Bir dostu Kerimî’ye sordu:
-Suud Müftîsi Abdulaziz Âl-i Şeyh,
İsrail’e karşı savaşmak câiz değil,
Hamas terör örgütüdür ve
Hizbullah’a karşı
İsrail’le işbirliği yapılabilir demiş...
Ne dersin bu işe?
Kerimî tebessüm etti ve cevâb verdi:
-Doğru demiş…
Kerimî’nin bu cevâbını işitince,
dostunun yüzünün rengi değişti ve kızgınlığını gizleyerek şaşkın bir şekilde sordu:
-Nasıl doğru olur?
Kerimî güldü:
-SENCE BİR NÂMÛSSUZUN
BAŞKA BİR NAMUSSUZLA SAVAŞMASI
CAİZ OLUR MU?
-Olmaz ama, ben tam anlamadım…
-Bak anlatayım…
ALLAH KATINDA
CAİZ OLAN TEK SAVAŞ,
NAMUSLU KULLARIN
NÂMÛSSUZLARA KARŞI SAVAŞMASIDIR.
ALLAH'IN BİR ZALİMİ
BAŞKA BİR ZALİME MUSALLAT ETMESİ HARİÇ,
GERİ KALAN TÜM SAVAŞLAR,
DÜNYADA ve AHİRETTE ZARARDIR.
ZARARLI OLAN DA CAİZ OLMAZ.
Suud müftîsi nâmûssuzlarla birlikte olduğu için,
onlara câiz değildir.
Ama yeryüzünün tüm nâmûslu kullarının nâmûssuzlarla savaşması,
Yerine göre CAİZDİR,
Yerine göre VÂCİBTİR,
Yerine göre vaktini beklemek gerekir.
(Hikâyât-ı Kerimî)
