Turkuaz Karadeniz. Daha önceden de bahsetmiştik bu renk değişiminden. Emiliania huxyeli denen bir algin oluşturduğu zenginlik. Klorofili olmayan bir alg bu nedenle Karadeniz'e klorofil açısından bakınca bir şey görünmüyor ama çıplak gözle bakınca renk turkuaz.
Nedeni veya bu olayın tetikleyicisi ise 9-10 gün önce o bölgeye yağan Sahra tozlu yağış. Bir kere de olmadı defalarca yağdı yağdı.
Dedik ya hamsi balığı her nasıl oluyor ise bu yağışı kışın yağan yağıştan ayrıt edebiliyor.
Kış döneminde yumurta bırakmıyor ama bu dönemde yağış alan yere yumurtasını bırakıyor. Hemen sıcaklık veya tuzluluk demeyin onunla ilgisi yok.
O minicik gözler yumurtayı ne zaman nereye bırakacağını çok iyi biliyor.
Turkuaz renk Karadenizin kuzeyinden Romanya Bulgaristan rotası ile bize doğru geliyor. İşte bu nedenle İstanbul Boğazı turkuaz rengine bürünecek. Fotoğraflık enstantaneler yaratacak. Drone ile veya az yukarılardan doya doya foto film çekin.
İşte Doğu Karadenizde bizim sahillerimizden başlayarak Gürcistan Rusya ve Ukrayna sahillerine kadar uzanan yerde oluşan bu renk değişimi gelecek balık sezonu ve bir sonrası için müjde.
Şimdi bırakılan yumurtalar bu turkuaz renkle birlikte hareket edecek ve yumurtadan larva ve gençlik çağına çok sağlıklı ulaşacak.
Bu kış döneminde de bu balıklar yasal ağ gözeneklerinden kaçabilecek ve böylece gelişimlerini 2023 yılında büyük oranda sürdürecek ve 1 yaşına basacaklar. 2023 bahar ve yaz döneminde de bu genç nesil alg gelişimi olan yere yumurta bırakacak ve 2023/24 av sezonunda yakalanabilir boyuta ulaşmış olacaklar.
İşte bu döngü böyle devam edecek gidecek.
Ama aşırı avcılık yapılır ve bu sene yumurtadan çıkan balıklar 2022/23 döneminde tutulurlar ise onlara nesillerinin devamı için bir şans verilmeden sistemden çıkarılmış olacaklar.
Yani balıkçıların ince hamsi dedikleri sürülerin kesinlikle avlanmamaları gerekmekte.
Zaten sürdürülebilir balıkçılık için balık boyutu çok önemli ama cezanın kesildiği yer yanlış.
Balıkçı tezgahında yasal boyutun altında balık satana her bir balık için sattığı rakam kadar ceza uygulansa bakın balıkçılık nasıl kurtuluyor.
Kimsenin işine gelmiyor elbette.
Ben akademisyenim. Bizim dalımızda ben şöyleyim ben böyleyim demekle bir şey olunmuyor.
Prof ünvanı aldın diye de bir şey olmuyorsun.
Bilim dünyasına katkın ne?
Oooo efendim benim yüzlerce yayınım var demekle de bir şey olunmuyor.
Bu yayınları değerlendiren bir kriterler dizini var ve onun sonucunda "h" indeks diye bir şey ortaya çıkıyor.
Ben her rektörümüze bunu derdim.
Tüm öğretim üyelerini "h" indeksine göre sırala. En yüksek ortalaması olan bölüme en çok desteği ver.
Çalışan emek sarf eden bölümle yan gelip yatanı ayrıt et.
Oldu mu?
Olmadı.. Kimsenin işine gelmiyor ki?
O nedenle de dünya sıralamasında İRAN'ın bile gerisine düşüyoruz.
İşte balıkçılık ta böyle.
Denizdeki teknen büyük daha çok yakala daha çok kazan değil hedef.
Tezgahta sadece yasal boyutlardaki balık satılır. Bundan küçüğünü yakalarsan satacak adam bulamazsını sıkı sıkı uygula bak o zaman balık nesilleri nasıl gelişiyor, geleceğe balık nasıl kalıyor.
Günü kurtarmak ana mesele. Bu her kurum için geçerli. İşte balıkçılık işte akademik kriterlerimiz.
Konu edilmedi ama daha bu ay hava sahamızda Srilanka uçağı ile İngiliz havayollarını kafa kafaya çarpıştıracaktık.
Nedeni hava kontrolörünün dalgınlığı.
Bizde konu dahi olmadı ama iş uluslararası boyuta ister istemez taşınacak, kişi değil ülke olarak hesap vereceğiz.
Karadeniz’deki alg patlamasının ve neden olduğu Turkuaz rengin uydu perspektifi. Aynı görüntüde Ege denizindeki sert poyraz rüzgârlarının adalara çarpması sonucunda uluşan izleri de görmek mümkün.
Turkuaz renkli suların Karadeniz sahil kesiminden Boğaza yaklaşması. İşte bu nedenle Boğaz yavaş yavaş renk değiştirecek.
Ahmet Cemal Saydam


YORUMLAR