Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

FIKRALAR 18

03 Şubat 2021 - 15:58

RECAI SASMAZ
Recai sehrin en gözde semtinde bir büro tutmus, içini güzelce dösemis,kapiya da 'AVUKAT RECAI SASMAZ' yazili bir tabela asmis.
Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapi çalininca Recai sekreterine 'Kapiyi aç kizim' demis.
Sekreter kapiyi açip gelen adami Recai'nin odasina soktugu an da Recai eline telefonu alip konusmaya baslamis
-"O is tamam beyim, zaten benim aldigim bir davada kötü bir netice çikamaz, tabi...tabi hemen kurtaririz. Saban'i da ben kurtarmistim. Mahir'i de. Siz hiç merak etmeyin Ankara'da çok tanidik var...."
Konusma böylece bir kaç dakika daha devam ettikten sonra Recai sekreterinin odaya getirdigi adama dönüp:
-"Ahh efendim" demis
-"Kusura bakmayin sizi beklettim. Ama görüyorsunuz ki isler çok yogun.. Sizin ne davaniz vardi?"
Adam -"Hiiç" demis
 

-"Benim davam filan yok, ben telefonu baglamaya gelmistim!"

 

ZIDANE
Dünya Kupasi'ndaki hezimet nedeniyle halkin yüzüne bakamaz hale gelen Fransiz top cambazi Zidane; "En iyisi kilik degistirip sokaga çikmak" der ve yasli bir kadin kiligina girer.
 

Basarili bir makyajdan sonra Paris sokaklarinda gezmeye çikan Zidane
Karsidan uzun boylu bir sarisin kadinin geldigini görür ve yolunu keserek ;

-"Bon jour madame" (iyi günler bayan) der.
Hos sarisin da "Bon jour Zidane" deyince, ünlü futbolcu sasirir ve sorar :
-"Nasil tanidiniz beni?"
Sarisin kadin günes gözlüklerini indirir ve cevap verir :

-"Benim, ben.. Kalecininiz Barhtez"..

 

INSALLAH
Birgün adamin birisi karisina :
-"Hanim ben bugün kizima gideyim, aksama dönerim."
Karisi da:
-"Insallah de bey.."
-"Insallahi masállahi yok" demis ve yola koyulmus.
Yolda giderken asker subaylara catiyor, subaylarsoruyor "Su adresi biliyormusun?" diye
Adamda "Evet biliyorum" der sonra subaylar adami önüne katar ve üc gün üc gece yol giderler. Karisi adami bekler, bir gün yok iki gün yok, ücüncü gün yok.
Adaö eve geri döner ve kapiyi tiklar.
Karisi sorar
-"Kim oo"
Adam da
 

-"Insallah ben!!!"


 

ALISVERIS
Bir gun babayla kiz carsiya okul alisverisine çikmislar.
Alisverisi yapip eve donerken karsidan karsiya gecemiyolarmis.
Sonunda kizin aklina bir sey gelir ve babasina :
-"Baba bize okulda karsidan karsiya gecmeyi ögrettiler, once saga bakiyosun sonra sola derken...
-"PPAAAAATTTTTTT" diye babasi kizin ensesine vurur.
 

-"Kiz kismi ole saga sola bakarmi.."

 

DOSTUM
Erzurum'lunun biri bir adami oldürür, mahkemede hakim sorar;
-"Oglum, niye öldürdün adami?" der.
Adam:
 

-"Hakim bey, adam anama sövdü birşey demedim, bacıma sövdü eyvallah dedim, karıma sövdü tamam gardaş dedim, kızıma sövdü senin yolunu yedik dedim. o ki dostuma küfür etti ya hakim bey sanki başımdan aşağı gaynar sular döküldü. Ben de çektim vurdum.."

 

AUTOCAD MAYMUNU
Turistin biri evcil hayvan dükkanina girer ve hayvanlara bakmaya baslar.
Bu arada içeri giren baska bir müsteri tezgahtara bir AutoCAD maymunu istedigini söyler.
Tezgahtar hay hay der ve kafeslerden birine giderek bir maymun çikarir.
Maymunun tasmasini takarak müsteriye verir ve 5,000$ der.
Müsteri parayi öder ve maymununu alarak oradan çikar.
Sasirmis olan turist tezgahtara giderek;
-"Çok pahali bir maymunmus. Bunlarin çogu bir kaç yüz dolar iken o neden o kadar pahali?"
Tezgahtar;
-"O maymun AutoCAD'i çok hizli kullanir, hiç bir hata yapmaz, degerli bir maymundur," diye cevap verir.
Turist diger bir kafesteki maymuna bakar,
-"Vay bu daha da pahaliymis. Bu ne yapiyor?"
- "Ha, o bir dizayn maymunudur. Sistem dizayn edebilir,yerlesim projeleri yapar, çizimler yapar, spesifikasyonlar yazar, hatta bazı hesaplamalari dahi yapar. Hepsi de gerçekten faydali seylerdir." der tezgahtar.
Turist etrafa biraz daha göz gezdirir ve tek basina bir kafeste bir maymun görür. Boynundaki etikette 50,000$ yazmaktadir.
Soluk soluga tezgahtara gider.
-"Ya surdaki maymun ne yapiyor?"
 

-"Ha o mu? Onu gerçekte bir sey yaparken görmedim, ama digerleri ona "müdür bey" diyorlar..."

 

DEDIKODUCU
Adamin biri her sabah karisiyla öpüsüp mutlu mesut bir sekilde ise gitmek için otobüs duraginin yolunu tutarken basina gelecek felaketten habersizmis.
Tabiki bir diger adam da ona yavasça yaklasip kulagina egilerek fisiltayarak " pezevenk" der ve gider.
Adam ilk önce anlam veremez. Deli heralde, allah vurmus birde ben ugrasmayayim diye düsünür fakat her sabah bu olay gerçeklesir.
Adamin cani sikilmaya baslamistir.
Bu olaydan en sonunda bir aksam dayanaz ve karisina der ki
-"Karicim inan sinirlerim çok bozuldu.." der ve baslar olayi atlatmaya.
Tabiki karisida sasir ama anlayamaz.
Ertesi sabah adam ise giderken adam yine gelir ama bu sefer kulagina egilir;
 

-"Dedikoducu.."

 

SOSYAL ADALET
Bundan bir kac on yil önce genç bir Türk isadami Güney Afrika'da is gezisine gitmis
Her sey umdugundan daha basarili ve çabuk gelismis.
Sözlesme bile imzalanmis. Dönüsüne tam bir gün var.
Büyük sinemalardan birinin önünden geçerken dikkatini "Ghandi" filmi çekiyor.
Hani su bol Oscar'li uzun film. Hemen taksiden iniyor ve dogru gisenin önündeki kuyruga.
Insanlar tuhaf tuhaf, bakiyorlar genç isadamina:
-"Beyfendi, siz yabancisiniz galiba ?"
-"Evet, nereden anladiniz?"
-"Burada beyazlar kuyruga girmezler, onlar dogrudan giseye gider biletlerini oradan alirlar."
Adam biraz mahçup, tüm kuyrugu geçip gidiyor giseye.
Evet... beyazlar için ayri bir pencere:
-"Iyi günler efendim, bir koltuk rica ediyorum, arkadan ve ortadan lütfen."
-"Beyfendi, siz yabancisiniz galiba ?"
-"Evet, nereden anladiniz?"
-"Burada beyazlar, koltukta degil, balkonda otururlar."
-"Peki bir balkon lütfen"
Adamcagiz, balkonda filmi seyretmeye devam eder etmesine de, Güney Afrika'da bizim sinemalar gibi "Frigo buz, Frigo buz" uzun uzun aralar yok ki; sikisir. Etraf karanlik, herkes filmi izliyor, dayanamaz Ve ayaga kalkmaya karar verir. Tam kalkacak, yandaki sorar:
-"Nereye beyfendi?"
-"Hiiç... Tuvalete.."
-"Beyfendi, siz yabancisiniz galiba?"
-"Evet, ama nereden anladiniz?"
-"Burada beyazlar, tuvalete gitmez ki, balkondan asagi iseyiverirler."
Adam iyiden iyiye saskin, tek güvendigi etraftaki karanlik. Balkonun korkuluklarina dayanir ve tam çisini ederken, asagidan bir zenci seslenir
-"Heeey yabanciii...!!!"
Adam iyiden iyiye saskin, karanlikta ve sadece çisinden tanindigi için ürkmüs... asagidaki devam eder:
 

-"Insan sadece birinin kafasina etmez ki, söyle bir serpistirir. Bu memlekette sosyal adalet var, sosyal adalet!.."

 

MUCUK
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir.
Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, "MUCUK!.." bir öpücük sesi ve ardindan "SIIRRRRAAAK !" diye bir tokat sesi duyulur.
Tünelden ciktiktan sonra yasli kadin
-"Aferin genc kiza, nasil da yapistirdi tokadi" diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da :
-"Zevksiz herif, bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi " diye dusunmektedir.
Albay ise :
-"Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik" diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
 

-"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi Albaya..."


 

HAKEM
Maçin tam ortasiymis.
Oyunculardan biri hakemin yanina yaklasir ve:
-"Kopeginizin ismi nedir?"
-"Benim kopegim yokki!!!"
 

-"Çok garip. Hem körsünüz hem de kopeginiz yok!!"


 

 

BENZIN
Temel arabasiyla giderken sehrin yakininda bir köyde benzini biter.
Ulan ne yapsam da sehirdeki benzinciye kadar idare etsem der.
Aklina depoya isersem sehre kadar idare ederim fikri gelir.
Temel depoya iserken köylülerden biri bunu görür.
Köylü, kendi kendine "Ulan bu adam ne yapiyor?" der ve temelin yanina yaklasir.
Temele:
-"Hemsehrum senin bu yaptigun normal midur?" diye sorar.
Temel adama döner:

-"Hayir kursunsuz"




 
SARHOS
Temel iyice içmis, gecenin ikisinde kapisinin önüne gelmis.
Anahtarini çikarip, kapiyi açmaya çalismis. Ama anahtar deligini bir türlü bulamiyor.
Tikirti üzerine karisi balkona çikar. Temel'i asagida görünce:
-"Ula Temel, hacan anahtarumi kaybettun?. Saa anahtari atayum mi?"
Temel hafiften basini yukari kaldirip:

-"Yok karicugum. Anahtarum vardur. Sen baa bi deluk at.!"




 
PENGUEN
Bir gün Temel bir penguene tasma takmis ve onu köpek gibi gezdirmeye baslamis.
Yolda Temel'i gören bir hayvansever:
-"Ne yapiyorsunuz siz? Yazik degil mi bu hayvana! Çabuk bu pengueni hayvanat bahçesine götürün.." demis
Aradan 1-2 saat geçmis. Hayvansever ile Temel ve penguen yine yolda karsilasmislar.
Adam Temel'e neden hayvanat bahçesine götürmedigini sorunca :

-"Hayvanat bahçesine götürdüm. Simdi sinemaya götürüyorum."



 
ESKIYA
Önlerini birden eskiyalar kesmis, eger isimleri akrabalarinin isimlerinden degilse öldüreceklermis.
Temel'e demis ki:
-"Senin adin ne?"
-"Adim Temel"
-"Tamam, seni öldürecem."
Sira Fadime'ye gelmis;
-"Senin adin ne?"
-"Fadime" demis
Sira yine Temel'e gelmis
-"Senin adin neydi?"

-"Adim Temel de kahvede Fadime diyular"


 
DAHI LAZ
Dünya Genetik Projeler Yarismasi yapiliyormus. Tüm ülkelerden genetik
profesörleri yarismaya çalismalari ile katilmis. Ilk Fransiz profesörün
çalismasinin basina gelmisler. Jüri baskani çalismasinin ne oldugunu
sormus.
Fransiz profesör baslamis anlatmaya:
-"Ben inek genleri ile tavuk genlerini birlestirdim, Ortaya çikan mahlukatin eti kirmizi et kadar lezzetli, beyaz
et kadar saglikli oldu" demis..
Ardindan diger çalismalari ülke ülke gezmeye baslamislar. Sira gelmis Türkiye'den bizim Laz profesöre,
Jüri baskani:
-"Sizin çalismaniz nedir?" diye sormus.
Laz profesör anlatmis:
-"Ben demis, karpuz genleri ile hamamböcegi genlerini birlestirdim!"
Birden tüm jüri üyelerinden bir kahkaha kopmus ve baskan Laz profesöre :
-"Bu çalisma ne ise yarar?" diye sormus.
Laz profesör:

-"Acayip ise yariyor, karpuzu kesiyosun, çekirdekleri kaçisiyoo"


 
HAMAMBOCEGI
Fikra gibi bir gercek hikaye.

Istanbul Çemberlitas'da 20 elamanli bir kuyumcu atölyesi isleten bir isverenim.
Geçen yaz gece mesailerimiz bir hayli çoktu, benim öyküm yemekle ilgili.
Elemanlarima rizeli çok sevdigimiz büfeci arkadasimizdan sosisli patades söylüyorduk
ama gel gelelim elemanlarimiz patadesin içinden hamam böceginin çiktigini söylediler.
Ben büfeci arkadasi çagrip ikaz ettim.

Bir gün sonra tekrar ayni yigecegi ayni büfecimize söyledim.
On dakka sonra elemanlarimdan bir tanesi elinde patades kizartmasiyla bana geldi ve
içinde kizartma olmus hamam böcegine rastladim.
Hemen yanima büfeciyi çagirdim ve sordum ne is büfecinin cevabi:

-"Abi kusura bakma o kadar temizlemistim gene de kalmis ha!"


 
KOLA MAKINASI
Temel ile Dursun amerikaya gitmisler
Hava alaninda dursun çantalarla ilgilenirken Temel de etrafi geziniyormus.
Bakmis bi kola makinasi, baslamis para atmaya.
Bu sirada isi biten Dursun bi bakmis ki Temel kola makinesine para atip kola aliyo
Etrafinda yüzlerce kola kutusu. Hemen kosmus yanina.
"Na'piyosun!!" demeye kalmamis, Temel basmis cevabi:

-"Karisma bugün sansim çok iyi."


 
VERGI
Bizim Temel uluslararasi ekonomi toplantisina katilir...
Devletin topladigi vergi dagilimini tartisirlar...
Konusmacilardan biri Amerikali, biri Avrupali, biri de Temel..
Ortaya bir fikir atilir... Halktan toplanan vergiler nasil dagilim yapilacak.

Amerikan vatandasi söz alir:
-"Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladigimiz vergileri havaya atariz... Çizginin soluna düsen paralari halka hizmet olarak geri veririz, sag tarafta kalan devlete kalir, yatirim yapariz..."

Derken Avrupali söz alir ve:
-"Bizim Avrupa’da baska ama ona benzer bir uygulama yapariz... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atariz. Dairenin disinda kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düsenleri devlet harcamalarina kullaniriz... "

Sira bizim Temel’e gelir ve baslar anlatmaya:

-"Ula usaklar ne güzel anlattunuz. Keske bizda sizun çirkefluklerunuzi degil da habu çaliskanlugunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamiz yok... Bizde daha kisa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düsenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner..."



 
MUTEAHIT TEMEL
Bizim Temel, Amerikali ve İngiliz’le telefon diregi dikme ihalesine girmis. Müdür söyle bir öneri getirmis:
-"Hepiniz ayni teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarisma yapalim, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak..."
Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmis. Amerikali 40, Ingiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmis. Müdür kizmis:
-"Nasil olur, bak digerleri bir sürü direk dikmis??..."

-"Mudür bey siz onlarin diktugu direkleri görmedunuz... Nerdeyse tamami disarda..."


 
HALINE SUKRET
Dursun, çok feci bir trafik kazasi geçirir...
Koma halinde hastaneye kaldirirlar. Tedavi olurken kendine gelir.
Yataginda bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabilesir.
Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:

-"Ben tek kolla nasil yasarum simdi!?"
Diye bagirip çagirir. Kendini hastanenin penceresinden atip intihar edecegini söyler.
Doktorlar basina toplanir, bakarlar Dursun ciddi, baslarlar nasihata:
-"Bak evladim, insan tek kolla da yasayabilir, ölmedigine sükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yil Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmistik... Ama o senin gibi bagirip, hastaneyi birbirine katmadi. simdi de gül gibi yasayip gidiyor. İnanmazsan git de bak."
Dursun, bir an sakinlesir, gider yukari mahallede Temel'i bulur.
Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kivir kivir oynuyor,
hem de nasil oynuyor...
Bizim Dursun'un kafasi karisir ve hayretle Temel'e yaklasir:
-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edecegidum.
Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karsi teselli oldum...
su dünyanin haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum,
sense iki koli yok göbek ataysun..."

Derken, Bizim Temel patlar:

-"Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sirtim fena halde kasuniyi... Patlayrum daa."

Bu yazı 115 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum