12 Eylül İhtilalinin hemen sonrasında aranmaya başlamıştı.
Çünkü "Eğitimciler" kadrosunun önemli bir ismiydi.
Kaçak günlerinde bile Ülkücülerin dargınını barıştırma, mağdurunun yardımına koşmaktan geri durmadı.
Devlet Bahçeli dövüldüğünde onun evinde toplanıp durum değerlendirmesi yapıp tepki koyan isimlerden biriydi.
Yani "Karagün dostu" idi Bahçeli'nin.
Rahmetli Ali Güngör'de oradaydı o gün.
Ahde vefa imandan gelir, imanın gereğidir hatta.
Bahçeli karagün dostlarından Yılmaz Saka'yı 18 yıllık saltanatı boyunca bir kere aramadı.
Demirel'in bir telefonu ile 85'lik Sümer Dede, DYP Külüstürü Kaçak Bahattin'i bile vekil yaptı.
Yılmaz Hoca'nın engin kültürü, etkileyici hitabeti ve ülkücü samimiyeti vardı.
Bahçeli için sıkıntı buradaydı sanırım.
Bu durumu Rahmetli'ye sorduğumda şu cevabı almıştım:
"Bahçeli akıllıdır... Devlerin arasında dev olamayacağını iyi bilir... Enini, boyunu, çapını iyi bilir... Yakın çevresine cüceleri toplar ve cücelerin arasında dev görünme kolaycılığına kaçar..."
Bu görüşmeyi ve bu sözleri yıllar önce sayfamda yazmıştım.
Uğurlar ola Yılmaz Hocam, uğurlar ola ülkü devi...
Bu durumu şiirleştiren Yusuf Kenan Türker de şöyle diyecekti:

"Güneşi katran yuttu, geceler bayram etsin.
Devler sonsuz seferde, cüceler bayram etsin"
