Tahir Bulut

Tahir Bulut

Gönül Defterimden
tahirbulut@hotmail.com

Sergen Yalçın ve başarısının altındaki gerçek; Allah'ın eli.

16 Mayıs 2021 - 11:59

Sergen Yalçın adını futbol merakı olan herkesin duyduğu gibi futbol harici magazin meraklıları dahi fazlasıyla duymuş, hafızalarına kazımıştır.
Şimdi Beşiktaş'ı şampiyon yapan Sergen Yalçın kimdir ona bakalım ve bu başarıda "kader mı, irade-i cüz'iye mı" sorusuna yanıt arayalım.
Sergen Yalçın kimdir?
Aslen Rizeli olan şahıs, İstanbul Kilyos"da doğmuş, Beşiktaş alt yapısından yetişip A Takımına yükselmiş, bir ara Trabzonspor dâhil diğer büyük kulüplerde futbol oynadıktan sonra jübilesini Beşiktaş'ta yapmış, sporculuğun gereklerini hiç bir zaman yerine getirmemiş bir futbol dehasıdır.
Ona verilen iradeyi hiç bir zaman kullanamamış bu şahıs, kendini kaderinin kollarına bırakmış, Allah O'nu her zaman uçurumun kenarından alıp zirvelere taşımıştır.
Ânı yaşayan bir heyecan tutkunudur Sergen. Yakın çevresinden biliyorum; kumar oynamış(hâlâ oynar) gece hayatını çılgınca yaşamış, akla gelebilecek kabahatler sınıfına girecek her türlü icraatın içinde bulunmuş lakin bir farkla; her ne yaparsa yapsın dürüstlükten asla vazgeçmemiştir.
Adrenalin tutkusu yüzünden at yarışı dâhil kumarın her çeşidini oynamış, bu tutkusu yüzünden şahsına ait iğnesi dahi olmayan, üstelik bankalar, tefeciler dâhil en az 8-10 milyon borcu olan birisidir. Üstelik kaybettikleri için asla geriye dönüp bakmaz, üzüntüsünü çekmez, gelecek endişesi düşünmez, ânı yaşar.
Kumar, tedavisi neredeyse imkânsız olan bir hastalık.! Asla tasvip edilecek bir yönü olmasa da dünyanın en uzun süreli heyecan veren eylemi olduğu gerçek. Bunu inkâra kalkışanlar beyhude konuşur.!
50 yaşa yaklaşan Sergen, belki de dünyanın paraya kıymet vermeyen en uç kişisidir.
Bu konuda dünyalık hiç bir materyale değer vermeyen dervişler bile eline su dökemez.
"Para" diye dilinden asılırken bile muhtaç kişiyle karşılaşsa tutar tefeciden para alır, O kişinin müşkülünü giderir.
Bugüne kadar hak etmediği parayı aldığını kimse söyleyemez.
Örnek mi; birkaç Anadolu takımında hocalık yapmıştır. Bu takımları çalıştırırken kumar tutkusu yüzünden sık sık Kıbrıs'a gitmiş, O yüzden çalıştığı takımdan gönderilmiştir. Bu durum karşısında sözleşmesine koydurduğu tazminatı "ben hak etmediğim parayı almam" diyerek paranın kendisine ödenmek istenmesine rağmen, ihtiyaçlı olmasına rağmen reddetmiştir.
Yaptığı hatalar sorulduğunda yalanın arkasına sığınmamış, her şeyi dobra dobra söylemiştir.
Huyunu bildiği için bir kadını nikâhına alıp yol gözletmemiştir. Merhamet, her zaman en önde gelen değeri olmuştur.
Bazı insanların kabul etmekte zorlandığı ve itiraz edebileceği çok üstün vasıfları vardır Sergen'in.
Tolum içinde itici değil, her zaman sempatik, gülen yüzüyle çıkmıştır huzura.
Oysa içinde açılar vardır elbet; adrenalin tutkusu yüzünden şeker hastası olmuştur ve insülin kullanır(bunu çok insan bilmez)
Söylediğim gibi; iradesini hiç bir zaman müspet kullanmamasına rağmen kaderi O'nu her zaman zirvelere taşımıştır.
Bu durum Sergen'in en zor koşullarda bile adaletten, merhametten vaz geçmeyen kişiliğinden dolayı Allah'ın uzattığı yardım eli değil de nedir?
Nasıl şampiyon oldu sanırsınız; en başta futbolcularına adil kişiliğini gösterip onlara kişiliğini empoze ederek.
Futbolcuları, "bu hoca namuslu, adaletli, maddiyata değer vermeyen, bu meziyetlerinden dolayı saygı duyulması gereken biri, yeter ki hak edeyim o bana muhakkak çalışmamın karşılığı olarak formayı verir" düşüncesiyle çalışmış, böylece takım içinde kıskançlık değil takımdaşlık duyguları gelişmiştir.
Peki; Sergen yaptığı yanlışlar yüzünden cezalandırılmamış mıdır; elbette cezalandırılmıştır; kendisine verilen futbol dehasının antrenman ve kendine bakma gibi gereklerini yerine getiremediğinden, dünyayı kuşatacak şöhretini Türkiye ile sınırlandırmıştır. Bu da O'nun cezası.!
Kısaca; şampiyonluk rotasıyla yola çıkan gemilerin kaptanına en zayıf tayfanın, "tayfa" bile denemeyecek miçoların verilmesine rağmen gemiyi başarıyla varılacak limana getiren.
Ve bu yolculukta su gibi berrak, süt gibi beyaz bir başarı öyküsü olan ve bu başarı öyküsünün kaptanı olan Sergen Yalçın'ı başta olmak üzere, Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nü ve emeği geçen herkesi tebrik ediyor, meşru zeminde başarılarının devamını diliyorum.

Ahmet Temel Bulut

Benim bir aforizmam var;
Kaderle at başıdır İrade-i Cüz'iye;
Köy ayrı kefelere öyle bak teraziye.
Tutum denemen budur.
Burnuma ihtilal kokuları geliyor:
Bir futbol anarşisti futbolda İstanbul duyarlığının "İmparator’unun tahtının altına dinamit koymuş gibi.
Bakalım fitili kısa mıdır ve ne zaman patlar.!
Sağ olan görür.

Bu yazı 239 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum