Cumhuriyet tarihimizde Devlet-i Aliye'den kalma eşkiyalar vardı, Bunlar daha çok kırsalda yaşar zaman zaman il-ilçelere baskın-yağma yapar kaçarlardı.
Cumhuriyetten önceki dönemlerde olan mahalle kabadayıları, 1960 lara geldiğimizde semt, sektör kabadayılığı yaygınlaştı. Bar Pavyon, kumar, kaçakçılık, Silah ve uyuşturucu baronları yaygınlaştı.
Bunlardan en meşhuru Necdet Elmas'tır. 1961'de kuyruklu siyah chevrolet'si ile 12 gün boyunca Polis-Jandarma takibatından kaçan Elmas, Soyguncu örneği ilk gangsterimizdir.
İstanbul gangsterlerinin en korkulanı, meşhur İrfan Vural'dır. 1932 Babaeski doğumlu Vural'ın ilk vukuatı 1950'de (17-18 yaşındayken) bir iş için Düzce'ye gittiklerinde babasını döven bir jandarma neferini yaralamaktır.
Vukuatının ardından hapis yatmış, daha sonra bir başka suçtan tekrar içeriye düşmüştür. 1961'de bilinen ilk soygun vukuatını gerçekleştirerek ismini duyurmaya başlamıştır.
Çingene Hasan adlı bir arkadaşının teşvikiyle bir akşam vakti hayli varlıklı bir kuyumcunun yolunu keserek içinde dönemin parasıyla 180.000 liralık mücevher bulunan çantayı gasp eder.
Fatih Emniyeti ve Karagümrük Polis Karakolu, Şimdi Haseki Sağlık Ocağı
Mücevherleri paylaşamadan kıskıvrak yakalanırlar. 19 yıl 9 ay hapse mahkum olan Vural, Bolu Cezaevi'ne gönderilir. Altı ay yattıktan sonra firar eder. Firarının ardından mevzusu konuşulmaya başlanır.
Birkaç yıl elde silah kaçak hayatı yaşar, sürekli takibat altındadır. 25 Kasım 1966'da Gaziosmanpaşa semtinde polis memuru Adil Aydoğmuş'u kendi peşinde olduğunu zannederek öldürür. Takibat sıkılaşır.
Sırasıyla önce Babaeski'de bir ahırda, sonra tekrar İstanbul'a gelerek Sağmalcılar tarafında ve Üsküdar'da kız kardeşinin evinde saklanır. Aralık 1961'de peşine düşen polis evin orada kıstırır Vural'ı. Müsademe başlar.
Müsademe sırasında komiser Cazib Işık ağır yaralanır. Ayağından vurulan Vural emniyet güçlerine teslim olur. Hastane faslınan sonra Sultanahmet Cezaevi'ne gönderilir.
Tabi ismi duyulan bir külhani olduğundan ayağının tozuyla buradaki mahpusları sindirir. Gazetelerde "Hapishane Kralı" diye bahsederler kendisinden. Ceza evindeki Meydancılık, kantincilik, Çayocağı kumar ve uyuşturucu işleri onun elindedir.
Günde 500 liraya yakın kazancı olduğu dahi yazılır. Kendisine bir çete de kurmuştur. Mehmet Ediz ve Nail Sevim adlı diğer sabıkalıların yanı sıra dönemin azılı şerirlerinden Emin Aladağ ile de ahbaplık kurar.
Daha sonra bu ekibe Remzi Çetin adında başka bir şerir daha katılır. Gündüz gözüyle saat 2'de cezaevinden firar ederler. Gündüz vakti böyle bir olayın yaşanması haliyle yankı uyandırır.
Kaçışlarının detayı hayli enteresandır. 21 Aralık 1967 tarihinde oluyor bu. Önce sıbyan koğuşunu basarak Mehmet Ediz'le Nail Sevim'i yanlarına almışlar, ardından dışarıdan kendilerine destek veren Sürmeneli İsmail adında birinin yardımıyla firar etmişlerdir.
Ara sokakta beklettikleri bir taksiyle önce Aksaray'a sonra Sağmalcılar'a gitmişler, o tarihte inşa halinde olan Sağmalcılar Cezaevi'nin bodrumuna saklanmışlardır!
Vakit geceye dönünce de Zeytinburnu'na geçip Lütfü Kahveci adında birinin evine sığınmışlardır. 28 Aralık tarihine kadar kaçışları sürmüştür. İstanbul gazeteleri dehşetli vakayı gündemde tutmuştur.
Karagümrük tarafında Hamdi adında bir silah kaçakçısına giderek silah temin etmek istemişler, oraya hareket etmişlerdir. Bir kaza kurşunuyla yaralı olan Emin Aladağ ile Nail'i evde bırakan çete Karagümrük semtinin yolunu tutar.
İrfan Vural, Remzi, Mehmet Ediz ve İsmail, kendilerini tanımayan bir taksicinin aracına binmişlerdir. Polisin takibatı o dönemin koşullarına rağmen hayli sıkıdır. Nitekim bu adamların kaçakçı Hamdi ile irtibata geçeceklerini öğrenmişlerdir.
Ama oraya hareket edeceklerini bilmeden sadece soruşturma amaçlı birkaç kişiyle oraya hareket etmişlerdir. 2. Şube müdürü ile bir komiser muavini, birkaç polis bir de Kenan Aksel isimli bir komiser Karagümrük'te, kaçakçının mekanındadır.
Kenan Aksel dönemin en acar polisidir. Meşhur Mayk Hammer'dan mülhem "Mayk Kenan" derler kendisine. Polisler mekana gelince tesadüfen aradıkları şerirleri bulurlar, teslim olmalarını söylerler.
Çatışma çıkar. İsmail ile Remzi kaçar, Ediz ile Vural öldürülür, vaka gazetelerde yer alır.
Mehmet Berk Yaltırık
28 Aralık 1967 Hürriyet
Her ikisini de Komiser Mayk Kenan öldürdü
(1967) Yıllarca polisin başına bela kesilen, her önüne çıkana kurşun sıkan, polislerin ifadesine göre "Halk Düşmanı" Gangster İrfan Vural, dün akşam Karagümrük'te beynine sıkılan kurşunlarla can vermiştir
Çetenin geri kalanının yakalanmaları ilginçtir. Remzi ile İsmail, Sümer'de ev tutmuşlar, Cankurtaran'da hamama gidişlerinin dönüşünde evde polislerle karşılaşmışlar, orada teslim olmuşlar.
Emin Aladağ, Karagümrük'teki vakayı Remzi Çetin'den öğrenmiştir. Oradan ayrılıp eskiden çalıştığı bir kulüpte kendisini tanıyan biri tarafından ihbar edilerek kıskıvrak yakalanır. Hayatının kalanı meçhuldür.
Bu arada Mehmet Ediz'le Nail'in Vural'la tanışmadan önce de vukuatları vardır. Meşhur Shell Benzin İstasyonu soygununu gerçekleştirmişlerdir. Bu esnada Mahmud Sarı adlı bir arkadaşları da onlara katılmıştır. Mahmud firara katılmamış, Ediz vurulmuş, Nail de sonradan teslim olmuş.
O dönemde bir-iki vukuat ve isim daha vardır. Ama bu hadiseden sonra sanırım en dikkat çekeni, Rubi Mücevherci Mağazası soygunu vakasıdır.
Halaskargazi'de kuyumcu dükkanı olan Agop Genctürk, Rubi isimli mücevher mağazasını işletmektedir. 15 Şubat 1972 salı günü alışıldığı şekilde dükkan açılır, sokak henüz sakindir.
Lakin saat dokuzda birden eli silahlı bir adam mağazaya hücum eder. Boğuşmalar, tehditler sırasında kuyumcunun 17 yaşındaki oğlu Abut'u vurar öldürür. Hesapta ölüm olmadığından cani hiçbir şey almadan oradan kaçar.
Dönemin cinayet masası şefi Ömer Aygün tarafından 41 saat süren takibatın sonucunda gangster ve suç ortakları ele geçirilir. Ali Yıldırım, Musa Özdemir ve Saime adlı bir kadın. Sorgularında Yıldırım daha büyük bir soygun çetesi kurma hedefleri olduğunu itiraf etmiştir.
İstanbul gangsterlerinin vakaları da budur. Merak eden İstanbul Ansiklopedisi'nin Gangster maddesine (İhsan Birinci kaleme almıştır) bakabilir.
Mehmet Berk Yaltırık


YORUMLAR