"GEÇİCİ MADDE16- Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek
sayfa: 83
eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı kayıt belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, yapı kayıt belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir."
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Takdire bırakıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Katılıyoruz.
MEHMET DOĞAN KUBAT (İstanbul) - Gerekçe…
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Maddenin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'yla uyumlu olmasını sağlamak, Gelibolu tarihî yarımadasının kültürel ve tarihî değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak, geliştirmek ve bu alandaki yapılandırmayı sınırlandırmak, üçüncü kişilere ait taşınmazlar ile sosyal donatı için tahsisli hazine arazileri üzerindeki yapıların bu madde hükümlerinden yararlandırılmaması amacıyla düzenleme yapılması öngörülmektedir.
BAŞKAN - Gerekçesini okuttuğum Mustafa Elitaş ve arkadaşlarının önergesini oylarınıza sunuyorum …
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Sayın Başkan…
BAŞKAN - Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Sayın Başkan, bu önergeyle ilgiliydi.
BAŞKAN - Sayın Şimşek, sisteme girmişsiniz.
Buyurun.
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Sayın Başkan, tabii, bu önergenin gecenin bu saatinde -
sayfa: 84
Meclisin de gerekli bilgi ve belgelere sahip olmadan- bu şekilde geçmesine biz Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak karşıyız. Burada imar planları üzerinde bir çalışma yapılmadan, belediyelerin bir çalışması olmadan, sadece neyin ne olduğunun belli olmadığı bir krokiyle getirilip bu işin oldubittiyle buradan geçirilmesi, bunda böyle bir değişiklik yapılması kabul edilebilir bir durum değildir. Sayın Bakanımız yıllarca büyükşehir belediye başkanlığı yapmıştır, bu işin doğru olmadığını kendisi de biliyor. Yani böyle bir yanlışın altına Meclisin imza atmaması lazım. Bu tasarıda gerekirse Boğazlar kapsam dışı tutularak daha sonra yeniden ele alınabilir. İstanbul Boğazı zaten yıllardır tahrip edilmiş, bu hâle gelmiş. Şimdi yeni tahribatlara burada izin verilmemesi lazım. Bu konuda herkesin hassas davranması lazım. Onun için, bu önergenin bu şekilde geçmesi son derece yanlıştır.
Yani imar affının kapsamı içerisinde biz birtakım şeyleri destekliyoruz ama bu şekilde gelmesini de doğru bulmuyoruz. İmar planı olmadan sadece bir krokiyle bir önerge gelip geçebilir mi? Bir de İstanbul Boğazı yani en hassas yer.
Biz bu şekilde karşı olduğumuzu belirtiyoruz.
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz.
Sayın Özkoç, buyurun.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Sayın Başkan, olumlu maddelerde muhalefet olarak biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz ama böyle hassas bir konuda bunu oldubittiye getirmek… Üstelik de gerçekten Türkiye'yi çok ilgilendiren coğrafi konumu söz konusu olan bir alanda böyle bir oldubittiyle bir maddenin geçirilmesini kesinlikle uygun görmüyoruz. Bunun doğru olmadığını belirtiyoruz.
Bunun da kayıtlara geçmesini istiyoruz.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 557 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 16'ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "toplamı üzerinden yüzde üç oranında" ibaresinin, "üç yüz bin TL'ye kadar toplamı üzerinden yüzde bir oranında, üç yüz bin TL'den fazla olması durumunda artan oranlı şekilde" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Meral Danış Beştaş Behçet Yıldırım Kadri Yıldırım
Adana Adıyaman Siirt
Mahmut Celadet Gaydalı Müslüm Doğan Ertuğrul Kürkcü
Bitlis İzmir İzmir
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Önerge üzerinde İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü konuşacaktır.
Buyurun Sayın Kürkcü. (HDP sıralarından alkışlar)
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; biz bu yasa, onun geneli ile birinci ve ikinci bölümleri üzerindeki konuşmalarımızda yasanın mantığına dair düşüncelerimizi açıkça ifade ettik. Özellikle imar affıyla ilgili bu bahis son derece büyük bir problemi iyice içinden çıkılmaz ve kontrol edilemez hâle getirdiği için bu maddeye karşıyız. Evet, bir değişiklik önergesi verdik ama hiç değilse bu yasa uygulanacaksa barınma hakkını gerçekleştirmek için zor bela bir toprak parçası üzerine bir dam inşa etmiş, bir çatı inşa etmiş bu yoksul insanlar ile kamu arazilerine yok pahasına el koyarak buraları büyük rant alanlarına dönüştürenleri aynı kefeye koymaktan çıkartmak için "toplamı üzerinden yüzde üç oranında" ibaresinin "üç yüz bin TL'ye kadar toplamı üzerinden yüzde bir oranında, üç yüz bin TL'den fazla olması durumunda artan oranlı" diye düzeltilmesini istedik. Kısmi bir değişiklik bu. Fakat göz önünde tutmak gerekir ki yoksul, barınma hakkını gerçekleştirememiş… Aslında hükûmetlerin neredeyse Adnan Menderes döneminden beri -Süleyman Demirel, Turgut Özal bütün piyasacı hükûmetler döneminde konut meselesini- kamu arazisinin halk tarafından kendi bildiği gibi değerlendirilmesinin önünü açan, ona sağlıklı ve yaşanabilir konutlar sağlamadan başlarının üzerine birer dam çekmelerini serbest bırakan, ondan sonra da cezalandırma tehditleriyle bunu bir emme basma tulumba gibi bir oy makinası olarak kullanan hükûmet politikalarının devamından başka bir şey değil bu. Fakat öte yandan, bu muazzam deprem riski karşısında son derece büyük bir tehlikelinin kapısı açıldı. Çünkü binanın vasfı ve bunun yapı nizamnamelerine uygunluğu meselesi sadece ve sadece mal sahibinin beyanına bırakıldı.
Sevgili arkadaşlar, şimdi gözünüzün önüne getirin, ilk sarsıntıda, ilk sallantıda içinde yaşayanların başına çökecek binaları siz böylece temize çekiyorsunuz ve bununla ilgili başka hiçbir önleminiz yok. 13 milyon binayı temize çekiyorsunuz ve bununla ilgili hiçbir standart
sayfa: 85
getirmiyorsunuz. Bütün mesele, şimdi kanunla ihtilaflı olan milyonlarca insanın bu ihtilaftan kurtulmuş gözükmesi ve bunun karşısındaki medyunuşükranlığını yani Hükûmete minnet borcu dolayısıyla acaba Adalet ve Kalkınma Partisine oy verir mi... İnsanlar birden çok sebeple oy veriyorlar fakat bu kadar çim çiğ çıkarların, sadece bunun insanların oy davranışlarını etkilemediğini, mutlaka ve mutlaka şöyle ya da böyle aftan istifade etseler de başka türlü davranacaklarını öngörebiliriz. Hayat hep böyle ikilikler önümüze koydu ve yurttaşlar her zaman böyle davranmadılar; umarım bu sefer de böyle davranmayacaklardır.
Ben önerimizin kabul edilmeyeceğinden eminim. Zaten bütün bu tartışma aslında kamuoyuyla bu endişeleri paylaşmak için. Gözünüzün önüne getirin sevgili arkadaşlar, İstanbul'un nüfusu neresinden baksanız bugün yaklaşık 15 milyonun ötesine geçmiş ve durmaksızın çoğalan bu nüfusu, Türkiye'nin bir kentine nüfusun beşte 1'ini, bir bölgesine nüfusun yarısını yerleştirdiniz. En ağır, en sert deprem riski içerisinde yaşayan bir bölgeyi, esas nüfus yoğunlaşmasının merkezi hâline getirdiğinizde nasıl bir felakete kapı açtığınızı düşünemiyor olabilir misiniz? Bence düşünüyorsunuz fakat aldırmıyorsunuz. Nasıl olsa bir çaresi bulunur diyorsunuz fakat bunun bir çaresi yok sevgili arkadaşlar. Tik taklar bize İstanbul depreminin, büyük İstanbul depreminin her dakika yaklaştığını söylüyor ve Hükûmetin yurttaşlarımıza sunduğu şey, boş ver ağabey bir şey olmazdan başka bir teklif değil. Bu teklifi halkımızın mutlaka aklıyla ve idrakiyle değerlendireceğini ve Hükûmete bundan ötürü herhangi bir prim vermeyeceğini umarak bu yasanın geri çekilmesini diliyoruz.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Madde üzerindeki son önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 557 sıra sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'nın 16'ncı maddesiyle eklenen geçici madde 16'nın yedinci fıkrasında yer alan "genel bütçeye gelir kaydedilir" ibaresinin, "ilgili belediye bütçesine aktarılır" şeklinde değiştirilmesini, söz konusu maddeye son fıkrasından önce gelmek üzere aşağıdaki fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.
Saygılarımızla.
Serdal Kuyucuoğlu Lale Karabıyık Zekeriya Temizel
Mersin Bursa İzmir
Selina Doğan Bülent Kuşoğlu Utku Çakırözer
İstanbul Ankara Eskişehir
Kadim Durmaz Musa Çam
Tokat İzmir
"Hazine aleyhine açılmış ve hâlen derdest olan davalara konu taşınmazlar üzerinde bulunan ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar yargılanma sonuçlanıncaya kadar bu maddenin hükümleri dışındadır."
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Önerge üzerinde Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu konuşacaktır.
Buyurun Sayın Kuyucuoğlu. (CHP sıralarından alkışlar)
SERDAL KUYUCUOĞLU (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 557 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 16'ncı maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.
Bu yasanın aslında öncelikle -Bakanımızın da bildiği gibi- Bayındırlık Komisyonuna gelmesi gerekiyordu ama bu son üç yıllık dönemde, hangi konuyla ilgili olursa olsun, her yasa, sürekli Plan Bütçeye geliyor ve oradan geçiyor. Hâlbuki teknik bir konu, ilgili komisyona gelmesi lazım.
Liberal politikaların ülkemize yansımasıyla oluşan ekonomik darboğazı kent topraklarını, doğal kaynakları ve cumhuriyet kazanımlarını pazarlayarak aşmaya çalışan AKP hükûmetleri, planlama ve imar mevzuatıyla getirilmiş olan düzenleyici kural ve sınırlandırmaları ekonomik gelişimin önünde engel görmektedir. Bugüne kadar çıkarılan onlarca imar affıyla kaçak yapılaşmanın yarattığı kendiliğinden büyüme kentlerimizi biçimlendirmiştir. Çıkarılan imar afları toplum yararı amacından uzaklaşmış, kaçak yapıların yasal hâle getirilip ödüllendirilmesi toplumsal hukuk düzenine ve devlete karşı güvensizlik yaratmıştır. İmar affı düzenlemeleri kentlerin sürekli olarak plansız büyümesini körüklemiştir. Ülkemizde şimdiye kadar çıkarılan tüm imar afları, mevcut iktidarların seçim dönemlerinde ekonomik gelir ve oy elde etme amacıyla gündeme getirilmiştir. Bugün de bunlardan birini
Sayfa: 86
yaşıyoruz. Bugün yapılmak istenen imar affı, bir seçim rüşvetinden başka bir şey değildir. İmar barışı altında hukuka saygılı yurttaşların cezalandırıldığı ve buna karşın, imar suçu işleyenlerin ödüllendirildiği imar affı bir kez daha gündeme getirilmektedir.
1984 yılında çıkarılan 2981 sayılı İmar Affı Yasası sonrası, kaçak yapılaşma daha da artmış ve çevre sorunları büyümüştür. Ardından yaşanan 1999 Marmara depremleriyle büyük ölçüde imar aflarının yarattığı sağlam olmayan yapı stokunun yıkılmasının ağır bedeli topluma ödetilmiştir. Yapıların hatta mahallelerin yerle bir olması ve yaşanan can kayıpları nedeniyle imar afları bugüne kadar gündemden kaldırılmıştı. AKP tarafından seçim sürecinde yasalaştırılmak üzere Meclis gündemine getirilen, tepkileri azaltmak amacıyla da imar barışı olarak tanıtılmak istenmektedir. Bugün görüştüğümüz imar affıyla, denetimsiz yapıların, toplumun sağlığını ve can güvenliğini tehlikeye atan bütün kaçak yapıların yasal hâle getirilmesi söz konusudur. Bu yasa seçim öncesi verilen bir rüşvettir.
Türkiye'de 2000'li yıllara kadar kentlerin büyümesi planlamanın önünde gitmiştir. Ancak 2000'li yıllarda biz planlı gelişmeyi, planlı büyümeyi yakalayabildik ama bu yasayla birlikte maalesef, şöyle ifadeler var, şöyle baktığımızda nasıl bir şeyle karşı karşıya olduğumuzu net olarak göreceğiz. Yasada şunu söylüyor, diyor ki: "Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması" yani imara aykırı ne kadar yapı varsa ruhsatsız olarak yapılmış, ilaveler yapılmış, ekler yapılmış yani sadece binanın yerini değil elli santim büyütmüş insan ile üç kat ilave yapmış insan veya gidip kısıtlı arsasına yani yeşil alan ise arsası, tapusu kendine aitse, gidip oraya yapı yaptıysa veya bir okul alanı ise oraya gidip bina yaptıysa bunların hepsi af kapsamı içerisine giriyor.
Yani şimdi, bunlar bir taraftan af kapsamına girerken devlet, özellikle de belediyeler bir sürü gelirinden vazgeçiyor. Hangi gelirlerden vazgeçiyorlar? Yüzde 1 ile 3 arasında veya yüzde 3, iş yerlerine de yüzde 5'lik harç alınarak bunlar affa giriyor. Hâlbuki, bunlardan belediyelerin aldığı değişik harçlar var. Neler alıyorlardı? İmar harcı alıyorlardı, belediye katılım payı alıyor, bina inşaat harcı alıyor, otopark harcı alıyor, proje denetim harcı alıyor, hafriyat harcı alıyor, suret harcı alıyor, iskan harcı alıyor, kullanma izni harcı alıyor, yapı denetim ücreti alıyor ve proje ücreti alıyor. Yani vatandaştan, doğru dürüst işini yapan, ruhsatlı yapanlardan bunların hepsi alınıyor. Ama bunların hepsi bugün affediliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
SERDAL KUYUCUOĞLU (Devamla) - Şimdi, bu aflara baktığımızda, sosyal medyada "Çocuklar ölmesin." deyip altı ay ceza alan ile idamdan ağırlaştırılmış müebbede çarptırılan aynı affın uygulaması içine giriyor. Yani bu kadar ekstrem bir durumla karşı karşıyayız.
İmar barışı konusunda samimiyetsizliklerin bir göstergesi de gelirlerin genel bütçeye aktarılması. Bakın, bizim buradaki teklifimiz bu gelirlerin belediyelere aktarılması Sayın Bakan çünkü bunların yükünü belediyeler çekiyor. Siz de belediyecilikten geliyorsunuz, altyapısını hazırlayan, her türlü hizmeti veren belediyeler, bunların geliri neden genel bütçeye aktarılıyor bunu da anlamakta güçlük çekiyoruz.
Yine, hazine tarafından birilerinin elinden alınmış -vakıfların veya şahısların- ve davalı hâle gelmiş ve bir kısım insanların da buralara gidip yapılaşma suretiyle sahip çıkmaya çalıştığı yerler de muvazaalı. Bunların da tabii ki bunun dışında bırakılması gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SERDAL KUYUCUOĞLU (Devamla) - Başka bir konu, Boğaziçi ve tarihî yarımada da İstanbul'da, burası koruma alanı, sit alanı. Onun için, bu yasanın bunu da dışarıda bırakması gerekiyor.
Teşekkür ederim.(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Kabul edilen ilk önerge doğrultusunda 16'ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.
17'nci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
18'inci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
19'uncu madde üzerinde bir adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 557 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın çerçeve 19'uncu maddesi ile 4708 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinin değiştirilen birinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Mustafa Elitaş Mehmet Doğan Kubat Emrullah İşler
Kayseri İstanbul Ankara
Halil Eldemir Ramazan Can İsmail Tamer
Bilecik Kırıkkale Kayseri
"Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul
Sayfa: 87
ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir. Yapı denetim hizmet sözleşmeleri Bakanlıkça belirlenen haller dışında feshedilemez."
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Katılıyoruz.
MEHMET DOĞAN KUBAT (İstanbul) - Gerekçe…
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Yapı denetim hizmet sözleşmelerinin bir suretinin ilgili idareye verilecek olması yeterli görülmekte olup ihtiyaç hâlinde idarelerden temin edilebilecektir.
BAŞKAN - Gerekçesini okuttuğum önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.
Kabul edilen önerge doğrultusunda 19'uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.
20'nci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
21'inci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
22'nci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
23'üncü madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 557 sıra sayılı "Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı"nın 23'üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Saygılarımızla.
Musa Çam Kadim Durmaz Lale Karabıyık
İzmir Tokat Bursa
Utku Çakırözer Bülent Kuşoğlu Barış Yarkadaş
Eskişehir Ankara İstanbul
MADDE 23 - 5510 sayılı Kanun'a aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 18- Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara, ödemenin yapılacağı tarihte gelir ve aylık alma şartıyla, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramında yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarında bayram ikramiyesi ödenir.
Birinci fıkrada belirtilen ödemenin yapılmasında;
a) İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranı,
b) Hak sahiplerinin hisseleri oranı,
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü %50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerden, ölümü iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmayanların hak sahiplerine, sigortalıya gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden hak sahiplerinin hisseleri oranı,
d) Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına tabi olarak geçen prim ödeme gün sayılarının, sosyal güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısına olan oranı, esas alınır.
Birden fazla dosyadan gelir ve aylık alanlara en fazla ödemeye imkân veren bir dosya üzerinden ödeme yapılır.
Bu madde kapsamında yapılan ödemeler evlenme ödeneği hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamında yapılan ödemelerden kesinti yapılamaz ve bu ödemeler haczedilemez.
Yersiz yapıldığı anlaşılan ödemeler, ilgilinin varsa almakta olduğu gelir veya aylıklarından %25 oranında kesilmek suretiyle, yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Bu madde kapsamında yapılacak ödemeleri karşılamak amacıyla gerekli olan tutar, yazılı talebe istinaden ayrıca fatura aranmaksızın Hazinece Kuruma ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ödeme tarihlerini belirlemeye Kurum yetkilidir."
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Katılmıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Katılmıyoruz.
Sayfa: 88
BAŞKAN - Önerge üzerinde İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş konuşacaktır.
Buyurun Sayın Yarkadaş. (CHP sıralarından alkışlar)
BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Genel Kurulun değerli üyeleri, partimiz 2015 yılı seçimlerinde her dinî bayramda emeklilere birer maaş vermeyi, birer maaş ikramiye vermeyi vaat ve taahhüt etmişti. O günlerde partimizin bu vaatlerine gülen, "Efendim, kaynağı nereden bulacaksınız? Kaynağı bulursanız biz de size oy veririz." diyenler tam üç yıl sonra dediklerimize geldiler. Peki, nasıl geldiler? Allah'tan baskın seçim geldi de düne kadar emeklileri görmeyen AKP iktidarı birdenbire emeklileri hatırlamış oldu ve o vaadimizi yalan yanlış da olsa, eksik de olsa şimdi hayata geçirmeye ve emeklilere her dinî bayramda bin TL vermeyi taahhüt ediyorlar.
Gelin, bu eksiği bu gece düzeltelim, doğru bir adım atalım. Emeklilerimize sadece bin TL değil, onlara her dinî bayramda ve dinî bayramlarda vermekle de yetinmeyip aynı zamanda Cumhuriyet Bayramı'nda da asgari ücret tutarında birer ikramiye verelim. (CHP sıralarından alkışlar) Emeklilerimiz gerçekten çok kötü koşullarda yaşıyor ve Türkiye'de bulunan 12 milyon emekli işi bıraktıktan sonra iş aramaya da devam ediyor çünkü verilen ücretler onların insanca yaşam koşullarında hayatlarını devam ettirmesine izin vermiyor. O yüzden, bizim önerimiz, bugünkü asgari ücret tutarında her dinî bayramda ve Cumhuriyet Bayramı'nda emeklilere birer ikramiye vermektir.
Gelin bu akşam bu önergeyi birlikte geçirelim ve emekçilerimize çifte bayram yaşatalım. Emeklilerimiz ramazanda, kurbanda ve Cumhuriyet Bayramı'nda alacakları birer tutar asgari ücretle çocuklarına, torunlarına, akrabalarına hiç değilse birer gömlek, birer mendil, birer çorap hediye edebilsinler, bu ananelerimizi yaşatabilsinler. Emekçilerimiz bayramda evlerine gittiklerinde ellerini ceplerini attıklarında cepleri boş olmasın.
Evet, biliyoruz, siz, ne anlatırsak anlatalım bu önergeye hiçbir koşulda destek vermeyecek ve "Dediğim dedik, çaldığım düdük." anlayışıyla devam edeceksiniz. Bunun hiçbir önemi yok. Neden yok? Çünkü şurada seçimlere zaten kırk dört gün kaldı. Siz bugün emeklilere bizim vermek istediğimiz 1.604 TL'yi vermeseniz bile 24 Haziran gecesi Türkiye'de iktidar demokratik yollarla değişeceği için Cumhuriyet Halk Partisi halkın iktidarında emeklilere vadettiğimiz bu 1.604 TL'yi ilk dinî bayramda ve hemen ardından da Cumhuriyet Bayramında verecek. (CHP sıralarından alkışlar) Buradan da bunu emeklilerimize partimizin bir sözü olarak ifade edelim.
Emeklilerimizin sadece ücretle ilgili sorunları yok, emeklilerimiz özgürce sendikalaşamıyor, emeklilerimiz çok az ücret aldıkları için diğer ülkelerin yurttaşları gibi, diğer ülkelerdeki emekliler gibi tatile çıkamıyor, emeklilerimiz bir simide, bir ekmeğe muhtaç ediliyor. Emeklilerin tek güvencesi Cumhuriyet Halk Partisidir ve bu gece de zaten ortaya koyduğumuz önerge de bunun en açık göstergesidir.
Sevgili dostlar, sadece emeklilerden tabii bahsetmeyeceğim -gecenin bu saatinde Necip Ağabeyin uykusunun geldiğini görüyorum ama- Türkiye'nin demokrasiye ilişkin sorunları da var. İstanbul Milletvekilimiz Gazeteci Enis Berberoğlu tam 331 gündür haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir biçimde Maltepe L Tipi Cezaevinde yatırılıyor. Hakkındaki casusluk suçlaması düşmüş olmasına rağmen Anayasa Mahkemesinin üyeleri siyasi iktidarın baskısından çekindikleri için Enis Berberoğlu'nun dosyasının kapağını açmaya dahi korkuyor. Yargı öyle bir hâle getirildi ki artık mahkemeler karar vermekte zorlanıyor, verdikleri kararın arkasında bile duramıyor. O yüzden buradan Anayasa Mahkemesi üyelerine bir kez daha çağrı yapıyor ve bu haksız tutukluluğa derhâl son vermelerini istiyoruz. Sadece Enis Berberoğlu'nun değil, cezaevinde tutulan 150 gazetecinin de seçimler öncesi serbest bırakılması gerektiğini söylüyoruz.
İyi akşamlar diliyorum. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 557 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 23'üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1.000'er TL" ibaresinin "2.000'er TL" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Meral Danış Beştaş Behçet Yıldırım Kadri Yıldırım
Adana Adıyaman Siirt
Garo Paylan Mahmut Celadet Gaydalı Müslüm Doğan
İstanbul Bitlis İzmir
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Katılmıyoruz.
Sayfa: 89
BAŞKAN - Önerge üzerinde İstanbul Milletvekili Garo Paylan konuşacaktır.
Buyurun Sayın Paylan. (HDP sıralarından alkışlar)
GARO PAYLAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 12 milyon emeklinin büyük çoğunluğu büyük sıkıntılar çekiyor. Bakın, ülkemizde son açıklanan rakamlara göre açlık sınırı 1.700 lira. Açlık sınırının altında maaş alan pek çok emeklimiz var, bunu biliyorsunuz. Yoksulluk sınırı ise 6.000 lira. Milletvekili emeklisi, üst düzey bürokrat emeklisi dışında neredeyse emeklilerin tamamı yoksulluk sınırının altında maaş alıyor arkadaşlar. Ne oluyor açlık ve yoksulluk sınırının altında maaş alan emekliler? İkinci bir işte çalışmak zorunda kalıyorlar arkadaşlar. Evet, bazısı çalışmamayı tercih ediyor ama büyük çoğunluğu, 12 milyon emeklinin 8 milyonu çalışmak zorunda kalıyor arkadaşlar, ek bir işte çalışmak zorunda ve bu yüzden de arkadaşlar, istihdamda yeni iş alanları da açılmıyor ve gençlerimiz, genç işsizliği yüksek kalıyor.
Değerli arkadaşlar, emeklileri hak ettiği gelire ulaştırmalıyız, en az 3 bin lira bir gelire ulaştırmalıyız ki rahatlıkla yaşayabileceklerini hissetsinler ve ek bir iş yapmak zorunda kalmasınlar, gençlerimize de iş alanları açılsın; bu bizim boynumuzun borcu. Gelin, bu adımları atalım. Bakın, emeklilere bu adımları atmıyorsunuz ve sonuçta iş alanları da açılamıyor, emeklilerimiz dar gelirli olarak yoksulluk sınırının, açlık sınırının altında yaşıyorlar ve arkadaşlar, bunları yapmamamızın sebebi de şu: Çünkü Ankara'da israf kesilmiyor. Ya, ben üç yıldır bir milletvekili olarak pek çok bakanlığa gittim -Sayın Bakanın Bakanlığına da gittim- bütün kamu binalarına gidiyorum, Mercedes'lere bakıyorum, lüks arabalara, şatafatlara bakıyorum; arkadaşlar, bu israfı kessek emekli maaşını 3 bin lira yapabiliriz, yeterli. Güvenlikçi politikalara bu kadar para harcamazsak emeklilerin maaşını 3 bin liraya taşıyabiliriz Sayın Bakan, gelin bunları yapalım ama yok.
Sayın Çevre Bakanımız burada, ona bir şey hatırlatacağım. İmar affını açıklarken, Sayın Bakan, dediniz ki: "İmar affından gelecek kaynağı biz kentsel dönüşümde kullanacağız." Buradan da soruyorum, bakın, bütün vekil arkadaşların önünde. Sayın Bakan dedi ki televizyonlarda: "İmar affından gelecek kaynağı kentsel dönüşümde kullanacağım." Ama Maliye Bakanı da televizyona çıktı, dedi ki: "Ben imar affından gelecek parayla emeklilere vereceğimiz bu ikramiyeleri ödeyeceğim." Buyursun, Hükûmet adına Sayın Bakan açıklasın: İmar affından gelecek parayla kentsel dönüşüm mü yapılacak yoksa emeklilere verilecek bu ikramiyeler mi ödenecek Sayın Bakan, size soruyorum? 2 bakan, aynı Hükûmetin 2 bakanı; 2 ayrı açıklama. Doğru olan, Çevre Bakanının söylediği. İmar affından gelecek kaynak bir fona yatırılmalı, o fon da kentsel dönüşüm için kullanılmalı arkadaşlar; o çürük, yıkılmak üzere olan, depremde yıkılacak binaların ihyası için kullanılmalı. Ama, evet, böyle mali disiplinden kopunca, böyle ikramiyeler verince, dolar fırlayınca, tabii, ne oluyor? Maliye Bakanı diyor ki: "Ben imar affından gelecek parayla bunu finanse edeceğim." Belki dolar 2 kuruş düşer diye ama inandırıcı değil, dolar yükselmeye devam ediyor arkadaşlar. Kaynak var ama kaynaklar israf ediliyor, mali disiplin tutturulamıyor, çıpa tutmuyor, dolar sürekli yükseliyor.
Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisinin önerisidir: "Dinî bayramlarda ikramiye verilsin." Çok güzel. Bu maddeye de geçmiş, Ramazan ve Kurban Bayramı'nda bu ikramiye verilsin. Şimdi, bu ülkede yaşayan bir Hristiyan olarak size soruyorum: Benim büyüklerim de, Hristiyanlar, Museviler Ramazan ve Kurban Bayramı'nda ikramiye alacaklar. "E, güzel." diyeceksiniz. Bizim de dinî bayramlarımız var; paskalyamız var, Noel'imiz var, Musevilerin bayramı var. Düşünün ki bakın, Almanya'da bir Türk olsanız, size Noel'de ikramiye verilse, paskalyada ikramiye verilse ama Ramazan Bayramı'nda verilmese ne hissedersiniz? Biz bir de buraya işçi olarak gelmedik, binlerce yıldır buranın kadim halklarıyız.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Garo, ona say.
GARO PAYLAN (Devamla) - Eğer ki eşitlikçi bir ülkedeysek bize de bayramlarımızda ikramiye verin Sayın Bakan. Paskalyada da verin, Noel'de de verin, Musevilerin bayramında da verin, ne olacak?
BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Biz Türkiye'nin bayramlarını kastediyoruz ama.
GARO PAYLAN (Devamla) - Laik, eşitlikçi bir ülkede yaşıyorsak bizim bayramlarda da herkese verin, herkes faydalansın. Deyin ki: "Paskalyada herkese birer ikramiye, Noel'de de herkese birer ikramiye." Ne olacak? Birbirimize faydamız olsun arkadaşlar.
Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
23'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.
24'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayfa: 90
25'inci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
26'ncı maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Geçici madde 1'i kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
27'nci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
28'inci maddeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Evet, geldik yolun sonuna. Böylece tasarının görüşmeleri tamamlanmıştır.
İki dakikanızı da ben alacağım.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 26'ncı Yasama Dönemi'nin son birleşimlerini yaşıyoruz ve muhtemelen de bu benim bu dönemin son nöbeti olacak. Gelecek hafta Meclis seçim nedeniyle büyük bir ihtimalle ara vermek durumunda ve 26'ncı Dönemi böylece sonlandırmış oluyoruz. Gidip de dönmemek, gelip de görmemek var. Bu anlamda bir kusurumuz olduysa da helallik istiyoruz. Ben de varsa bir hakkım sizlere helal ediyorum. (AK PARTİ, CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, 15 Temmuzda millî iradeye ve Meclisimize yönelen alçak saldırı esnasında dahi Meclisimiz kenetlenme ve dayanışma ruhuyla çalışmalarını sürdürmüştür.
Bu yasama yılında Meclisimiz bütün milletvekillerinin katkı ve desteğiyle yoğun bir yasama ve denetim faaliyeti gerçekleştirmiştir; başta Anayasa ve İç Tüzük değişikliği olmak üzere çok sayıda kanun değişikliği yapılmıştır.
Bu dönemde Başkanlığımıza sunulan 645 kanun tasarısından 445'i, 2.327 kanun teklifinden ise 46'sı olmak üzere toplam 491 kanun kabul edilmiştir; kabul edilen 491 kanunun 396'sı uluslararası anlaşmalara ilişkindir. 2.264 kanun teklifi ve tasarısı komisyon ve Genel Kurul gündeminde bulunmaktadır. 83 Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı alınmıştır. 31 OHAL KHK'lerinin tamamı kanunlaşmıştır. Komisyonlara gelen 25.428 dilekçeden 23.406'sı yani yüzde 92'si sonuçlandırılmıştır, 2.022 dilekçenin işlemleri devam etmektedir. Başkanlığa gelen toplam 1.251 yasama dokunulmazlığı tezkeresinden 682'si için dokunulmazlığın kaldırılması işlemi sebebiyle olmak üzere toplam 743'ü çeşitli nedenlerle Başbakanlığa iade edilmiştir, işleme alınan 508 tezkere ise komisyonda bulunmaktadır.
Bu dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulda yaklaşık 5.910 saat çalışılmıştır. Genel Kurulda 341 birleşimde 2.860 saat, komisyonlarda da 663 toplantıda 3.060 saat çalışılmıştır.
Bu dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu ve komisyonları çalışmalarında 212.863 sayfa tutanak tutulmuştur; herhâlde bu hazırlandığında tutanak sayfası daha da artmıştır diye düşünüyorum.
Milletvekillerince 30.500 yazılı soru, 1.700 sözlü soru yöneltilmiştir; 12.396'sı yazılı, 568'i sözlü olmak üzere toplam 12.964 soru önergesi ilgili bakanlıklarca cevaplandırılmıştır. Ayrıca, Başkanlığımıza yöneltilen 198 yazılı soru önergesine de cevap verilmiştir. Başkanlığımıza sunulan 3 bin Meclis araştırması önergesinin 66'sı görüşülmüş, 22 gensoru önergesinin 16'sı görüşülmüştür, ayrıca 34 genel görüşme önergesi ile 2 Meclis soruşturması önergesi de verilmiştir.
Sayın milletvekilleri, önümüzdeki hafta sonuna doğru mübarek ramazanışerifi ve akabinde idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı'nızı şimdiden tebrik ediyorum. Yine diğer dinlere ait bütün bayramları da tebrik ediyorum, ülkemize, milletimize ve insanlığa barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum.
Aynı şekilde, 24 Haziranda yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinin milletimize, demokrasimize, Meclisimize hayırlar getirmesini temenni ederek tüm siyasi partilerimize ve adaylarımıza başarılar diliyorum. Bu vesileyle bugüne kadar birlikte yoğun mesai harcadığımız başta Türkiye Büyük Millet Meclisinin Değerli Başkanı Sayın İsmail Kahraman Bey'e, birleşimleri yöneten Başkanlık Divanı üyelerimize, parti gruplarımızın başkan vekillerine, tüm milletvekillerine ve Hükûmet üyelerine katkıları, katılımları ve gayretleri için teşekkür ediyorum.
Ayrıca, çalışmalarımıza yasama, idari ve teknik hizmetleriyle destek veren idari teşkilatlarımızın Genel Sekreteri ve yöneticilerine, Divanda ve komisyonlarda müşavirliğimizi yapan Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı yasama uzmanlarına -ki görüyorsunuz arkamızda çok emek sarf ediyorlar- sözlerimizi kayda geçiren değerli stenograflara, sıra sayılarını basan basımevine, Genel Kurulda ve çalışma ortamlarımızda teknik destek sunan teknisyen ve mühendislere, sürekli hareket hâlinde görmüş olduğumuz ve taleplerimize yetişmek için koşturan değerli kavaslarımıza (Alkışlar) araştırma ve bilgi taleplerimizi karşılayan araştırma birimi uzmanlarına, zengin kitaplığından istifade ettiğimiz kütüphane personeline, bire bir çalıştığımız danışman ve sekreterimize, uluslararası temsil faaliyetlerimize mihmandarlık eden değerli protokol birimi çalışanlarına, tüm partilerin grup çalışanlarına, görüşmelerimizi yayınlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi televizyonu çalışanlarına, sağlık çalışanlarına,
Sayfa :91
güvenlik hizmetlerini özveriyle yerine getiren koruma personeline, hazırladıkları güzel yemekleriyle lokanta çalışanlarımıza, yorgunluğumuzu alan çay ve kahveleriyle çay ocakçı ve garsonlara, ulaşımımızı sağlayan şoförlere, temizlik hizmetlerini veren personele, çalışma ortamımızı güzelleştiren bahçıvanlarımıza, çalışmalarımızı kamuoyuyla paylaşan tüm Parlamento muhabirlerine, bizimle sabahlayan Parlamento muhabirlerine, (Alkışlar) velhasıl çalışmamız için bizimle beraber hareket eden Meclisimizin tüm çalışanlarına ve özellikle de desteklerini esirgemeyen değerli ailelerimize teşekkür ediyorum.
Hepinize hayırlı günler diliyorum. Başarılı bir dönem diliyorum ve teşekkür ediyorum.
Sayın Bakanım, eksik bıraktım herhâlde, kalan teşekkürleri size bırakıyorum.
Buyurun, bir dakika…
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; doğrusu üzerinde çalıştığımız, yaklaşık bir senedir emek verdiğimiz, Bakanlığımız için çok önem atfettiğimiz ve tüm Türkiye'de yaşayan insanlarımızın, yapı sahiplerinin yüzde 60'ını ilgilendiren bir konuda, Meclisimizin büyük bir anlayış göstererek gerek Plan ve Bütçe Komisyonundaki çalışmaları sırasında veya daha sonra içeride yaptığımız gayretlerde, kendi aramızdaki istişarelerde, birçok milletvekili arkadaşımızın, özellikle muhalefetten arkadaşlarımızın olumlu, yapıcı tavırlarıyla karşılaştık, huzurlarınızda ben de onlara teşekkür etmek istiyorum.
Bugün burada inşallah biraz sonra oylayacağımız maddelerle birlikte en az 13 milyon hane sahibi veya iş yeri sahibinin sıkıntılarına son vermiş olacağız. Bir taraftan mülkiyet problemlerini bir taraftan ruhsat ve eklentilere aykırılıkları bir taraftan da sanayi tesislerindeki sıkıntıların hepsine son verecek bir düzenleme getirmiş bulunuyoruz.
İkinci olarak da yapı denetimlerde yıllardır kanayan bir yara vardı, bunu da giderecek madde buradaki bütün arkadaşlarımızın büyük bir anlayışıyla üzerinde tartışılmadan geçti. Huzurlarınızda onlara da teşekkür etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, özellikle sizlerden bir istirhamım daha var benim, oda şu: 13 milyon yapıdan bahsediyoruz, bunların, emin olun, her birinin sorunu birbirinden farklı. Biz genel olarak bunları tasnifleyerek huzurunuza getirmeye çalıştık. Ancak detaylarını, usul ve esaslarını daha sonra yönetmeliklerle belirleyeceğiz. Eğer arkadaşlarımızın çözüm dışında gördükleri birtakım yerler varsa, sıkıntılar varsa, mevzi mevzi çözmek istedikleri konular varsa lütfen onları iletsinler, yönetmelikler içerisinde bunları dercederek, usul ve esaslarını belirleyerek o sorunları da aşalım. Yani bu işlerin hepsi artık bitmiş olsun, bu defteri bir kere kapatalım. Bundan sonrasıyla ilgili de zaten Yargıtay Ceza Genel Kurlunun almış olduğu bir karar var, orada diyor ki: İmara aykırılıklar yapanların verilmiş olan cezalarının hükümleri artık ertelenmez. Bir seneden beş seneye kadar yapan, yaptıran, bunlara kamu hizmeti veren hapse girer diyor. Bunları da bu çıkan yasanın altına ekleyerek bütün belediyelere ve valiliklere ben doğrusu göndereceğim ve takipçisi olamaya da devam edeceğiz. Şimdi, bir kere, tespit altına almış oluyoruz ama bundan sonra yapanların da artık içeriyi görmesi lazım, bunun da caydırıcı bir şekilde mutlaka uygulanması lazım.
İnşallah bu çıkacak yasa ülkemize faydalı olur diye düşünüyorum. Arkadaşlarımıza anlayışlarından dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.
Hayırlı akşamlar diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Bu arada, bakanlıklarımızda çalışan, size de yanınızda, arkanızda destek olan tüm uzmanlarımıza da ayrıca teşekkür ediyoruz.
Sayın Usta, buyurun.
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tasarının tümü oylanmadan önce şunu ifade etmek isterim: Bu tasarıda emekli ikramiyeleri getiriliyor, yaşlı aylığında artışlar var. Bunlar başta olmak üzere toplumu rahatlatan bütün maddelere katıldığımızı ifade etmek isterim zaten bunlara ilişkin herhangi bir muhalefetimiz olmadı. İmar affıyla ilgili kısımda da büyük ölçüde destek verdik ancak boğazlarla ilgili husus mutlaka çok daha iyi çalışılmalıydı, imar planı üzerinde çalışma yapılmalıydı. Buna ilişkin çekincemizi, olumsuz bakışımı ortaya koyduk, bunu ifade etmek istiyorum. Ancak diğer olumlu yanlarından dolayı tasarının tamamına kabul yönünde oy kullanacağımızı ifade etmek isterim.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Sayın Kürkcü, buyurun.
Sayfa: 92
ERTUĞRUL KÜRCÜ (İzmir) - Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; ne yazık ki bu yasaya "Evet." demiyoruz. Sebeplerimizi ikna edici biçimde anlattığımızı düşünüyorum fakat ikna olunmadı, bu bir şeyi değiştirmez. Önemli olan, toplumun gözünün önünde bütün düşüncelerin açıkça sergilenebilmesiydi. Fakat ne yazık ki Meclis televizyonu dışında hiçbir mecradan bu düşüncelerimizi kamuya ulaştırma imkânı ve fırsatı bulamadık Hükûmet partisinin medya üzerinde kurduğu olağanüstü ağır baskı dolayısıyla.
Yasaya karşı oy kullanmak durumunda oluşumuzun en önemli nedeni: Yasanın hem birçok maddede hak sahipleri arasında ayrımcılık yapması, özellikle üniversite öğrencilerinin içinde mahkeme kararıyla haklarında herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olanları suçlu addederek eğitim haklarından ebediyen mahrum edecek bir tutum izlemiş olması hakikaten yürek dağlayan bir mesele. Öte yandan, vergi afları çerçevesinde de zengin ile yoksulu, esasen zengini kollayarak bir tutan, böylelikle aslında sadece zengini kayıran mahiyeti dolayısıyla…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - Başkanım, bitireyim.
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
Buyurun.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) - …vergi aflarında da büyük adaletsizlikler, eşitsizlikler olduğunu ve topluca aslında bu yasanın bedelini bütün Türkiye halkları, çalışanları, dar gelirlileri, dolaylı vergilerden en ağır etkilenenleri ödeyecekler. O nedenle bizim için mutlu bir çaba olmadı ama gayretimizi herhâlde arkadaşlarımız düşünecektir, belki de daha sonra bütün bu eleştirilerin anlamı üzerinde herkes düşünecektir. Bundan elli yıl önce bizi birer dışlanması gereken düşman olarak gören pek çok insan, elli yıl sonra "Meğerse siz haklıymışsınız." demişti ama elli yıl geçti ve o hak hâlâ yerine gelmedi, umarım bir elli yıl daha beklemeyeceğiz.
Hepinize gene de eşit ve adil bir seçim dönemi ve hayırlı bir gelecek temenni ediyoruz.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Sayın Özkoç, buyurun.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; AKP Hükûmetine, Cumhuriyet Halk Partisinin gündeme getirdiği programları tek tek kabul ederek yasallaştırdığı için teşekkür ediyoruz. Emeklilerle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi söylemişti, bugün gerçekleşti. Asgari ücretle ilgili söylemiştik, kısmen de olsa gerçekleşti. Taşeronla ilgili söylemiştik, gerçekleşiyor. Bütün bunların hepsinin tek tek Hükûmet tarafından, iktidar tarafından fark edilmesi bizler tarafından da memnuniyetle karşılanıyor.
Bundan sonra, bugün oylayacağımız tasarıyla ilgili sıkıntılı olduğumuz ve karşı olduğumuz maddelerde kendi görüşlerimizi ifade ettik ama tasarının tümüyle ilgili "evet" oyu vereceğiz çünkü toplumumuzun büyük bir kısmını ilgilendiren değerli maddeler de geçiyor.
Bu vesileyle de "Genel Kurulu son defa yönetiyorum." dediniz, inşallah, önümüzdeki dönemde de milletimize hayırlı olacak şekilde vazifelerde bulunmak bütün milletvekillerine nasip olsun.
Saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkoç.
Buyurun Sayın Muş.
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün uzun bir mesaide bulunduk ve toplumumuzun önemli bir kısmını ilgilendiren ve çözüm üreten bu yasa tasarısı Meclisimizde kanunlaşmıştır; tüm vatandaşlarımıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun.
Emeklilerimizden tutun da toplumun çok geniş kesimlerine kadar, üreticiye kadar, tüccara kadar… Konut noktasında -içinde yaşayıp fakat bir türlü ne tapusunu alabiliyor ne bir şey yapabiliyor ne adım atabiliyor gibi- 12 milyon bağımsız bölüm bulunan büyük bir sorunun da çözüme kavuşacağı bu tasarı tekrar ülkemize hayırlı olsun.
Şunu ifade etmeden geçemeyeceğim: Onlar konuşur, AK PARTİ yapar. Durmak yok, yola devam diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, tüm gruplara bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bu arada, tabii, bizlere hizmet eden, beraber çalıştığımız, unuttuğumuz, imam ve
sayfa: 93
müezzinlerimize, berberlere, boyacılarımıza, lostra salonu çalışanlarına ve her şeyden önemlisi, temsil etmekten büyük bir onur duyduğumuz halkımıza özellikle teşekkür ediyorum.
Ve bu arada da bu Meclis çalışmalarında her zaman, bütün gruplar için önemli bir aktör olan Doğan Kubat'a da ben özellikle teşekkür etmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Sayın Ramazan Can'ı da buradan anmadan geçemeyeceğim. Bütün arkadaşlara emekleri ve katkıları için bir kez daha teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
.- Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/944) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 557) (Devam)
BAŞKAN - Tasarının tümünün oylamasına geçiyoruz.
Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.
Açık oylamanın şekli için Genel Kurulun kararını alacağım.
Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Oylama için dört dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla oylama yapıldı)
BAŞKAN - Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı açık oylama sonucu:
"Kullanılan oy sayısı : 222
Kabul : 217
Ret : 5 (x)
Kâtip Üye
İshak Gazel
Kütahya Kâtip Üye
Barış Karadeniz
Sinop"
Böylece, tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı uğurlu olsun.
Gündemimizde başka bir iş bulunmadığından, alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleriyle komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 15 Mayıs 2018 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyor, hayırlı geceler diliyorum.
Kapanma Saati: 01.04
sayfa: 94
Tutanak kaynağı:
