Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

(NİHAT SIRDAR, "Langa'nın Kıyısında",

29 Eylül 2023 - 15:14

Davutpaşa diye bilinen, Langa ile Kasap İlyas Mahallesi arasında kalmış bir sokakta otururdu anneannemler. İki Davutpaşa vardır İstanbul'da; biri Topkapı tarafında, biri de Samatya ile Aksaray arasında. Biz sahildeki Davut Paşa’daydık. Hemen evin dibindeki tren yolundan her geçişini merakla ve hayranlıkla izlediğim kırmızı ve krem renkli Sirkeci-Halkalı banliyö trenlerini, gittikleri ülkenin tabelalarını görünce bende merak uyandıran yolcu trenlerini seyreder, saatlerine kadar ezbere bilirdim. Anneannemin evinin hemen sol tarafında hala yok olmamış Langa bostanları vardı. "Ne bakıyorsun Langa hıyarı gibi" dedikleri o hıyarlar o bostanlarda yetişirdi işte..
Tren yolunun diğer tarafında ise Langa sahası vardı. Amatör lig maçlarının oynandığı bir top sahasıydı burası.
Hani eskiden her mahallede o mahallenin en işlek köşesindeki duvara asılan bir tabela olurdu. O tabelada yukarıdan aşağı sırasıyla "Maç-Saha- Saat- Not" bölümleri bulunur, tebeşirle mahallenin takımının o hafta kiminle, hangi sahada maç yapacağı yazılır, kiralanan minibüs ya da otobüsün kaçta, nereden kalkacağı haber verilirdi. İşte o tabelalardaki maçların oynandığı yerdi Langa sahası..
Dayımın da oynadığı "Sahil Gücü" takımı maçlarını burada oynar, zaman zaman Paşa'nın takımlarından da gelenler olurdu. Yaz aylarının büyük bölümünü anneannemde geçirdiğim için ben de maçlarda su satmaya giderdim oraya. Yazın maç izleyenler susadıklarında etrafta bakkal, büfe falan gibi bir tesis olmadığı için biz çocuklardan su alırdı.

Bu sahanın olduğu yere yıllar sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin -çok lazımmış gibi- kurduğu futbol takımının tesisleri yapıldı. Bu takım ve tesisler sonradan el ve isim değiştirerek Başakşehir Futbol Kulübü'ne dönüştü. Hemen bu sahanın yanında 80'li yılların ortalarında bir inşaat başladı. İSKİ'nin bir arıtma tesisi yaptığı yazıyordu tabelalarda. Zaten o tesisin yapıldığı yerin karşısında sahil yolunu geçince kocaman bir çöplük vardı.

Civar semtlerin çöpü sahil kenarına, Yenikapı'ya dökülürdü. Lodos estiğinde çöp kokusu ve iyot birbirine karışır, tuhaf ekşi bir koku kaplardı mahalleyi. İSKİ inşaatı öncesinde bu çöplük kaldırıldı. Alan temizlendi ve ortaya kocaman, boş bir yer çıktı..
O kocaman tesisin inşaatı 1988 yılında bitti. Açılışının Turgut Özal tarafından yapılacağı söylentisi mahallede yayıldı. Büyükler "Acaba bu tarafa gelir mi?" diye kendi aralarında tartışırken iki iri kıyım sivil giyimli polis memuru anneannemlerin apartmanının önünde durup "Burada oturan var mı aranızda?" diye sordu. Kamil dayımın "Buyur birader" şeklindeki hafif diklenmesini o iri kıyım arkadaşlardan birinin gösterdiği polis kimliği püskürttü. Binanın çatısına çıkmak istediklerini söylediler. Biraz da zor çıkılan çatıya sallapati bir merdiven aracılığıyla tırmanıp indikten sonra açılışa dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher'ın da geleceğini, olası bir suikast tehdidine karşı önlem almak için baktıklarını söylediler..

O zaman çocuk kafamla içimden "Demek ki Thatcher gelmese tehlike olmayacakmış" diye geçirmiştim. Turgut Özal'a da ileride bir ANAP kongresinde bir girişiminde bulunulacağını bilmeden.. Biz tabii ki açılış günü İSKİ binası önüne gittik ama kimseyi göremedik. Hediye dağıtılan şapkaları almanın mutluluğuyla tren yolumuza geri dönüp yol kenarındaki oto tamircilerden atılan boş teneke kutuları toplamaya devam etmiştik. O kutular hurdacıya satılacak ve ele geçen parayla dondurma alınacaktı çünkü.. (NİHAT SIRDAR, "Langa'nın Kıyısında", KAFA Dergisi, Eylül 2023)
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum