Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

İngiltere'de Demokrasi Türkiye'de ŞEFTALİ KONGRELERİ

12 Eylül 2022 - 13:04

İngiltere'de başbakan ve aynı zamanda Muhafazakar Partinin lideri Boris Johnson'ın istifasının ardından yerine geçecek kişinin belirlenmesi için genel seçime gidilmedi. Seçimi kazanan partinin seçtiği genel başkan seçim takvimi gelmediği için otomatikman başbakan oldu.

PARTİNİN ÜYELERİNDEN aidatlarını DÜZENLİ ödeyen yaklaşık 142 bin ÜYE yeni genel başkanı belirledi.
Seçimde partisinin üyelik görevlerini yerine getiren tam 172 bin 438 üyesi oy hakkına sahipti.

Katılım oranının yüzde 82,6 olduğu seçimde oyların 81 bin 326'sını Liz Truss, 60 bin 399'unu Sunak aldı. Diğer oylar geçersiz sayıldı. Ve Liz Truss Muhafazakar Partinin genel başkanı ve Birleşik Krallığın yeni başbakanı oldu.

Türkiye’de bu olayın bir örneğini yaşadık ; 1993 yılında Özal’ın ölümüyle Süleyman Demirel Çankaya köşküne çıktı. Boşalan DYP genel başkanlığı için 13 Haziran 1993’te kongreye gidildi.

Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Tansu Çiller’in yarıştığı kongreden Çiller galip ayrıldı ve Başbakan oldu.İngiltere’nin aksine DYP kongresinde sanırım bin civarında delege oy kullandı ve Tansu ÇİLLER 574 OYLA DYP GENELBAŞKANI ve başbakan oldu.

İngiltere’de kongreyi kaybeden Rishi Sunak ve eski başbakan Boris Johnson, Truss’u kutlayarak çok güçlü destek mesajları verdiler ve ülkeleri için daima yanında olacaklarını belirttiler.

Bizde ise o dönem Köksal Toptan, İsmet Sezgin ve yine Çillere muhalif Hüsamettin Cindoruk tezviratları kesmediler hatta Cindoruk kongreyi ŞEFTALİ KONGRESİNE yeni genel başkanıda şeftali güzeline benzetti.

Siyasette etkili bu iç isim yıllardır içinde bulundukları siyasetin anayasası siyasal partiler sisteminin, müdaheleye ve kontrole açık “ DAR DELEGASYONU ” sisteminin kurbanı oldular. Demokrasi adına hiç bir katkıları olmayan bu isimlerede bu olayda müstehaktı.

Türkiye’de parti genel başkanları ortalama 1200/1300 üst kurul delegesi ile genel başkan seçiliyor, İngiltere’de ise bu rakam 150.000/ 200.000 civarında.

Şimdi sorarım size liderlerin etkisiyle seçilen ve varlığı lidere bağlı olan bin delegeli seçimle mi demokrasi kanalları daha genişler ve adaletli bir seçim olur yoksa halk tabanına dayalı 200.000 üyeli bir seçimle mi ?

Türkiye’de kahve, lokaller, köy dernekleriyle beraber dernekler masasına bağlı siyasal partiler bu ülkeyi yönetiyor.Ucube siyasal partiler kanununu demokratikleştirmek için hiç bir partinin mücadelesi yok, hepsi iktidar için SEÇİM KANUNUNDA değişiklik adına kendi yararlarına Zati Sungurvari hareketler peşindeler.

Türkiye’yi yöneten siyasi partiler organizasyonunun düzenleyicisi siyasal partiler kanununa yeri gelirse Gemerek icra mahkemesinden bile parmak atılabiliyor. ( bknz. MHP, Akşener kongre talebi ) .

Türkiye’de ilçe il ve genel merkez kongreleri ortalama 400/600/1200 uydurukça seçilmiş delegasyonla oluyor ve siyaset tabana halka inemiyor. Parti seçimlerinde geniş delegasyona geçilmediği sürece kimse ülkeye demokrasi geleceğinden söz etmesin .

Son örneği spordan verelim; Ali Koç’un Fenerbahçe’ye seçildiği kongrede tam 26.000 üye oy kullandı ve Ali Bey başkan oldu, o kongrede seçilmiş 1000 civarı oy kullanılsaydı Aziz Bey gibi muktedir bir isim kongreyi kaybeder miydi ? Yani bizim partilerde Fenerbahçe kadar bile demokrasi yok.
Türkiye “ şeftali kongreleri “ değil “ demokrasi kongreleri “ yaptığı zaman büyür. Bu idrake vardığımız ve gereğini yapabildiğimiz gün ülke nefes alır.

Sağlıcakla…
Hakan ERMEMİŞ
Halim Küçükali

Bu yazı 139 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum