ŞAHSIMA SALDIRAN ZAVALLILARA!
Ey zavallı düşkün bilesin ki;
Benim siyâsi adresim yoktur!
Benim adresim Hak'kın yanıdır!
Yanlışını gördüğüm her siyâsiye gerekeni yazarım!
Benim mekânım, namus ehli vatanseverlerin gönülleridir!
Menfaat uğruna siyâsi çöplükleri mekân tutan aç tavuklar yazılarımdan hoşlanmazlar!
Korkmak, imâni bir zafiyettir!
Korkmuyorum, çünkü şeytanilerle değil Allah ile beraberim!
Benim mücâdelem;
Türk'ün ırzı, namusu, vatanı ve devleti içindir.
Benim kavgam
1000 yıl sonra bu topraklarda doğacak olan kız çocuklarımızın iffet ve bekâretleri uğrunadır.
Benim tasam;
Kızlı erkekli bütün torunların İstiklâl ve istikbâlleri adınadır.
Bu kutsal değerler uğurunda mücâdele ederken kalbimde en küçük bir korkuya yer yoktur.
Çünkü kalbim ve gönlüm;
İslâm imanı ve Türklük sevdasıyla dopdolu olduğundandır ki gönlümde ve kalbimde korku kendine yer bulamaz.
Yazılarımı anlamadan,
Benimle aynı endişeleri taşımadan,
Ve de milletimizin bekası uğruna derin ve kahredici düşüncelere dalıp uyku nedir bilmeden sabah etmeyen pespayelerin yazdıkları ahlâksızca yorumlarını câhillik ve yüzsüzlüklerine veriyorum.
BİR KALEMİ SUSTURMAK!
Kalemine mürekkep yerine ciğerinin derinliklerinden kan çekerek Türk milletinin vatanı, devleti, namusu ve tüm mukaddesleri adına bir ömür boyu geceleri uyumadan, yılmadan, kimseden korkup çekinmeden yazı yazan birine karşı utanıp sıkılmadan saldıranlara derim ki;
Sizler sabahlara kadar yataklarınızda mışıl mışıl uyurken, saldırdığınız Orhan KILIÇOĞLU tam 45 yıldır geceleri uyku nedir bilmeden, uykunun zevkini tatmadan ve hiç kimseden korkup yılmadan elinde kalemi sizlerin namus ve iffetlerinizin müdafaası için sabahlara kadar soğuk odalarda üşenmeden hep yazdı.
Yazdı tehdit edildi,
Yazdı yoluna çıkıldı,
Yazdı ifadeye çağrıldı,
Yazdı ''kafayı mı yedin, aman boş ver'' denildi...
Ama ben bunlara aldırış dahi etmeden, saldıranları sinek kadar ciddiye almadan sizin namuslarınızın bekası için yine de hep yazdım.
Sizler sorumsuzsunuz ama ben ÜLKÜCÜYÜM, sizlerin namuslarınıza da sahip çıkmak benim görevimdir.
Ben sizlerin namuslarınız için yılmadan, korkmadan, bıkıp usanmadan, kellem koltuğumda sabahlara kadar ve gün boyu yazarken, söyler misiniz sizler kendi namuslarınız için ne yaptınız ve hangi çileye katlandınız, hangi yakaya yapışıp, hangi resmi makamın kapısına dayandınız?
Asla bir şey yapmadınız!
Sadece sizin namuslarınızın kavgasını verenlere karşı birilerinin adına saldırarak uşaklık yaptınız!
SİZLER MİLLETİN NAMUSU ADINA YAZMANIN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİR MİSİNİZ?
Yazmak;
Bazen derdi, elemi, kalemle deşerek beyinden dışarı atmaktır!
Vatan hainlerine karşı kükremek ve pimi çekili bir bomba olup beyinlerinde patlamaktır!
Dünya rahatını bırakıp, derde, sıkıntıya, eleme ve ölüme tâlip olmaktır!
İbâdettir, vatan, namus ve din adına olursa!
Tebliğ ve cihattır Allah içinse!
Şehadettir herkese nasip olmaz kaderde varsa!
Bir meçhule götürürlerken son kez göz göze gelmektir eşinle, çocuğunla!
Sevdiğin torununun başını son kez okşaman olduğunu acı acı hissetmendir!
Bir daha dönmemek üzere son kez çıkmaktır evinden!
Üniformalılar çekerlerken kolundan, eksiğini soramamaktır evinin, üç beş kuruş da olsa harçlık bırakamamak, dönüp bakamamaktır hanımının yüzüne, o an kahrolup çatmaktır acı kadere!
Çocuğunun kışı botsuz, kazaksız geçirip, okula harçlıksız gitmesidir, kantinde simit yiyen çocukları uzaktan seyretmesidir ve sonra bir köşede iç çekerek ağlamasıdır!
Çoğu kez öldüğünde kefen ve ıskat paranı, oğlunun- hanımının boynunu büke büke mahalle bakkalın Hasan emmiden borç istemesi ve o an utancından senin acını dahi unutmasıdır!
Vedalaşamadan dünya değiştirmektir hainin, hoyratın, kahpenin elinden!
Malum olunca ölüm, oğluna mezar yerini vasiyettir!
Bazen namlulara hedef olman ve bir kahpe kuşunun can evinden vurmasıdır seni!
Darağaçlarında urganların halkasından bakmaktır son kez gönderdeki bayrağa!
Yılanın gömleğinden sıyrılışı misâli dünya sevgisinden sıyrılarak, Allah, Türklük, vatan, bayrak ve namus uğruna şehadete susamaktır!
Korkuyu korkutmak, ölümü öldürmektir!
Her gün bin defa ölmektense, mertçe ve yiğitçe sadece bir kere ölmektir!
Yazmak;
Seni anlamak istemeyen bedbahtların sitemlerini, hakaretlerini sineye çekmektir, horlanıp, itilip kakılmaya katlanmaktır!
Böyle giderse bu toplumu çok büyük felâketler bekliyor!
Allah bizlere merhamet eylesin, akıl, vicdan ve feraset nasip eylesin.
Allah bizleri, ipi başkalarının elinde olan siyâsilerin uçurtmalarına kuyruk eylemesin!
Bana saldıranlar bilsinler ki;
Kendilerini adam yerine koymasam da yine de yarın dünyaya gelecek olan torunlarının namusları için kellem koltuğumda yazacağım.
Çünkü milletimin namusu uğrunda yazmak ülkücülüğümün gereğidir!
Bu uğurda yazmak;
Dini,
Milli,
İnsani görevimdir.
5 Şubat 2021
ORHAN KILIÇOĞLU

YORUMLAR