Behlül Dane

Behlül Dane

Bu Hayatı Neyleyim, Bana Seni Gerek Seni...
balatfener@gmail.com

FIKRALAR 29

03 Şubat 2021 - 17:57

Bir kürt ve Temel Amerikaya zengin olmak için gitmişler. 
1 sene sonra aynı yerde tekrar buluşmak üzere ayrılmışlar... 
Bir sene sonra Temel yine aynı şekilde beş parasız buluşma yerine gelmiş. 
Daha sonra yanına bir limuzin yanaşmış ve içinden smokin giymiş bizim kürt çıkmış. 
Kısa bir selamlaşmadan sonra 
-Temel: Valla ben hiç bir baltaya sap olamadım der. 
Ama görüyorum ki sen oldukça iyi durumdasın. 
_ Kürt: Eh işte durum iyi der. Valla bu amerikalılar salak. 
Bir fal makinası yaptım. 
5 dolara elini makineye koyuyorsun ve fala bakıyor der. 
Daha sonra yine bir sene sonrası için sözleşirler. 
Bir sene sonra yine kürt limuzini ile gelir ve beklemeye başlar. 
10 dk sonra tepeden dabadabadabna bir helikopter iner ve içinden bizim Temel çıkar. 
Kürt şaşırır. 
Ulan nasıl olduda bukadar zengin oldun?
 - Temel : Valla bu amarikalılar çok salak. 
Ben senin makineyi biraz geliştirdim der. 
5$'a elini veriyorsun fala bakıyor. 
10$ vermezsen elini geri alamıyorsun.


Sınıfta öğretmen sormuş: Dalda üç kuş var, birini vurdum kaç tane kalır? 
Çocuk cevaplamış: Hiç kalmaz örtmenim. 
"Olur mu oğlum" demiş öğretmen, "2 tane kalır.
 "Olmaz öğretmenim" demiş çocuk, 
"siz birini vurunca diğerleri aptal değil ya sesten ürküp kaçarlar...
" Öğretmen şaşırmış ve " Aferin oğlum, cevabın yanlış ama düşünce tarzını beğendim." demiş. Sonra çocuk, "Öğretmenim, ben de size bir şey sormak istiyorum: 
Karşıdan üç tane bayan geliyor, üçü de dondurma yiyor, ama biri yalayarak, biri ısırarak, diğeri de emerek yiyor dondurmayı. 
Sizce bunlardan hangisi evlidir?
 " Öğretmen kızmış ama, cevap veremedi dedirtmemek için belli etmemiş,
 "Emerek yiyen evlidir" demiş. 
Çocuk, "Olur mu öğretmenim ne alakası var, parmağında yüzük olan evlidir" demiş, 
"Ama düşünce tarzınızı beğendim."    

Adamın biri bir gün İngiltere'ye gezmeğe gitmek istemiş. 
Tabi ingilizce bilmediğinden arkadaşına sormuş: 
-Yav ben İngiltere'ye gidince onlarla nasıl anlaşacağım? demiş. 
Arkadaşıda: 
-Bak konuştuğun her cümlenin sonuna 'ing' koy , onlar senin ne demek istediğini anlarlar demiş. 
Ve adam ingiltere'ye gitmiş ve solugu bir cafede almış. 
Arkadaşının taktiğini uygulamaya başlamış ve garsonu çağırmış: 
-Sen bana bir çay getirebiling? demiş ve garson şaşkın şaşkın çay getirmeye gitmiş. 
Garson çayı hemen getirmiş. Adam demişki: 
-Bak , ben ne güzel ingilizce konuşuyoring değiling? demiş. 
Garson lafı yapıştırmış: 
-Ben Türk olmaying , bok içerdin çaying!


Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü birde çok kötü haberi olduğunu söyler. 
Daha sonrada ilk önce hangisini söylememi istersiniz diye sorar. 
Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. 
Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. 
Hasta yıkılmıştır. 
Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilirki ?"
Doktor "Dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim."    

Askerde kamuflaj yarışması var... 
Herkes cuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri çıkarıyorlar komutan onaylıyor... 
Birinci çuvala vuruyor.. 
Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvalı.... 
İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. 
Komutan gene beğeniyor.. 
Böyle on onbeş çuval geziyor. 
Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar... Enson çuvala vuruyor ses yok... 
Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok... 
Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... 
Çuvaldan kan sızmaya başlıyor.. 
Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: "Patateeeeeees"


Adamın biri bir gün meyhaneden çıkmış tabii kafasıda iyi. 
Yolda bir ayağı kaldırımda bir ayağıda yolda yürüyormuş. 
Adamın biri bunu görüp yanına yaklaşmış. 
Ve de merakını gizleyemeden sormuş. 
-Ya hemşerim , niye bir ayağın asfaltta bir ayağın kaldırımda yürüyorsun? 
Bir yerde yürüsene? demiş. 
Adamda ona: 
-Allah razı olsun hemşerim sana. 
Bende acaba ne zaman topal oldum diye düşünüyordum.    


Bir adam diğerine sordu:
Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?
-Hem de fazlasıyla sadık. 
Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.
-Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?
Şimdiye kadar 5 kere sattım. 
Her seferinde de geri geldi.


İki general bir cafede oturup konuşuyorlarmış. 
İçkinin de etkisiyle generalin biri "benim bir erim var çok salak demiş. 
Diğeriyse "hayır, benim bir erim var o daha da salaktır." demiş. 
Tartışma çok büyümeden kimin askerinin daha salak olduğunu anlamak için yarışma gibi bir şey yapmaya karar vermişler.
 İlk general askerini yanına çağırıp "oğlum, git bana şu 5000 lirayla bir Mercedes al gel" demiş.
 İkinci general de askerini çağırıp "git bak ben ordu evinde miyim?" demiş. 
İki asker yolda karşılaşmışlar. İlki "ya benim general çok salak. 
Bu günün pazar olduğunu bildiği halde beni araba aldırmaya gönderdi." demiş. 
İkincisiyse "benim general daha salak. 
Yanında telefon dururken, beni ordu evine gönderdi." demiş.
    

Külkedisi meşhur baloya gitmek için tam hazırlanmaya başlayacakken regl olduğunu farkeder. 
Tüm aramalarına rağmen üvey kardeşleri orkid ve tamponları sakladığından çaresizlik içinde ağlamaya başlar. 
O sırada iyilik perisi elinde bir tamponla belirir ve saat tam geceyarısı evde olması gerektiğini sıkı sıkı tembihler. 
Külkedisi büyük bir neşe içinde baloya gider ve gecenin en güzel kızı olarak bütün bir gece yakışıklı prensiyle dans eder. 
Vaktin nasıl geçtiğini anlamayan külkedisi birde bakar ki geceyarısına on saniye kalmış. 
Panik içinde toparlanıp kaçmaya çalışırken büyük bir patlama olur . 
Tampon balkabağına dönüşmüştür....

Bu yazı 98 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum