilir, dengeler sağlanır. Hak gerçek sahibine teslim edilmez.Ne gerek var tatlı canını üzesin?" Diyordu. 
"Tecrübe, hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir" denir ya;   tecrübeyle sabit olsun giye düşündük ve yanılmadık. 
Kâğıda yazmayı sevmem, takdilö ise hiç kullanmamışım. şiirlerimi klavyede yazarım PC ya da telefonumun klavyesinde. Ben ölünce unutulsunlar istiyordum ve kitap hâline getirmeyi düşünmüyordum. Lâkin şimdi kitap bastırıp 3. Bir jüriye sunmayı düşünüyorum yazdıklarımı; halktan oluşan jüriye. 
O jüri öyle kalabalık, öyle adil ki, eğer yazdıkların gönüllerine hitap edebilmiş ise alıp  bağırlarına basarlar, değil ise çöpe atarlar ve gerçek boy ölçüsü orada alınır.
Mesela Ortahisar Belediyesi'nin düzenlediği yarışmayı kimlerin kazanma ihtimali olduğunu başta tahmin ediyordum ve bunu bir arkadaşımla isim vererek paylaşmıştım. İlkadım Belediyesinin Cemal Safi merhum adına düzenlediği yarışma jürisinde ise sevdiğim, adaletinden emin olduğum insanlar vardı.
Yalnız şöyle bir durum var: Yarışmaya 2000 civarında şiir katılmış. 6 veya 7 gün içinde bu şiirler bihakkın nasıl okunup değerlendirilir. İşte asıl sorun burada.
Şahsım, kendimi objektif olarak eleştiren bir kişi olarak
kendimce beğendiğim ve her okudukça ayrı bir haz aldığım iki şiirimi gönderdim Cemal Safi yarışmasına. Değil 1. 2. 3. Mansiyon pansiyon ilk 55'e giremediler yahu.! 
Siz halk jurisisiniz işte; aşağıda onları sizin beğeninize sunacağım, artık nasıl değerlendirme yaparsanız...
Cemal Safi yarışmasında 2. Olan şiir mesela; Tamamen Üstadın "Tek Hece Aşk" şiirinden esinlenerek yazılmış. Şairin hakkını yemeyelim; sağlam kalem olduğu belli lakin bir şeyler eksik işte. Boşa dememişler; "taklitler aslını yaşatır" diye... 
Bu durum karşısında ne oluyor? Gözden kaçmış oluyor.
Fakat kişiliklerine, bilgi birikimlerine kefil olduğum jurideki birkaç şahsiyetin gözünden kaçacağını sanmam.
Mutlaka başka türlü ""üstada nazire" diye değerlendirmiş ve kalemin gücüne vermişlerdir o dereceyi.
İşte size Merhum Cemal Safi adına düzenlenen yarışmaya gönderdiğim iki şiir:
1.
GÜZELLEME
Bu gece seyrettim resimlerini;
Yalnız kalbin değil,yüzün de güzel.
Beğendim saçının kesimlerini;
Gezdiğin yolların;düzün de güzel…
*****
Sitemim babama,sitemim sana;
Niye beni erken doğurdun ana?
Gül endamın neşe saçar cihana;
Baharını bilmem,yazın da güzel…
*****
Alt-üst oldu planlarım,tasarım;
Sözler dile gelir,kendim kısarım;
Bir zerrene kalıbımı basarım;
Çoğun hürmetine,azın da güzel…
*****
O endam,o gülüş;fizik ötesi !
Estirdiğin rüzgar;müzik ötesi !
Bendeki hayalin tüzük ötesi;
Demek ki,hayaller güzün de güzel…
*****
Bülbülün lisanı ”Ah-u zar” imiş,
”Yanardağ” denilen;içi har imiş,
”Sol gözün,sağ gözde hakkı var” imiş;
Vebali boynuma,özün de güzel…
*****
Hoşlanırsan,yahut olursan bizar;
İster niyaz eyle,ister intizar.
Hüznü şırıngayla ver azar azar;
Senden gelecekse,hüzün de güzel…
*****
Beklenen nihayet bir gün olacak;
Bilmem bir tenhada, bilmem bir kucak.
Ölüm meleğidir,ürkütür ! Ancak;
Azrail’e davet dizinde güzel…
Tahir Bulut 
2.
Ö Y L E   G İ T 
Kâh attın, kâh tuttun, şaşkın bıraktın 
İçimde körpecik ışkın bıraktın 
Gönül ırmağımı taşkın bıraktın 
Al birazcık daha haz da öyle git 
***
Kahkaha tufanı gelir buraya 
Bilmem hangi masum girdi sıraya 
Tertemiz hisleri sar makaraya 
Bir güzel azarla, kız da öyle git
***
Gönlünde geçmişin külü har iken 
Bulut sevilir mı, Güneş var iken 
Ya sabır tespihi tarumar iken 
Boncukları ipe diz de öyle git 
*** 
Duygularım, yüreğimden kazının 
Kıymetini bilemedi azının 
Yazdığımız onca sevgi sözünün 
Üstünü kalınca çiz de öyle git 
***
Gözlerim hurdanın sönmüş farı mı 
Gözyaşlarım kızıl, yoksa sarı mı 
Kökünden kuruttum pınarlarımı 
Koyma, son damlayı süz de öyle git 
*** 
Ne göklere bakın, ne yerde ara 
Garip kulu kim araya, kim sora 
Kullandın, eskittin, fırlat kenara 
Bir haşere gibi ez de öyle git 
***
Sih'rinle güldürdün bana herkesi 
Herkimde, hocada yoktur çaresi 
Varsa vicdanında insaf zerresi 
Papaz büyüsünü boz da öyle git 
***
Ne kadar ak isen onca karayım 
Rüya mı gördürdün hayra yorayım 
Son nefeste Hakk'a küskün varayım 
Parmağı parmaktan çöz de öyle git 
***
İki gözüm bir noktaya baktırdın
Yıkasınlar diye kazan yalıtırdın 
Tabutunun çivisini çaktırdın 
Bari mezarımı kaz da öyle git 
*** 
Tahir bir noktada kılarsa karar 
Tutar teselliyi şiirde arar 
Yanar, yanar; duman dünyayı sarar 
O, akıl küpüne yaz da öyle git 
Tahir Bulut  
İşte bu şiirler 55'e bile giremediler.!
Anladınız sanırım nasıl prestijli bir yarışmanın çoook kaliteli şiirlerden müteşekkil olduğunu. Aslında kendisi de bir akademisyen olan Talat Ülker  hocamızın şiiri en güzel şiir idi bence.
"Jüri tanıdığına torpil geçti" demesinler diye güzelim şiiri ancak 3. Ettiler.
Ortahisar Belediyesinin "tertip"ledi yarışma ise 4 dalda idi. 
Konuları:
1. Cumhuriyet
2.Trabzon'un fethi 
3.Çanakkale
4. Feto olayları
İlk üçü içi 3 şiir gönderdim de 4. Siyasete girer.
İşte oraya da gönderdiğim şiirler:
CUMHURİYET
Yirmidokuz Ekim'de ilan oldu cihana;
Ay yıldızlı bayrağım,dalgalan kana kana…
Din,dil, ırk ayrılmadan aynı safta yan yana;
Her yuvada özgürlük, her bacada hürriyet,
Duman duman yükselir göklere Cumhuriyet…
***
Adilce yönetimde budur en güzel sanat.
Kuşlar havada dönüp bir başka çırpar kanat.
Hükmedemez tiranın ruhundaki saltanat;
Her dilekte özgürlük, her yürekte hürriyet,
Ulusça benimsendi bu yüzden Cumhuriyet…
***
Cumhuriyet, bireyi topluma katmasıdır;
Milyonların kalbinin bir anda atmasıdır.
Bir yangının külünden devlet yaratmasıdır…
Her sinede özgürlük,her inançta hürriyet;
Şu yer, şu gök durdukça, duracak Cumhuriyet…
Ahmet Temel  Bulut
(Tahir)
FETHİN ANISINA
Öyle ferman buyurdu Fatih Sultan dedemiz
Beşbucuk asır oldu seni yurt yapalı biz
Beşyüzelli küsür yıl coşuyor karadeniz
Coşuyor dalga dalga vurarak kıyılara
***
Sırtını yasladığı Tonya,Maçka,Çaykara
Dağlardan kopar sular;bir çığlık,bir yaygara
Burda yaşayanlara demeyin ''bahtı kara''
Burada bahtiyarlık sığmıyor sayılara
***
''Özgürlük sembolüyüz,kilit tutmaz kapımız
İçimiz kıpır kıpır,hep taşkındır kabımız
Çepni,Laz,Gürcü,Çerkez sadece lakabımız 
Soyumuz dayanıyor Oğuz'dan Kayı'lara'' 
***
Yaylalarında açar renk-renk var-git çiçeği
Barındırır bağrında kurdu,kuşu,böceği
Şanla dolu geçmişi,aydınlık geleceği
Uzungöl'e uğrayan kapılır büyülere 
***
Tahir der ki, az gelir bir şiir her taşına
Bulutlar, dağlarının rastık çekmiş kaşına
Hasretlik çisil çisil dönerken göz yaşına
Yakup'um; Yusuf'umu düşürdüm kuyulara
Ahmet Temel  BULUT
(Tshir)
ÇANAKKALE
Bir destan nakşedilmiş kuşların kanadına
"Çanakkale" demişler tüm tarihler adına
***
Yıldırımlar baş eğer, gökler ezbere bilir
Rüzgarlar fısıldasa okyanuslar irkilir
***
Her satır kahramanlık, her beyit ayrı hüzün
Yazılırken; okullar vermedi tek bir mezun
***
Binlerce kahramanın hepsi Seyit Onbaşı
Geçilmezdi o boğaz, şehit verse son başı
***
Son raddeye erse de ölüm kalım çıtası
Bin gülleden tesirli bir tek Allah nidası
***
Mayın döşeyedursun gece boğazda Nusret
O ruh zafere değil, şehit olmaya hasret
***
Dünyevi hiç bir gözle edilmez buna nazar
Böyle destanı ancak İlahi Kudret yazar
***
Sen ki, çağlar boyunca İslam'ın kılıcısın
Korkma! Dünya durdukça ülkende kalıcısın
***
Yeryüzünden silinmez; ne bu gün, ne de yarın
Onsekiz Mart ülkemde başlangıcı baharın
Ahmet Temel  Bulut
(Tahir)

Bu yazı 86 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum