7 Temmuz'dan beri, Türkiye oldukça zor günlerden geçiyor.
Her gün, şehit haberleriyle sarsılıyor, her gün bir annenin iç yakan yakarışlarına tanıklık ediyoruz.
Gencecik hayatlar gözümüzün önünde son buluyor.
Kimisi terhisine göz açmalık bir süre kalmışken, kimi heyecanla baba olmayı beklerken can veriyor...
24 saatte; 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 değil tam 9 ŞEHİT!
Onlar Birer Sayı Değil, İnsan! Türkiye Gencecik Şehitlerine Ağlıyor!

Bu gün toplam kaç şehit ve yaralı var? Kimin umurunda?
Öylesine duygusuz bir toplum olduk ki, sormayın gitsin. Baksanıza her
gün şehit haberleri geliyor ama ne bunu duyan var… Ne de neşesinden
bir an olsun taviz veren var.
Eskiden biz Türkler, memleketimizde bir cinayet haberi işlendiğinde ve
bunu haber programlarında izlediğimizde anında tepkimizi koyardık.
Asla da milli duruşumuzdan taviz vermezdik.
Oysa bugüne bakın…
Bakın da hizaya gelin…
Neredeyse hergün şehit haberi gelen bir ülkede ne bir üzüntü var…
Ne de üzüntüyü anımsatacak ufacık da olsa bir kırıntısı var…
Sanki kimse ölmüyormuş gibi…
Sanki ülkede huzur çokmuş gibi…
Sanki ucuzluktan millet yolunu şaşırmış gibi…
Sanki siyaset çok iyi gidiyormuş gibi…
Kimse, kimsenin umurunda dahi değil.
Vur patlasın, çal oynasın!
Ne diyelim, şehitlerimiz geldikçe televizyonlardaki eğlence programlarından kimse ödün dahi vermiyor. Hatta bir haftalık yas dahi tutmuyor. Siz bırakın bir haftayı, 1 dakikalık yas tutma düşüncesini bile kalbinde taşıyamıyor.

Hatta ve hatta, şehit haberlerine kulaklarını tıkayanlar, televizyon
programlarında daha da coşuyor. Sanki ülkede huzur varmış gibi Türk
toplumu uyutuluyor. Daha doğrusu Türklük böylece yok edilmeye
çalışılıyor.
Böylelikle Türklük ruhu toprağa gömülmek üzere…
Eeeee, ne diyelim; böyle topluma böyle iktidar yönetimi az bile.
Allah sonumuzu hayır etsin....
Mustafa Günaydın
