Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

AK İTİN BİRİ TRABZONLULARA YUNAN DEMİŞ!

11 Eylül 2022 - 20:03

O ak ite soruyorum;
''Dün Yunanistan'dan gelip Trabzonlunun ineklerini çalarak satan korsanlarla bir akrabalığınız var mı?’’
''Büyük Yunan Tarihi'' eserinin yazarı YORGOS KORDATOS, Trabzonlulara Yunan diyen o ak ite asırlar öncesinden öyle güzel bir cevap vermiş ki, bu cevap karşısında o hödüğün bütün Karadenizlilerden (Trabzon- Gümüşhane- Giresun- Ordu- Samsun- Rize- Artvin) özür diledikten sonra kuyruğunu kıvırıp kıçının üzerine oturmalı ve bir daha olur olmaz yere havlamamalı.
''Büyük Yunan Tarihi'' eserinin yazarı Yorgos Kordatos, eserinin 1. Cildinde der ki;
''Yunanlılar, hiçbir zaman Trabzon ve Karadeniz havalisinde bulunmamışlardır. Yunanlıların bölge ile olan tek bağı, Karadeniz bölgesinin ineklerinin etleri leziz olduğundan, deniz yoluyla bu bölgeye gelen Yunanlı korsanların çaldıkları inekleri götürüp Atina’da satmalarından ibarettir''
O TERBİYESİZ AK İTE BİR CEVAP DA HEREDOT’TAN!
Yunanlı tarihçi Heredot der ki;
"M.Ö 4.cü yüz yılda Türkler o kadar kalabalıklardı ki Karadeniz Türkleri almıyordu…’’
Kumanlar- Kıpçaklar- İskitler- Uzlar(Oğuzlar)- Kimmerler - Tıbarenler- Sakalar- Hazar Türkleri- Avarlar ve daha birçok Türk Boyları M.Ö  5500  yıllarından itibaren Karadeniz Bölgesini yurt tutmuşlardır.
ÇEPNİ TÜRKLERİ
Yazılanların aksine Çepniler Karadeniz Bölgesine Fatih Sulatan Han ile değil, daha Selçuklular kurulmadan önce 80 bin çadır olarak gelip yerleşmişlerdir.
Karadeniz’in adı, ‘’ULUOĞUZ GÖLÜ’’ dür.
''Kara'' kelimesi Türklerde özellik arz eden bir kelimedir. KARAKALPAK - KARABUDUN - KARA MURAT gibi...
O AK İTE BİR CEVAP DAHA;
ABD’li araştırmacı yazar Alfred Dugyan`a göre;
Pontus Krallarının ve halkının Yunanlılarla hiç bir ilgisi yoktur.
Bu gün ki Yunanistan Doğu Romalı değildir, çünkü Yunanlılar M.Ö. 3. cü Yüz yılda tarihten silinmişlerdir. Bugün kendilerini Yunan diye tanıtanlar aslında SIRP – ARNAVUT - SLAV Karışımı melez bir topluluktan ibarettirler, asla millet değillerdir.
O TERBİYESİZ AK İT İYİ OKUSUN!
Trabzon’u kimler kurdu?
Trabzon şehriniz M.Ö 2200 Yılları civarında TURANİ TİBARENLER tarafından kurulmuştur.
Aynı şekilde MÖ. 2200 civarlarında OY-UY TÜRKLERİ İstanbul şehrini kurmuşlardır. Erenköy Yazıtları bunun canlı delillerindendir.
TRABZON'UN TÜRKÇE İSİMLERİ;
*Tibarenzon (İlk ismi)
*Tıbarzon
*Trabzon
*Tarabuzan
*Drabzan
*Trabzan
*Turabozan
*Huşid Abad
*Tarabefzun
Yunanlılar uyanıklık yapıp TİBERANZON isminin son hecelerini çıkartarak, bu hecelerin yerlerine, PEZA- PEZÜS- PEZUNT- ZOUNTA gibi ekler koyup, TRAPEZA, TRAPEZÜS, TRAPEZUNT yaparak kendilerine mal etmeye çalışmışlardır.
Ne var ki ilk hece olan TRAB sabit, ona dokunmamışlar(!)
Dünyaca meşhur FELLENMAYER, HİROZNİ VE LE BEAU isimli üç tarihçi, Trabzon'un Türklerin şehri olduğu üzerinde hem fikirdirler.
Yine Yunanlı tarihçi Taxsier der ki;
‘'Trabzon, bizim en eski kentimiz ARGOS KENTİNDEN bile eski, Trabzon kentini biz ne zaman ve nasıl kurabilirdik ki’’
TRABZON SURLARININ KİMLER TARAFINDAN YAPILDIĞI HAKKINDAKİ TEK BİLGİ;
Trabzon şehrinin kale ve surları, HZ. NUH`un oğlu YAFES`İN soyundan gelen Türkler tarafından kurulmuş olmasıdır…
İŞTE SADECE KUMAN TÜRKLERİ VE UYGURLARA AİT YER İSİMLERİ
Aşağı Kumanit, Yukarı Kumanit, Kumanit köyü, Kumandonos yaylası, Komova deresi, Kumandere Raşi, Kumandere Kadahor, Kumandere Habel, Kumandere yaylası, Kuman yurdu yaylası, Kuman tepesi, Kuman köyü, Şinik, Şova, İlana, Babür Kilise, Kızıl elma, Çal, Tonya Komyatağı (bugünkü İskenderli) gibi daha sayılamayacak kadar çok köy, dere, yayla, dağ, tepe, çay ve mevki isimlerinin her biri bir tokat gibi inmektedir sahte ve maksatlı Pontus iddiasında ki iç ve dış mahfillerin suratlarına!
KARANİSLER GERÇEĞİ;
Trabzon'un köklü sülâlerinden Karanisler, İngiliz belgelerinde bile sabit olduğu üzere, Mısır'ın Nil Nehri Deltasının bulunduğu bölgeden gelmişler ve oradaki isimleri ''KURT BEYLER'' dir. Bu örneği özellikle bazı câhillerin öğrenmeleri için verdim!
TRABZONLULAR O AHLÂKSIZA GEREKEN CEVABI VERECEKTİR!
Atatürk Samsun'a ilk çıktığı gün, rıhtımda karşılaştığı o müthiş izdihamı gördüğünde ki duygularını sonradan şöyle dile getirmişti;
''Beni karşılayanların en ön safında Trabzonlular vardı ve her birinin gözleri çakmak gibi çakıyordu. Onların çehrelerine bakınca cesaretim arttı ve o an, bu mücâdeleyi kazanacağıma olan inancım bir kat daha kuvvetlendi''
Trabzon insanı;
Böylesine TÜRK,
Böylesine CESUR
Böylesine ASİL ve SOYLU insanlardır.
O HÖDÜĞE HATIRLATIRIZ!
1071 MALAZGİRT, TÜRKLERİN ANADOLU'YA SON GELİŞLERİDİR.
Bizlere okutulan Tarih ders Kitapları, Türklerin Anadolu'ya gelişlerini 1071 den başlatarak kastı mahsus olarak Anadolu'da ki Türk varlığını 900 sene gibi dar bir zaman parçasıyla sınırlandırmaktadır.
PROF. OKTAY SİNANOĞLU BU KONUDA DER Kİ;
Bize okullarımızda okutulan Tarih Ders Kitapları yazılıp hazırlandıktan sonra, bu kitaplar ABD Kaliforniya'da ki Tarih Enstitüsünde yeniden taranıp, bazı eklemeler ve çıkarmalar yapılıyor.
Mesela Kaliforniya'da ki Tarih Enstitüsü bize emrediyor;
‘’İstanbul’dan kaçarak gelen KOMMEN ÂİLESİNİN Trabzon’da kurduğu ŞEHİR DEVLETİNDEN RUM PONTUS İMPARATORLUĞU olarak bahsedeceksiniz…’’
MADEM BU ŞEHİR DEVLETİ BİR İMPARATORLUK İSE;
İmparatorluğun 300- 500 Km öteden başlayan sınırları olur ve yabancı güçler sınırı geçince çatışma başlar. Halbuki Fâtih Sultan elini kolunu sallayarak hiçbir çatışma olmadan Trabzon surlarının dibine gelip otağını kurdu.
BİR ÖNEMLİSİ DE;
Tarihte Rum diye bir millet yoktur, ROMALI vardır.
Arapça'da ''O'' harfi olmadığından dolayı, bu harfin yerine ''U'' harfi gelerek RUM denilmiştir. 
Bugün ROMALI kaldı mı ki?
Arap dilinde Romaeli, Rumeli şekline dönerek bir coğrafyayı ifade eder.
Melâne Celâleddin-i Rumi Rum mu?
Eşerefoğlu Rum-i Rum mu?
KARADENİZLİLERE YUNAN DİYEN O TERBİYESİZE SON CEVAP KAZIM MİRŞAN'DAN OLSUN;
86 yılık ömründe 36 büyük esere imza atmış, ilmi araştırmaları ve ETRÜSKLER çıkışıyla İtalya`nın binlerce yıllık tarihi tezlerini altüst eden dünya çapında tarih araştırmanı rahmetli KAZIM MİRŞAN bir eserinde şöyle söyler;
"KARADENİZ BÖLGESİNİ ADIM ADIM GEZDİM, MAĞARA MAĞARA DOLAŞTIM. TAŞLARI, MAĞARALARI KAZDIM, ALTINDAN HEP VE SADECE 5-6 BİN YILLIK TÜRK YAZITLARI ÇIKTI"

TC Orhan Kiliçoğlu


 

Bu yazı 193 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum