Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

ATATÜRK DÖNEMİNDE HAYVANCILIK, ŞARBONUN YOK EDİLMESİ

24 Ocak 2019 - 04:16

[ …Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, devlet hayvancılığı koruma altına aldı; hayvancılık yapan çiftlikleri destekledi, damızlık hayvan dağıttı.

Hayvanların veteriner ve aşı gereksinimlerini ücretsiz karşıladı. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Eskişehir, Kırklareli, Kayseri, Adana, Diyarbakır, Sivas, Erzurum ve Kars’ta hayvan pazarları açtı. Hayvanların pazarlama ve taşınmasına yardım etti. Veterinerlik mesleğine önem verildi.

Veterinerlerin çalışma ve ücret koşulları iyileştirildi. Pendik ve Erzincan’da Bakteriyoloji Laboratuarları, Ankara ve Mardin’de Serum Müesseseleri açıldı. O güne dek yurtdışından getirilen, 36 tür aşı ve serumun tümü, Türkiye’de üretildi.

Bu sonuç, hayvancılık alanında gerçek bir sağlık devrimiydi…1928 yılında, ‘Hayvan Sağlık Zabıtası Kanunu’ adlı bir yasa daha çıkarıldı. O dönemde kimi gelişmiş ülkelerde bile bulunmayan yaklaşımlar içeren bu yasa, Türk veterinerliğine yeni bir boyut kazandırdı.

Bu yasa ve 1931’de çıkarılan 517 maddelik kapsamlı ‘Hayvan Sağlık Zabıtası Nizamnamesi’yle, uygulamalar tüm ülkeye yayıldı…

 

Yapılan çalışmalar, sonuçlarını kısa sürede verdi. Yabancı uzmanların hayal olduğunu söylediği, sıra dışı başarılara ulaşıldı. Türk hayvancılığını yokoluşa götüren sığır vebası, 10 yıl içinde yenilmiş ve 1932 yılında tümüyle yok edilmişti. Hayvanların hemen tümü aşılanmış, çiçek, şarbon gibi hayvan hastalıklarıyla mücadelede, büyük ilerleme sağlanmıştı. Çiçek kontrol altına alınmış, şarbon yok edilmişti…

 

Cumhuriyet Hükümetleri, hayvan hastalıklarla savaşım yanında, modern hayvancılık yöntemleri geliştirdi ve köylüleri eğitti. Örnek ahır planları geliştirildi. Mera ıslahına özel önem verildi. Cılız durumdaki doğal otlakları, verimli yapay çayırlıklar haline getirecek ve Doğu Anadolu’ya hizmet verecek, Kayseri Yonca Tohumu Temizleme Kurumu açıldı. Kurum’un elemanları, çevreyi dolaşıyor ve çiftçiyi bilinçlendirerek, örnek uygulamalar yapıyorlardı…

 

Hayvancılığa gösterilen özen ve yoğun çalışmalar sonucunda; 1923’te 15 milyon olan koyun sayısı, 1938’de 23 milyona; 4 milyon olan büyükbaş hayvan sayısı, 9 milyona çıktı. Tavukçuluğun iyileştirilmesi için, çiftçi elindeki az verimli ırklar yerine, en yararlı ırkların geliştirilmesi için Ankara’da bir Tavukçuluk Enstitüsü kuruldu. Kümes hayvancılığı yaygınlaştırıldı…]

HASAN KILIÇASLAN