Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

İyi Deme ile İyi Olma Halleri

18 Ocak 2018 - 22:20

Ülke olarak çok dinamik bir gündemle karşı karşıyayız..Çok önemli konular malesef konu olmadan,çoğu siyasetçinin gündemine girmeden sıcaklığını kaybediyor..

Son birkaçgün içinde olan ve hepsi başlı başına gündem olabilecek birçok olayı yerel siyasetin kaçırdığını gördük.Çoğu kendi ikbalinde ya da istikbalinde..!

Oysa siyasetçiler, özellikle muhalif partiler bütün katmanlarıyla denetleme görevini hakkıyla ifa etmeliler..Çünkü bu toplum adına bir görevdir.O koltuklar esasen millet için vardır ve siz millet adına sürekli takipte olmalısınız..

-AYM'nin kararı..

-Suriye'den ateşlenen füzeyle vurulan üst karakolumuz ve şehidimiz..

-TBMM önünde bir vatandaşın kendini yakması..

-Bahçeli'nin siyasi infilakı..

Bunlar belirttiğim gibi başlı başına Hukuk Devleti ve Demokrasi'lerde gündemdir..

Şehidimiz en önce ve önemli konumuz olmalı. Tüm şehidlerimizin makamları cennet olsun . Rahmet diliyoruz ve yakınlarına,necip milletimize sabırlar diliyorum..Terör tamamen siyaset dışında tutulmalı ve bütün partilerin kararlı duruşu sonuç odaklı ortaya konmalı..

Tabi ekonomik darboğazda olan ülkede temel sıkıntı "hukuk ve demokrasi"den uzaklaşıyor olmamız..Irtifa ve itibar kaybı ekonomik yansımalar da doğuruyor..Bir KHK çıkıyor,binlerce insanı etkileyen torba niteliğinde uygulamalar getiriyor,açıkca kimsenin haberi olmuyor.Konuşulmuyor,tartışılmıyor..anlaşılmıyor. 

Bu vahamete AYM'nin hak ihali kararına verilen tepkilerde eklendi..Güçler ayrılığı ve yargının "tarafsız ve bağımsız" oluşu ayaklar altına alınırken aslında yokedilen "Hukuk Devleti" oluşumuz oluyor..

Biz dünyadan da ülkemize bakabiliyoruz.Bu görüntünün heranlamda ulkeye kaybettirdiklerini analiz edebiliyoruz.

AYM'nin kararları kesindir,Siyasetin tavrına bakarsanız , İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi ve 26.Ağır Ceza Mahkemesi'nin AYM'nin "HAK İHLALİ" kararına karşı direnmelerinde telkin var.

Hukuk Devleti'nde ülkenin başbakanı;AYM ne bilir derse,eski adalet bakanı yeni başbakan yardımcısı da AYM yetkisini aşıyor derse sorun büyüktür..

Bu konumdaki kişilerin konuşmadan önce dediklerini ölçmesi-tartması gerek.Bu tarz öfkenin tezahürü ifadeler bundan sonraki bütün kararlarda "SAKATLIK" dogurur..

Zaten AİHM bu sakatlığa şimdiden vurgu yapıp TÜRKİYE'deki davalarda İÇ HUKUK yolunun tıkandığını ve bundan sonra direk başvuruların önünü açtığını karara bağladı.Siz yaptığınız sözleşmeler gereği ULUSLARARASI HUKUKU yok sayamazsıniz..Hani olduki ülke siyaseti YEREL HUKUKU önemsemiyor ve hukuğun etrafında dolanmayı veya hukuka racon kesmeyi marifet zannediyor olabilir,bunun bu ülkede bir karşılık görmesine de şahit olabilir ancak bu hem uluslararası alanda ülkenin maddi-manevi kayıplarını doğurur hem de insanların hukuka güvenini sarsar..Kendi hukukunu sağlamaya çalışan yapılar doğar..

İktidar kendi ayağına sıkmış olur bir anlamda ülkenin ayağına sıkmış olur..Tabi biz bu ifadeleri anlaşılmak adına kullanıyoruz..Amaç hasıl olsun derdindeyiz ve amacımız ülkenin hızla değişen gündeminin kısa ve uzun vadede ciddi yıkımlar-kayıplar olusturacak olmasını anlatabilmek..

Bizim ülkemizde 3 gün konu olmayan bu durum malesef yıllarca telafi edilemeyecek sonuçlara gebedir..

Siyasetin özellikle iktidarın,istemedikleri bir karar verilince hukuka saldırmaları,kendi yargılarını yaratma çabaları bir başka sorunu daha doğuracaktır..

Bugün siz bu kararlara baskı unsuru olusturursanız,ses çıkartmadığınız kararları veren yargıyı da siyasallaştırmış oluyorsunuz..Değişen iktidarlarında sizin zihniyetinizde olması, TÜRK YARGI SİSTEMİNİN ileriye dönük de dinginleşmeyeceğini bize gösterir veya bu ihtimalin varlığı bizi endişelendirir..

Aslında şahsım adına AYM"nin bugüne kadar birçok hukuk ihlalinde devreye girmemesini doğru bulmuyordum.Özellikle 16Nisan referandumunda mühürsüz oylarin geçersizliği,sonuçlar üzerindeki şaibe konusunda sessiz kalmamalıydı..

Şimdiki kararında verilen tepkilere ve siyasetin baskısıyla yerel mahkemenin direnmesine bakarsak bunu anlayabiliyor hatta ülkemizin hukuk gerçeğiyle yüzleşebiliyoruz..

Bir siyasetçi olarak yerel ve ulusal siyasetçilere tavsiyem,haksızlık ve yanlış karşısında daha kararlı olmaları.Gündem olacak konuları milletimize daha ayrıntılı anlatmaları.Cesaretli olmaları..Bütün bunlar içinde ülkenin sorunlarına daha net ve zamanında vakıf olmaları..

Üstlenilen görevler,işgal edilen mevkiler çokfazla yorulmayı gerektiriyor..Bu devlet ve millet için ulvi bir sorumluluktur..

 

Davut Çakıroğlu  

İYİ Parti Trabzon BB. Meclis üyesi