Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

SAKIN TÜRK'E ACIMAYIN BEYLER!

28 Eylül 2022 - 19:27

TC Orhan Kiliçoğlu

SAKIN TÜRK'E ACIMAYIN BEYLER!
TÜRK'ÜN PARASINI ÇATLAYINCAYA KADAR,
YETMEZ, IKINIP ÇIKARTINCAYA KADAR YİYİN!
''Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!''
(Han-ı yağma şiiri. Tevfik Fikret)
UTANIN EY UTANMAZLAR!
Japon'da ki asâlete,
Bizimkilerde ki rezâlete bakın!
Vaktiyle Japon ekonomisi büyük bir krize girer.
İç ve dış borçların toplamı korkunç meblağlara ulaşır.
Japon Devleti gırtlağına kadar borca gömülüp nefes alamayacak durumdadır.
Devrin Başbakanı Meclisi toplar ve kürsüye çıkar.
Japonya'nın içinde bulunduğu acı durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve der ki;
''Tanrı Şahidim olsun ki,
Şu andan itibaren devletimizin iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden pirinçten başka bir şey yemeyeceğim ve şu üstümdeki elbiseden başka ikinci bir elbise giymeyeceğim...''
Japon Başbakan, milletine verdiği sözü aynen tutar, pirinçten başka bir şey yemez, ikinci bir elbise almaz ve devletin en tepe noktasındakilerden en alt birimlere varıncaya kadar hemen herkesin katıldığı ''İSRAFTAN KAÇINMA KAMPANYASI'' başlatılır ve her devlet görevlisi tarafından noksansız uygulanır.
Neticede;
Japonya bütün borçlarını öder.
Toplumun bütün kesimleri de istisnasız israfı önleme kampanyasına katılır.
Japon imparatorunun sarayının ne kadar sade, ne kadar mütevâzı ve ne kadar gösterişten uzak olduğu dünyada herkes tarafından bilinir ve takdir edilir.
Japon İmparatorları,''İTİBARIN VE ASÂLETİN'' saraylarda, uçaklarda, gösteriş ve savurganlıklar da değil, sadelik ve tevazuda olduğuna inanırlar!
BİZDE ÖYLE Mİ?
Sn. Erdoğan’ın, Diyanet İşleri Başkanına ve din adamlarına Saray’da iftar yemeği verdiği masanın fiyatı eski parayla tam ''6 trilyon 500 milyar'' lira.
Masa 6.5 trilyon!
Ejderi, şu su busuyla ya üzerinde yenilenler kaç para?
Kimin parasıyla?
Kimin olacak, akşamları pazarlardan çürük sebze meyve toplayan zavallı- yoksul insanların parasıyla. Hiç acımadan, haya etmeden, zerre kadar hicap duymadan ve Allah'tan korkmadan!
Böyle bir masada iftar edenlerin, başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere o günkü oruçları kabul değildir!
Garibin, yoksulun parasıyla iftar et veya ettir, sonra da dinden imandan dem vur.
EY DİYANET İŞLERİ BAŞKANI!
Böyle bir masada iftar etmeye utanmadın mı?
Pazarda çürük meyve toplayan garipler aklına gelip hiç mi vicdanın sızlamadı senin?
MERHAMET- ADÂLET- KANAAT!
Yukarıda ki bu üç insani haslet, imanın şubelerinden ve ibâdetin meyvelerindendir.
Şayet bu hasletler yoksa O'insanın;
İmanı noksan,
İnsaniyeti hastalıklı,
İbâdeti ise gösterişten ibârettir.
Allah'ın emir ve yasaklarına uymayan ibâdetsiz ve tespihatsız bir toplum olduk!
Allah'ın mülkünde,
Allah'ın nimetleriyle doyup azarak,
Nimetleri veren Allah'a karşı âsiyiz ve muhalefet halindeyiz!
Allah'ta bizim gibi azan toplumlara içinden EN AZGIN olanını baş yapar. O' azgın Baş'ta halkı inim inim inletir.
O zaman ne yapmalıyız?
Aslında bu sorunun cevabı herkesçe bilinir de, şeytani nefisler ağar basar, işimize gelmez!
ORHAN KILIÇOĞLU

Bu yazı 192 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum