Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

Yevmul Cum'a hakkında

03 Şubat 2021 - 14:48

Önemli Not: Ülkemizin Mevcut şartları içinde ! ve Cuma namazı emrinin vahy olması ile ilk uygulamaları ,Tarih içinde konunun nasıl algılandığını bilmeden cuma namazı hakkında hüküm vermeyin.Çok önemli kaynaklara göre bu namaz daha çok sosyal ve siyasi amaçlıdır. şartları iyi incelenirse  en önemlisi  veda hutbesi dikkatlice okunursa bir cuma namazının gerçek şartlarını daha iyi anlayabiliriz (Veda Hutbesi) Bu konu Tarih içinde her kesimden gurupların ,fırkaların istismar konusu olmuştur. günümüzde de konu fazlası ile istismar edilmektedir. Gayesi Allah rızası için ibadet etmek olanlar.konuya bu istismarcıların penceresinden değil Allah'ın  ve Resulullah'ın penceresinden bakmak mecburiyetindedirler. 
Allah cc.ve Resulullah sav.penceresinden :ayet ve Hadisler  ışığında cuma namazı


Piyasadaki mevcut ilmihallere göre !
    
Cuma Namazı

    Cuma namazı, dördü ilk sünnet, ikisi farz ve dördü de son sünnet olmak üzere on rek'attır.Cuma günleri öğle vaktinde kılınır ve o günün öğle namazının yerine geçer. Cuma namazının farzı cemaatle kılınır. Tek başına kılınmaz.

    Cuma Namazı Kimlere Farzdır
    Cuma namazının bir kimseye farz olması için, müslüman, akıllı ve erginlik çağına gelmiş olmaktan başka altı şartın daha bulunması gerekir.

    Cuma Namazının Farz Olmasının Şartları:
1) Erkek olmak (Kadınlara farz değildir.)
2) Hür ve serbest olmak.
3) Mukîm olmak. (Yani misafir olmamak)
4) Sağlıklı olmak. (Cuma namazına gidemeyecek şekilde hasta olmamak)
5) Kör olmamak.
6) Ayakları sağlam olmak
7) Akıllı olmak (menfaatini bilecek kadar bilinçli olmak)
8) Baliğ olmak (Sorumluluk yaşına gelmiş olmak)
    Bu şartlar kendisinde olmayan kişiye cuma namazı farz değildir. Ancak bu durumda olan bir kimse câmiye gidip cumayı kılarsa o günün öğle namazının yerine geçer.
    Cuma namazının sahih olması için de altı şart lâzımdır.

    Cuma Namazının Sahih Olmasının Şartları :
1) Cumanın öğle vaktinde kılınması.
2) Namazdan önce hutbe okunması.
3) Cuma kılınan yerin herkese açık olması (iş yerlerinde,ceza evlerinde,dağ başlarında kılınmaz)
4) İmamdan başka en az üç erkek cemaat bulunması.
5) Cuma namazını kıldıranın, devletin reisi ve(Reisin bilhassa) görevlendirdiği veya yetki verdiği bir kişi olması.
6) Cuma kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde olması.(bitişik binaları ve devlet adına kurumları olan yer,adliye,kaymakamlık,vs.)

    Cuma Namazı Nasıl Kılınır
    Cuma günü öğle vakti ezan okunduktan sonra, önce dört rek'at olan ilk sünneti kılınır. Bunun niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının ilk sünnetini kılmaya."
    Cumanın ilk sünnetinin kılınışı aynen öğle namazının dört rek'at sünneti gibidir. Sünnet kılındıktan sonra câminin içinde bir ezan daha okunur ve imam minbere çıkarak hutbe okur. Hutbe bitince ikamet getirilir ve cumanın iki rek'at farzı cemaatle kılınır. İmamın arkasındaki cemaat şöyle niyet eder: "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının farzını kılmaya, uydum imama."
    Farzdan sonra cumanın dört rek'at son sünneti kılınır. Bunun kılınışı da cumanın ilk sünneti gibidir. Niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için cumanın son sünnetini kılmaya."
    Cuma namazı böylece tamamlanmış olur.
    Bundan sonra dileyen dört rek'at "Zuhri Âhir=Vakti girmiş olan son öğle namazı farzı" ile iki rek'at da vakit sünneti kılar.
    Son öğle namazına: "Niyet ettim Allah rızası için vaktine yetişip henüz kılamadığım son öğle namazını kılmaya" diye niyet edilir. Bu son öğle namazı, öğlenin dört rek'at farzı gibi kılınmakla beraber sünnetlerde olduğu gibi dört rek'atın hepsinde fatihadan sonra sûre okunması daha iyidir.
    İki rek'at vakit sünnetine de şöyle niyet edilir: "Niyet ettim Allah rızası için vaktin sünnetini kılmaya." Bu namaz da sabah namazının sünneti gibi kılınır.

Not: Din görevlisinin el kitabı. Mevlüt Özcan  Sabır yayınları, sayfa:338 Cuma namazının kılınışı
    Müslümanlar haftada bir gün şehirde ikamet edenler veya şehre yakın ikamet edenler şehrin en büyük (SELATİN CAMİSİNDE) toplanmak suretiyle Dünya ve Ahiret hayatlarına en uygun yaşantı tarzlarını gerçekleştirmek ve bu şartların uygulanmasını görüşmek üzere  devlet reisi veya onun yönetim adına yetki verdiği kişinin yönetiminde toplanırlar. Cemaati bu konuda yöneten kişi imamdır.(Reis)
    Cuma namazının İslam'da büyük önemi vardır. Peygamber )sav) Efendimiz "Mazeretsiz üç cuma namazına gelmeyen kişi münafıktır.buyurmaktadır. Hadisi şerifte cuma namazının önemine işaret edilmiştir.Bu şekilde onun münafıklık sıfatına bulaşacağı kastedilmiştir.  Cumanın hikmetleri vardır,Cuma namazı zahirde Müslümanlara cephe alanlara karşı bir varlık gösterisidir. Bu toplantının manası şudur,Bizimle şaka olmaz ,Biz öyle bir Milletiz'ki,gönlümüzü bir yere vermişiz;icap ederse bir kelime-i mübeccele etrafında her şeyimizden soyunur. Allah (cc) der, toplanırız manasını taşır.
     Cuma namazını devlet başkanı veya onun yetki vereceği kişiler kıldıracaktır. Hutbedeki zat millete bir haftalık yönetimin hesabını verecektir. İslamın mukadderatını ,mevcut durumunu anlatacaktır.Ne yapılmıştır , Daha neler yapılacaktır.Ümmetin bu konularda ne yapması gerektiğini anlatacak ,eleştirileri dinleyecek en doğru karar üzerinde birlik,ittifak sağlanarak halkın yönetime ortak olması sağlanacaktır.İslam'ın ve Devletin geleceğinin koşulduğu bu meclislere mazeretsiz üç cuma gelmeyenin İslam ve devlet adına sorumsuz olan bir kişinin münafık olma ihtimali olduğu Resulullah sav. tarafından tespit edilmiştir.
     Cuma nazının kılınacağı yer için Devlet reisinin izni konusu içtihadi bir görüş olarak ortaya çıkmıştır.Bunu izinsiz cuma kılınmaz şeklinde anlamamak lazımdır. Hanefi mezhebi mensubu Alimlerde böyle anlamamışlardır.Böyle anlaşılacak olursa Ayet ve hadis ile farz olan bir ibadet , içtihatla iptal edilmiş olur. Oysa Devlet reisi halkı cuma namazından men etse dahi "Allah'a isyan olan yerde mahluka itaat olamayacağından" Müslümanlar kendi aralarında imam seçerek şehirlerinde bu ibadeti yine eda etmeleri gerekmektedir.
     Cuma namazı hakkında Mezhepler arasında bazı ihtilafların çıkmasının sebebi Müslümanların yaşadığı coğrafyada çeşitli idari sistemlerin olması ve her idarenin İslam'a bakışı farklı olması nedeniyledir. Bilhassa günümüzde İslam evrensel anlamda başsız kalmıştır. Halbuki İslam evrensel bir dindir. Mevcut İslami toplulukların yaşadığı ülkelerin yöneticileri bu boşluğu doldurmak için Allah rızası düşüncesinden önce liderlik düşüncesi ile olaya siyasi açıdan baktıklarından İslam'ın emri olan sadece Allah rızası için bir araya gelmeleri mümkün olmamaktadır. birde 1. dünya savaşından sonra dağıtılan Osmanlı devleti toprakları üzerinde Yabancılar tarafından kendilerinin menfaatini koruyacak feodal kabilelere kurdurulan  40 adet suni devletin çoğu hala demokratik yönetimi beceremediklerinden dolayı  İslam birliği oluşmamaktadır.
      Her ülkede ayrı ayrı yorumlanan Ayet ve Hadisler bazı ülkelerde birden fazla şekilde yorumlanmakta Başta İslam'ın emri olan özgürlük ortamı tesis edilemediğinden Cumanın Hür olma hükmü yerine gelmemiş olmaktadır.
     Allah cc. (ey Resulüm biz seni onların üzerine kollayıcı bir bekçi olarak göndermedik, Sana verdiğimiz görev sadece tebliğ etmektir) ayetiyle islam adına hayatın alabildiğine özgürlük ön gördüğünü anlamak zor değil, Tabi bu özgürlük diğer insanların hayatını ve haklarını ihlal etmemekle sınırlıdır.

 

Bu yazı 227 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum