Sosyal medya

Sosyal medya

SOSYAL MEDYADAN
sicakyuva@gmail.com

Tembellik Hakkı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

29 Kasım 2022 - 16:41

Erhan Çipa
Özel mülkiyetin hakim olduğu toplumlarda “çalışma” katı bir “zorunluluk” kapsamında gerçekleşir. Kapitalizm, çalışanların bedenini olduğu kadar zamanlarını da satın almıştır. Oysa insanın çalışmamak, yaşamını sürgit kılmak için zahmete girmemek gibi bir içgüdüsü vardır; bu içgüdünün adı “tembellik”tir. Tembellik, çalışmanın kutsallaştırıldığı toplumlarda hakir görülür, aşağılanır.

Tembellik Hakkı, çalışmanın sarsılmaz bir değer haline getirildiği toplumların eleştirisini sunuyor; tembelliğin bir başıboşluk yahut aylaklık olmadığını öne sürerken, ütopik özleminin odağına özgürlüğü koyuyor: İnsanlığın kadim özlemi olarak zorunlulukların alt edildiği, insanın kendini tekrar bulduğu, özel mülkiyet hapishanesinin duvarlarının yıkıldığı, devletin ve diğer baskı araçlarının ortadan kalktığı bir toplumsal ve bireysel varoluşa işaret ediyor...


Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue’ın kaleme aldığı Tembellik Hakkı, Komünist Manifesto yahut Kapital gibi kendi alanında klasik haline gelen metinlere benzer bir şekilde, yayımlandığı tarihten bu yana hala büyük bir ilgiyle okunuyor.

Tembellik Hakkı Alıntıları - Sözleri
Her ürünümüz pazara sürümünü kolaylaştıracak ve ömrünü kısaltacak şekilde soysuzlaştırılıyor. Tıpkı insanlığın ilk çağlarının, üretimlerinin niteliğine bağlı olarak, taş çağı, tunç çağı adını alması gibi, bizim çağımız da sahtekârlık çağı diye adlandırılacaktır.

1857 yılında Brüksel 'de toplanan Birinci Hayırseverler Kongresi 'nde, Lile yakınlarındaki Marquette 'in en zengin fabrikatörlerinden biri olan Mösyö Scrive, kongre üyelerinin alkışları arasında, yerine getirilmiş bir görevin son derece soylu tatminiyle şöyle diyordu: "Çocuklar için bazı eğlence imkânları getirdik. Çalışma sırasında şarkı söylemeyi, çalışırken sayı saymayı öğretiyoruz onlara. Bu onları oyalar ve geçim imkânlarını sağlamak için gereken on iki saatlik çalışmayı onlara cesaretle kabul ettirebilir.

Çağımız çalışma asrıymış, öyle diyorlar; aslında acı, sefalet ve çürüme asrı...
Zorunlu çalışma yüz yıldır kemiklerini kırıyor, derilerini yaralıyor, sinirlerini bozuyor.

Abdullah Gözaydın
Necm 39 ayeti : İnsan için, yalnızca çalışmasının, gayretinin, hâlis niyetlerinin karşılığı vardır.

Pınar Saylav Sarı
Emekli olduğum halde hâlâ çalışıyorsam tembel değilim demekki .
"Sessizlik ve hareketsizlik eylemsizlik değildir.
Çiçek çevreyi kokuyla doldurur,
mum ışıkla..."
Günaydın erhan abi.

Erhan Çipa
Günaydın Pınar Savlav "çok çalışmak, fazladan mesai yapmak, stoklar yapmak bize öğretilen dayatılan bir şey olabilir “diyor bu kitap. Ben demiyorum ama üzerinde düşünelim istiyorum

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum