ÜLKÜDAŞLARIMA BAYRAMLIK YAZI....
Mübarek bir bayramın arefesinde sizlere gönüllerinizi ferahlatacak,''Ben ümmetimin güzel ahlaklısını severim'' diyen Resululah efendimizin sözünden yola çıkarak sevgi, savgı ve kardeşliğimizi hakim kılacak güzel şeyler yazmak isterdim ama yüreklerimizi işgal eden kara bulutlar, fikir ve düşünce sistemimizi altüst eden kara basanlar yüzünden artık fazla konuşmanın bir anlamı ve öneminin kalmadığı düşüncesindeyim..
Baş koyduğun kutsal ülkü davasında ülkücüyü birbirine hasım haline getirecek,herkesin birbirini suçlamaya başladığı yeni yol ve yöntemler ortaya çıkmışsa, orada artık hangi mücadeleyi verebilir ve hangi katkıyı sunabilirsiniz..
Davanızı temsil noktasında bulunanlar sırf postlarını korumak adına bu davaya canını,malını,herşeyini feda insan ülküdaşlarını partiden atmaya başlamışsa,ve dahası kendi menfaatleri için siyasi iktidarla işbirliği yaparak gözlerini karartmaya başlamışsa,orada Ülküdaşlık hukuku bitmiş demektir.
Ülküdaşlık hukuku birilerinin vekil ve belediye başkanı olmasından ve cebini doldurmasından daha çok önemlidir bana göre.Kutsal ülkü bayrağını zirveye dikmek için gecesini gündüzüne katarak koşturan,çoluğunun çocuğunun rızkından keserek davası yolunda harcayan yüreğine vatan,millet ve bayrak sevdasından başka bir sevda koymayan yiğit gardaşlarım önce gelir her zaman…
Bu nedenledir ki, onların hassasiyetini ilmek ilmek dokumuşumdur yüreğime,Üç günlük dünya da hatır gönül yıkanlarla işim olmaz.Beş kuruşluk menfaat için dokuz takla atanlardan da fersah fersah uzak durdum hep....
Ana rahminden yeni doğmuş çocuk gibi aşk ve heyecanla sevdasını yüreğimde taşıdığım kutsal ülkü davasına kalemimle hasbelkader hizmet verdim.Dostumuz kadar düşmanımızda oldu bu yolda,Sevenimiz kadar nefret edenlerle de karşılaştık.Ancak yılmadan,yıkılmadan dimdik ayakta bugünlere kadar geldik ..
Yaklaşık üç yıl önce Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ ye ''Başkanlık divanını değiştiriniz, yoksa çok büyük sıkıntılar olacak'' diye defalarca uyarıcı yazılar yazmama rağmen,yazdıklarımız ve söylediklerimiz hiç dikkate alınmamış,buda yetmezmiş gibi demokratik bir hakla kongre talep eden ülkücü adaylara karşı adeta linç kampanyası başlatılmıştır.
Herkesin birbirini suçladığı ve ağız dolusu hakaret ettiği şu günlerde ilk defa partime olan inancımı ve güvencimi kaybettiğimi itiraf ediyorum.Ülkücü bir yazar olarak sırf Balgat rahat etsin diye artık Ülkücü yazar sıfatını da bir kenara bırakıyor,hepinizi Allaha emanet ediyorum.
-Neyine güveneyim de get yalan dünya......
Ertuğrul KALAFAT
