Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

İBRETLE OKUYUN, SONUNDA MUTLAK LÂNET OKUYUN!

12 Ekim 2020 - 08:39


Konumuz yine ihanet!

Hem de öyle bir ihanet ki!

Karadeniz Bölgemizin iki müstesna dava adamı Yasemin Hanım ve Halis Egemen Bey kardeşlerim ziyaretime geldiler ve uzunca bir sohbetimiz oldu.



Yasemin Hanım ve eşi Halis Bey, Trabzon’un iki köklü âilesinin iki muhteşem, iki çilekeş, ülkücü davaya ömürlerini adamış iki güzide evlâtlarıdır.



Konumuz her zaman ki gibi Türklük ve vatandı.

Üç ülkücü bir araya geldiğinde konu elbette ki Türklük ve vatan olacaktır.



İhanetlerden, Türk’e kurulan kirli tuzaklardan, bilerek ve kasten nasıl çökertildiğimizden söz ettik.



İŞTE SİZLERE KORKUNÇ BİR İHANET DAHA!

İhanetin üniversitelerdeki kolu!

Türk'e nasıl kıyıldığının korkunç belgesi!

İbretle okuyun, sonunda mutlak lânet okuyun!



Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu, Ankara Tıp Fakültesi’nde asistan iken doktorasını bitirmek üzereymiş. Astım hastalığı hakkında bir tez hazırlamış hocalarına sunmuş. Bölüm başkanı olan hocası tezi herkesin gözü önünde çöpe atmış.



O çöpe atılan tezi birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel dergisinden birinde yayınlanmış. Ankara ona doçentliğini vermediği için Finlandiya’da Doçentlik ünvanı alan ilk yabancı olmuş.



Finlandiya’da bakteri çalışmaları yaparken Bilkent Üniversitesi Rektörüne ve Genetik Bölümüne başvurarak “Gelin bunu birlikte yapalım, patenti Türkiye’ye ait olsun” önerisini yapmış. Gelen yazılı yanıtta “Başka işiniz mi yok, siz galiba iş arıyorsunuz” deyip kabul etmemişler.



Türkiye’de yüzüne bakılmayan, tezi herkesin gözleri önünde çöpe atılan Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu gerçek bir Türk hanımefendisi. Finlandiya’da doçentlik ünvanını alan ilk yabancı.



Kendisi kireçlenmenin müsebbibi olan ve nanobakteri adı verilen mikrobu bulmuş. Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller almış. 2,5 yıldan beri NASA’da (Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi) çalışan ilk Türk Bilim Kadını.



Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerinde önemli bir buluşu açıklanacakmış.



Dünya çapında tanınan ve buluşlarının patent değeri yüzlerce milyon Dolar olan böylesi büyük bir bilim adamını Türkiye tanımıyor, Türk yetkililerden aldığı tek bir tebrik bile olmamış. Bilim dünyasında ona “Türklüğünden vazgeç, daha çok parla, dünyada şöhret ol” diye akıl verenlere o inatla “Türklüğümden asla vazgeçmem” demeye devam ediyor.



Türk olması her yerde kendisi için büyük bir sorun olmuş. Finlandiya’da Türk olduğundan hiç biz zaman söz edilmemiş.

Vatandaşlık başvurusu bile yapmamış ama O'nu hep Finli gibi tanıtmışlar dünyaya. Mesela NASA’ya gittiğinde, Finlandiya'nın tüm gazeteleri “NASA’ya giren ilk Finli” diye başlık atmışlar.



Başarılı bilim insanlarının bulunduğu dünya çapında bir törene çağrılmış. Bu törene elinde Türk bayrağı ile gittiğinde, elindeki Türk bayrağını alıp Finlandiya bayrağını taşımasını istemişler. Bu olay çok ağırına gitmiş.



Finlandiya Hükumeti buluşunu bilim dünyasına açıklamak üzere Neva Çiftçioğlu'nu New York’ta bulunan dünyanın dört büyük laboratuarından biri olan Cold Spring Harbor Laboratories’e göndermiş.



ABD'li bilim adamları kendisine, ''Bak sana hiç kimse sahip çıkmıyor, sen neden hâlâ Türk olmakta ısrar ediyorsun?'' diye soruyorlar.



Bu üzücü olaydan sonra Türk milletine soruyorum;

Ne zaman akıllanacaksın?

Ne zaman titreyip kendine döneceksin?

Ne zamana kadar hırpalanıp aşağılanacaksın?

Ne zamana kadar sana öz vatanında parya muamelesi yapacaklar?

Türklüğünü, tarihini aşağılamayan, seni horlayıp, sana hırlamayanları, senden olup seni kucaklayanları ne zaman bulup kendine baş yapacaksın?



11 Ekim 2020

ORHAN KILIÇOĞLU