Şimdi arkadaşlar bu ve bu gibi durumlar hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Öncelikle ben birine yardım ettiğim zaman o yardımı ne şekilde kullandığına karışmam. Ama yanlış kullandığını görürsem o kişiye yardım etmekten vazgeçerim onu söyleyeyim.
Bizim insanlarımızın genelde eline gecen parayı yönetme, ihtiyaçlarının önceliğini doğru tespit edememe gibi bir problemi var. İnanın çekilen ekonomik sıkıntıların en önemli sebeplerinden biri de bu.Şimdi bazı örnekler vereyim:
Tanıdığım birinin kocasının düzenli geliri yoktu. Kimi zaman çok, kimi zaman az kazanıyordu. Hanımı ise parayı bulduğu zaman hunharca harciyordu. Elimizde şu kadar para olduğunda bilmem ne otelinde keyifli bir hafta sonu geçiriyoruz diye ballandıra ballandıra anlatıyordu. En sonunda eşinin işleri iyice bozuldu ve ayrıldılar.
Başka bir örnek: bana temizliğe gelen bir kadın, iki tane çocuğu var. Biri ms hastası. Kocasından ayrılmış. Kızını 2.ozel üniversitede evlere temizliğe giderek okutuyor. Kızı tembelin teki. Birinci üniversite iken bir iş bulamamış.
Okuduğu bölüm devlet üniversitesinde zor kazanılacak bir bölüm değil. Çalışmamış, kazanamamış. Bu kadına bazen ütü yaptırıyordum. Benim o zaman 1000 liraya almış olduğum Philips marka buhar kazanlı ütümü begenmiyordu. Niye tefal almadın diyordu. Onun tefal marka buhar kazanlı utusu varmış harikaymış. Fakir marka elektrik süpürgemi de begenmiyordu. Onun Rainbow marka süpürgesi varmış. O zaman rainbow 10000 lira idi.
Başka bir örnek: yine temizliğe gelen bir kadın benim gayet kaliteli pamuk saten nevresim takimlarimi, bazıları madame cocodan alınmış carsaflarimi begenmiyordu. Tanesi 50 dolar olan lalelide tamamen rus pazarına yönelik nevresim takımlarını bana övüyor, kızının bütün ceyizini oradan aldığını söylüyordu.
Şimdi bunlar ilk aklıma gelenler. Evlere temizliğe giderek parayı bu kadar zor kazanan insanların, bu kadar hunharca para harcaması normal mi?
Evinde doğru dürüst eşyası olmayan, geçim sıkıntısı çeken insanların İPhone un en üst model telefonunu kullanması bana mantıklı gelmiyor.
Karı koca öğretmen olan bir arkadaşım vardı. Şu anda belki de değeri 1 milyon olan çok üst düzey bir otomobil aldılar. Borçlarını ödemek için deli gibi çalıştılar, özel derse gittiler, iki tane çocukları vardı, lüks tatillerden de feragat etmediler. Aileleri de yardım etti. Ama büyük sıkıntı çektiler. Değer mi?
Elbette herkesin güzel, kaliteli esyalar kullanmaya, iyi şartlarda yaşamaya hakkı var. Fakat bunu yaparken insaf ölçüsünü de kacirmamak gerekmiyor mu?
Bu dediğim ölçüler evlenen insanlar için de geçerli. Kıt imkanları "aman bir kere evleniyoruz" diye har vurup harman savurmak mi gerekiyor? En pahalisindan gelinlik, en pahalisından mobilyalar, en pahalisindan beyaz esya, en luks otelde düğün, en lüks yerde balayı. Bir suru altin vs..Bir sürü borç harç. Ondan sonra gecimsizlik. Yazık günah değil mi?
Bütün samimiyetimle söylüyorum biz Turkler affedersiniz b.ka, pusure, çula, çaputa, gereksiz birçok şeye bir sürü para veriyoruz.
İnanın fakirligimizin sebeplerinden biri de bu. Bir Avrupalı bu kadar lüzumsuz şeye para vermez. Gayet de refah içinde yaşar.
Özellikle kadınlar bu konuda çok acımasız. Hatta birileriyle yarışa girmeyi seviyorlar. Onun bilmemnesi varmış, bizim de olsun, bizim ondan neyimiz eksik, benim çocuğum kimseden aşağı kalmasın diye diye kocalarının ömrünü curutuyorlar.
Bir de çocukları küçük yaştan itibaren pahali özel okullarda okutma modası var. Insanlar çalışıp didinip en pahalı özel okullara veriyorlar çocukları.
Arkadaşlar bu, çocuğun eğitimine yatırım yapmak değil emin olun. Çocuk zenginlerle düşe kalka müthiş talepkar biri oluyor. Sizin sunduğunuz şartları, sizi beğenmiyor. Hep zengin çocuklarıyla yarışması gerekiyor. Siz de kıt imkanlarinizi çocuğunuzun çevresine mahcup olmaması için seferber edip geçim sıkıntısına düşüyorsunuz.
Etmeyin, eylemeyin. Çocuğunuza da büyük bir kötülük yapmış oluyorsunuz. Bu çocuklar hayat boyu hep özel muamele görmek istiyor. Görmeyince bunalıma giriyor. İçinde cevher olan çocuk devlet okullarında da iyi bir eğitim alabilir.
Diyeceğim o ki insanlar harcamalarını doğru yönetirse, ihtiyaçlarını doğru belirleyip lüzumsuz şeylere para vermezse, ayağını yorganına göre uzatırsa, hem geleceğe daha güvenle bakar, hem de daha huzurlu ve refah içinde yaşar.
Haksız mıyım? Zeynep Koşucu


YORUMLAR