... Ona bu günlük gazetecilik, mesleklerin en gücü, en bayağısı, en şerefsizi gibi geliyordu.
Gerçi aslında halkı eğlendirmekten veya kendisini halka beğendirmekten başka bir manası olmayan bu mesleğin güzel ve asil tarafı yalnız sıkıntılarında ve tehlikelerinde idi.
Fakat yaz kış, her gece, bir sokağın belli bir yerinde, boyanarak, süslenerek ve tıpkı bir gazeteci gibi kendisini halka beğendirmek için bin bir türlü yalancı işveler yaparak saatlerce bir aşağı bir yukarı dolaşan bir kaldırım orospusunun hayatı da o kadar sıkıntıyla dolu ve o kadar tehlikelerle karşı karşıya değil midir?
Siyasi gazete yazarı için dayak, Kurşun, hapishane veya ip varsa bu zavallı kadın için de her an bir sarhoşun yumruğu, bir katilin bıçağı,
Bir frengilinin mikrobu vardır ve gazeteci okuyucularının sayısını arttırmak yolunda bedeni ve fikri ne kadar gayret harcarsa,
Beş olan müşterisini ona çıkarmak için çalışan bir fahişenin harcadığı gayret de hemen aynı nispettedir.
Ahmet Kerim, kendi kendine: "Günlük bir gazete yazarıyla bir kaldırım fahişesi arasındaki benzerlikler yalnız bunlardan ibaret değil" dedi.
"Bunun da onun da biricik sermayesi halkın budalalığıdır. Amme efkârı bunların birinde hakikat ihtiyacını, ötekinde aşk ihtiyacını tatmin ettiğine inanır.
Hâlbuki fahişenin verdiği aşk ne derece samimi ise gazetecinin söylediği hakikat de o derece doğrudur."
Yakup Kadri "Hüküm Gecesi"
Hulusi Üstün
BAZI YORUMLAR:
Serkan Babacan
Can cazım iyi hoş da doğruyu ve gerçek aşkı nerede ve kimde bulacağız onu da deyivereydin. Canımın içi.
Hulusi Üstün
Serkan Babacan Bernard Shaw'ın 'Kara kız' ı vardır. Saçma sapan bir metin olarak akıp gider. Öykü bitirilince aç karna şeker yemiş gibi olursunuz. Birden bire zihnimizdeki solucanlar kımıl kımıl hareketlerle uzaklaşır giderler. Aslında iyi, hoş, doğru ve gerçek aşkı aramaya gerek olmadığını, onun bizim yanı başımızda durduğunu anlarız. Hakikati arayan kara kız sevmediği kaba bir İrlandalıyla evlenir, ona çocuk doğurur ve bahçede lahana yetiştirirken fark eder. Mutludur, aşk da o kaba saba İrlandalıdır. Hakikat de içinde bulunduğu razılık hissidir.
. . .
Bir kıyı kasabasında yaşayan, dağ gibi evlatları olan ve sabah birlikte çay, akşam çorba içebileceği eşi olan adam. Sen neyin mutluluğunu, doğruluğunu ve aşkını arıyorsun. O senin içinde bulunduğun haldir.


YORUMLAR