Timüs bezi vücudumuzun en gizemli ve hayati organlarından biri... Diğer organlarımızın tersine, onu ne kadar zorlarsak, ya da döversek o kadar güçlü b
ir şekilde bize hayatiyet, mutluluk ve güçlü bir bağışıklık sistemi sağlar...
Mutluluğun Merkezi; Timus Bezi
Timüs, birincil lenf organlarından biridir.
Timüs bezi, tiroit bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur. Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. Yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir. Timüs bezi ne kadar çok titreşirse kişi o kadar sağlıklı ve bağışıklık sistemi sağlam olur. Anadolu'da ağıt yakan kadınların göğüslerine vurduklarına hepiniz şahit olmuşsunuzdur. Bu tarz alışkanlıklar bize atalarımızdan, dedelerimizden kalma bir davranış biçimi olarak günümüze kadar gelmiştir. Buna bugün Timüs Vuruşu denmektedir.
Timüs Vuruşu (ayrıca mutluluk noktalaması olarak bilinir) negatif enerjiyi etkisiz hale getirir, sakinleştirir, enerjiyi düzeltir, iyileşme sürecine, yaşama bağlılığa destek olur ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Timüs üzerine hafifçe, sertçe vurma veya kaşımayla yapılan basit ama oldukça etkili bir enerji tekniğidir. Timüs sözcüğü Yunanca “thymos” yani ”yaşam enerjisi” kelimesinden gelir. Timüs bezi göğsün orta yerinde, iman tahtasının üst kısmının altında yer alır. Görevi, kendi yaşam enerjinizi yüksek frekansta titreştirmektir. Timüs bezi denge içinde olduğunda enerjiniz ve kuvvetiniz artabilmektedir. “Yaşam Enerjisi”nin yazarı Dr. John Diamond, timüs bezinin bedenin enerji akışını kontrol ettiğini ve düzene soktuğunu iddia eder. Haliyle, enerji akışında bir dengesizlik olduğunda, Timüs Vuruşu bunu düzeltmeye yardımcı olabilir. Timüs bezi, akıl ve beden arasında bağlantıdır, bu da duygusal ve fiziksel bir dengesizlik anında, timüsün daralmasına sebep olabilir ve hayati yaşam enerjisini tüketebilir.
Kişi göğsüne vururken Timüs bezini titreştirir. Bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçmeye çalışır. Bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse kişi o kadar genç ve sağlıklı yaşar ayrıca geç yaşlanır. Sizde parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız küçük vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz. Yada daha basit bir yolu kullanırsınız. "KAHKAHA" atabilirsiniz.
Çünkü kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir. Hani yıllar geçerde aradan bir arkadaşımıza rastlarız neşeli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce "hiç değişmemişsin, ne gamsızsın..." deriz ya, işte timüs bezinin gücü. Sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi genç tutar.
Avustralyalı Nobel ödüllü kanser araştırmacısı Sir MacFarlane Burnet timus bezinin aktif hale getirilmesiyle insan bedeninin kendisini kanserden koruyabilme yeteneğine sahip olacağını savunuyordu. Yıllarca süren çalışmalarından sonra elde ettiği sonuçlar çok şaşırtıcıydı.
Çocuklarda iri olan timus ergenlik döneminde bir ceviz kadar irileşiyor. Ama yas ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor. Ama bazı insanlarda ileri yaslarda bile hala ceviz büyüklüğünü koruması, bilimin henüz çözemediği alanlardan biri.
Timusun sağlığımız üzerindeki önemli yararlarından biri de T hücrelerini üretiyor olması. T hücreleri denilen lenfositler bedene zarar verebilecek zararlı hücreleri yok ederler. Bu küçük T hücrelerine yaşamımızı borçluyuz. AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor.
Timus göğüs kafesinin üst kısmının tam arkasında, göğsün tam ortasında yer alıyor. Timusu uyarmanın üç basit yolu var:
Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek. Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor. Her aktive olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor.
1993 yılında California Üniversitesi' nde Dr. Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış.
Timusu uyarmanın ikinci yoluiki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak. Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. Dr. John Diamond ve ekibi dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş. Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor.
Önemli olan; Hayatta çok şeye sahip olmak değil, çok az şeye ihtiyaç duymaktır.
ARAMA KELİMELERİ:
Timus bezi aklın merkezi mi?
Timus bezi düşünce merkezi mi?
Timus bezi nasıl güçlendirilir?
Timüs bezi çalıştırma
Timüs bezi Biyoloji
Timüs bezi mutluluk
Timus bezi ne zaman kaybolur
Timüs bezi Anatomisi
timüs bezi – ekşi
Timüs bezi hacamat


YORUMLAR