Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

BAHÇELİ İLE YOK EDİLMEK İSTENEN ÜLKÜCÜ DAVA!

15 Eylül 2022 - 02:28 - Güncelleme: 15 Eylül 2022 - 02:30

Bugünkü haliyle Ankara, kitlelerin zihnen alınıp satıldığı bir esir pazarı hüviyetindedir. Bu böyle biline ve fazla hayalperest olunmaya derim.
Beyinlerde ve gönüllerdeki esaret zincirini kıracak olan tek güç Ülkücü Davadır.
Ülkücülük;
İlahi aşkın gönüllerde tecellisiyle sırat-ı mustakim çizgisinde olup, büyük bir ihlâsla yılanın gömleğinden sıyrılışı misâli dünya sevgisinden sıyrılarak ,Türklük şuurundan hareketle, devletin ve milletin bekası uğruna verilecek kutsal mücadele esnasında karşılaşılacak çile ve musibetlere karşı gösterilecek sabrın ve bu uğurda içilmesi mukadder olan şehadet şerbetine duyulan sonsuz bir muhabbetin ifadesidir....
Bu dava biterse;
Vatan gider!
Devlet gider!
Bayrak iner!
Ezan susar!
Namus gider!
Asırların dahi su gibi akıp geçerek mâzileştiği dünyamızda her şeyin şekil değişikliğine uğrayarak çeşitlenip çoğaldığı gibi esaretler de şekillenip yeni yeni türler olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Eski çağlardaki gibi elleri, ayakları ve boyunları esâret zincirlerine vurulmuş vaziyette esir pazarlarında bir sepet yumurtaya alınıp satılan insanları göremiyorsak, bu durum, insanlığın üzerine gökten sicim sicim hürriyet yağmurlarının yağdığı anlamına gelmemelidir.
Bugünkü haliyle Ankara, Türk milletinin zihnen alınıp satıldığı bir esir pazarı hüviyetindedir. Bu böyle biline ve fazla hayalperest olunmaya!
Kitle iletişimdeki aşırı gelişmelerin sonucunda esaret zincirleri insanların beyinlerine, gönül ve ruh dünyalarına takılarak ebediyen esir alınmaktadırlar.
Bu yeni tür esirleştirme ve işgâller, askeri harekâtlarla coğrafyalar üzerinden değil de, beyinler, düşünceler, gönül ve ruhlar üzerinden yapılmaktadır.
Günümüz köleleri, eski devirlerdekinin aksine bugün, bilek ve boyunlarına takılı esaret zincirleri yerine, beyin ve ruh dünyalarına takılan ve adına kültürel istila denilen zincirlerle, üstelik de gönüllü olarak istenilen yöne doğru çekilmektedirler.
DAHA KISA VE ÖZ BİR İFADEYLE;
Kaleler içten teslim alınmaktadır ki en büyük kale insan beyni ve gönül dünyasıdır. Esir pazarlarında köleler bundan böyle fert fert değil de, bütün bir millet olarak topyekun alınıp satılmaktadırlar.
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ VE ÜLKÜCÜ HAREKET MENSUPLARINA DÜŞEN EN BÜYÜK GÖREV;
Sömürgeci Batı âlemi ve onların içimizde ki uşaklarınca Tanzimat’tan beriye geçen son 200 küsur yıl içinde Türk milletinin zihin, gönül ve ruh dünyalarına takılmaya çalışılan ve adına kültür emperyalizmi denilen bu esaret zincirlerini kırarak; insanlarımızın zihin, gönül ve ruh dünyalarını Türklük bilinci ve İslâm inancı ile Yeseviler, Yunuslar, Mevlânalar, Hacı Bektaş veliler, Ziya Gökalpler, Atsızlar, Atatürkler ve Türkeşler gibi yeniden fethetmek olmalıdır.
Ülkücü Türk gençliği bu zamana kadar bunun mücâdelesini vermiş ve bundan sonra da yılmadan, yıkılmadan ve hiçbir engel tanımadan büyük bir iman, aşk ve dirayetle yoluna devam edecektir.
Kıymetini bilip, nankörlük etmeyenlere göre ülkücü bozkurtlar Türk milletine Allah’ın en büyük hediyesidir.
Bu kutsal mücâdele esnasında gücümüzün kaynağı, Allah’a olan yakınlığımız ve kulluk gereği kılacak olduğumuz namaz ve ibâdetlerimizin beraberinde Türklük şuuru ve de tarihin bizlere kazandırdığı tecrübelerimiz olacaktır.
BİLİNMELİDİR Kİ;
Ülkücü davaya ve onun mensuplarına vurulan her darbe, yapılan her kötülük; Türk milletinin namusuna, varlığına, istikbâl ve istiklâline vurulmuş demektir. Bu darbelerin en tehlikeli ve öldürücü olanı ise; içteki bir takım sinsilerin, daha açıkçası Bilge ve Balgat yıkım ekibinin vurduğu darbelerdir!
BİR ZAMANLAR ‘’CENNETİN BİR YOLU DA ÜLKÜ OCAKLARINDAN GEÇER’’ DİYORDUM VE YİNE ÖYLE OLMASINI ARZULUYORUM.
15 Eylül 2022
ORHAN KILIÇOĞLU

Bu yazı 181 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum