İstanbul Kara Surları ve Bostanlar 2013 yılından beri Tarihi Yedikule Bostanlarını Koruma Girişimi ile beraber yürüttüğümüz mücadelede Kara Surları çevresindeki bostanların ve surların bir kültürel peyzajın birbirinden ayrılamaz parçaları olduğunu anlatıyoruz.
Bu sürecin geçmişini, bültenimizin 1. ve 2. sayılarında bulabilirsiniz. Bizans ve Osmanlı belgeleri, surların çevresindeki bostanların varlığının günümüzden en az 1500 yıl önceye dayandığına işaret etmektedir. İstanbul gibi hızla değişen ve özgünlüğünü yitiren bir kent için Kara Surlarının çevresinde bostanlar aracılığıyla yakalanan tarihsel süreklilik, çok nadir bir durumdur.
Öte yandan bostanlar, Osmanlı İstanbul’unun yerleşim dokusunda da önemli bir yere sahiptir; bu yönüyle İstanbul’un Osmanlı dönemi, günümüzün yeni arayışlarından “kentsel tarımın” tarihsel bir örneğidir. Nitekim, Eylül 2015’de bir otopark projesine kurban gitmek üzere olan Piyalepaşa Camii Bostanı’nı Beyoğlu Kent Savunması ile müşterek çalı- şarak Tarihçi Aleksander Shopov ve Ayhan Han’ın katkıları ile tescilleterek koruma altına aldırmış ve otopark projesini iptal ettirmiştik.
Bir bostanın kültür varlığı olarak tescillenmesi açısından bir ilk teşkil eden bu kararı emsal göstererek Kara Surları çevresindeki tarihi bostanların da tescillenmesi için İstanbul II Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na bir dosya hazırlayarak başvurduk.
Başvurumuzun temel dayanakları; 19.01.2016 – 2016/04
1. İnsan eliyle oluşturulmuş tarihi bir yeşil alan olarak bostanların Kara Surlarının kültürel peyzajının bir parçası olması ve kültürel-estetik değerler sergilemesi,
2. Bizans dönemi manastır etkinliklerine tanıklık etmesi,
3. Osmanlı Vakıf Sisteminin bir parçası olması,
4. Arkeobotanik araştırmalar için önemli bir veritabanı oluşturması,
5. Bostanlardaki tarım faaliyetinin bostancılarca kuşaktan kuşağa aktarılan uygulamalarla sürdürülen “yaşayan miras/somut olmayan kültürel miras” özellikleri göstermesi,
6. Bostanlarda, Osmanlı tarım teknolojisinin mimari birer unsuru olarak su kuyuları ve havuzların bulunması, 7. En az 1500 yıllık arazi kullanım biçiminin devamı olması. Son günlerde bostanlarda neler oluyor?
13 Ocak 2016 tarihinde İBB zabıta ekipleri tarafından, görüntü kirliliği gerekçesi öne sürülerek Kara Surları çevresindeki bostanlardaki barakaları yıkılmıştır.
Bostancıların direnişi ile karşılaşan yıkım çalışmalarında “sur koruma bandı”nda kepçe kullanıldığı da derneğimize bildirilmiştir.
Bu süreçte İstanbul’da bulunan ekofeminist yazar Vandana Shiva da bostanları ziyaret etmiştir.
Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi * Bülten #06 (fotoğraf: Cyril Mango, 1979.) Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi * Bülten #06 s.4 Taksim Meydanı Taksim Meydanı çevre düzenleme çalışmaları sırasında dağılmış bir mezardan geriye kalan insan kemiklerine rastlanıldığı ve kemiklerin polis tarafından Adli Tıp kurumuna teslim edildiğini basın aracılığıyla öğrendik.
Konunun gö- rüşüleceği İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu toplantısına bir temsilci ile katılarak alanın çok katmanlılığına dikkat çektik ve arkeolojik sit olmasa da bu bölgede yapılacak kazılarda müze denetiminin sağlanmasını talep ettik.
Kurul talebimizi onayladı, ancak belediye temsilcileri tarafından proje kapsamında kazı yapılmasına gerek kalmadığı belirtildi. 02.12.2015 – 2015/30
Bilindiği üzere, Atatürk Kültür Merkezi inşaatı sırasında 5. yy’a tarihlenen kurşun bir lahit bulunmuştu. (Env. No. 6222, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Dosya No: 471/51974). 17. yy’dan itibaren Gümüşsuyu Müsvlüman mezarlığı olarak kullanılmıştır.
17. yy’dan başlayarak Taksim Meydanı çevresindeki “Grand Champs des Morts (Büyük Mezarlık)” olarak anılan Hıristiyan mezarlığı 19. yy ortalarına kadar kullanılmıştır.
Nitekim, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi uygulamasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapılan çalışmalarda 17. yy’ın ikinci yarısından 19. yy’a kadar farklı dönemlere ait Ermeni mezar taşları tespit edilmiştir.
Gezi Parkı’nın Asker Ocağı Caddesi’ne bakan tarafında, 27.05.2015 tarihinde parkın duvarının yıkılması ve bazı ağaçların sökülmesi ile yapılan hafriyat çalışmalarından geriye kalan moloz dolgu içinde bulunan Osmanlıca yazıtlı bir başka mezar taşı parçası 26.06.2013 tarihinde fark “Bir ziyaretçi olarak beni endişelendiren bir durum var. İstanbul’a gelen turistlere 1500 yıllık surları anlatılıp tarihseldeğeriyle övünülüyor.
Fakat Kara Surlarıyla aynı kaderi paylaşan ve aynı mirasın parçası olan Yedikule Bostanları tehdit altında. Kara Surlarının korunmasını her daim önemseyen yetkililerin bostanları yıkarak surları koruması imkansızdır.
” “Görüntü kirliliği” yaratan barakalar, bugün tarihsel değeri ispatlanmış bostanların varlığını sürdürebilmeleri, bostancıların tohumlarını, aletlerini depolayabilmeleri için gerekli olsa da, bu yapıların “sur koruma bandında” nasıl konumlanacağı ise, sur ve bostanın bir bütün olarak korunması için çözümlenecek bir problem olarak önümüzde duruyor.
Yedikule Bostanları hakkındaki gelişmeleri her cuma saat 16:20’de imc tv Yeşil Bülten özel yayınından takip edebilirsiniz.
