Bahçeli'nin İmamoğlu'na;
"GÖREVDEN AFFINI İSTESİN" lafına karşılık, eski İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI RECEP ÖZTÜRK Beyin Bahceli'ye cevabı;
İyi dersin, güzel dersin, vede hoş dersin emma... Boş Dersin!
O, senin gibi kralın muhafızı filan değil ki, görevden affını istesin.
Son dönemlerde bolca şahit olduğumuz atanan bakanlardan biri değil ki o, affını talep etsin.
Merkez Bankası Başkanı, Tüik Başkanı, Tübitak Başkanı, Yuksek Seçim Kurulu Başkanı da değil ki şeyhinden, hünkârından affını istesin....
İmamoğlu seçilmiş bir Belediye Başkanı. Af isteyeceği yer, İstanbul halkı. Onun da yolu, seçim yani sandıktır.
SEN NEDEN AFFINI İSTEMİYORSUN?
"Affını istesin" dediğin kişi, senin Türkiye genelinde aldığın oydan daha fazla oy almış birisi.
25 yıldır MHP nin başındasın. Hiçbir başarın yok. Neredeyse partiyi bitirdin. Zar zor yürüyorsun, lâkin; görevi bırakmaya hiç mi hiç niyetin yok.
Asıl affını isteyecek olan kişi sensin.
En başta aziz şehitlerimizden.
Sonra da; Türk Milletinden, Türk Milliyetçilerinden, Ülkücülerden...
Sadece affını istemek yetmez!
Af dilemelisin.
Hem de ayaklarına kapanarak bu aziz milletin.
Bilmem af ederler mi ?
İstanbul karla boğuşurken, 25 gün önce organize edilmiş olsa bile, İmamoğlu'nun İngiliz sefiri ile olan yemekli randevüsünü iptal etmesi daha doğru olurdu diye düşünüyorum.
Bahçeli;
" Orada ne konuşuldu? Bir protokol tutuldu mu? " diye soruyor.
Aynı soruyu, Yunan Başbakanı ile, Trump'la, Putin'le, Joe Biden'le yaptığı ikili görüşmelerde, neler konuşulduğuna dair hiçbir protokol tutturmayan ağababan'a sorsana. Peki, O'na niye sormuyorsun?
Trabzon mitinginde eline mikrofon verilip, ana muhalefet liderine "hain" dedirtilen 9-10 yaşındaki çocuğun bu davranışını ve orada sergilenen sahneyi normal buluyor ve diyorsun ki;
"Bu çocuk bu duruma nasıl geldi? Ona bakmak lâzım."
Millet İttifakını HDP ve pkk ile irtibatlandırıyorsun.
Ne çabuk unuttun Habur'u, Apo'nun Diyarbakır meydanında okunan mektubunu, megri megri okunuşunu, ihanet sürecini, hendek kazılmalarına karşı iktidarın sessizliğini, Oslo'yu, Dolmabahçe'yi, Apo'nun TRT'de okunan mektubunu, Osman Öcalan'la TRT'de yapılan söyleşiyi ve daha nicelerini...
Ve bütün bu gaflet veya ihanetin sebep olduğu yüzlerce vatan evladının genç yaşta toprağın kara bağrına düşüşünü,
ne çabuk unuttun!...
Esasen o çocuğu ve bir nesli siz bu hâle getirdiniz!
Sen ve O!...
Sizin o küfürbaz, aşağılayıcı, ötekileştirici, ayrıştırıcı ve bölücü diliniz...
O çocuğun dili, sizin diliniz.
Orada konuşan o değildi, sizdiniz!
Övünün eserinizle ...
Eski İstanbul Ülkü ocakları Başkanı.
Recep ÖZTÜRK.


YORUMLAR