Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

Rüşvetin kılıfı: Ramazan kumanyası!

07 Mart 2015 - 14:29


FATİH Tarihî yarımadada dönen rüşvet çarkını ilk ağızdan dinledik. 

Otelciler, bazı çekincelerinden dolayı haberde, isim ve soy isimlerinin sadece baş harflerinin yazılmasını istedi.

 

İddialarına göre sistem şöyle işliyor: Tarihî yarımadada bir binayı beğenip aldığınızda belediyeden, ‘Buraya otel ruhsatı alamazsınız’ cevabıyla karşılaşıyorsunuz. Binayı satın alan kişi hemen ruhsat alabilmenin yollarını aramaya başlıyor.

Zaten araştırmalarınız sonucunda size yardımcı olabilecek 4-5 isim çıkıyor. Çoğu zaman da onlar sizin ruhsat almaya çalıştığınızı öğreniyor ve kendileri kapınızı çalıyor. Bunlardan biriyle görüşüp durumu anlatıyorsunuz ve rüşvet için pazarlıklar başlıyor… Bazı otel sahipleri bizimle rüşveti yatırdığı banka dekontunu paylaşmakta bile sakınca görmüyor. Bazı uygulamalar otelcileri çileden çıkarmış âdeta. Bir tanesi, “Bu dekontu lütfen basın, ne olacaksa olsun. Ben zaten bu dekontu savcıya verip kendimi ihbar ettim.” diyor.

Fatih Belediyesi’nden kimse, istisnalar dışında rüşvet veren kişiyle birebir muhatap olmuyor. Bu işi meslek hâline getiren aracılar var. Aracılar, “Ben başkanın yakınıyım, şu bakanın arkadaşıyım, içeride tanıdıklarım var.” diyerek otel ruhsatı almak isteyen esnafla görüşüyor.

 

Bazen bu kişiler tamamen dolandırıcı da olabiliyor. Parayı alıp ortadan kayboluyorlar. Mesela otel sahibi D.Ü., böyle bir aracıya 50 bin TL’sini kaptırdığını söylüyor. Bir yayınevi sahibi ise aracılara tam 500 bin TL para çarptırmış. Şu an yayınevi sahibi ile aracının davası devam ediyor. Mimarlık yapan ve paket (binanın yapımı, tadilatı ve işletme ruhsatı dâhil) olarak iş alan şahıslar da var.

Bu şahıslar, otel maliyetinin 5-10 katı para alarak size oteli anahtar teslimi veriyor. İddialara göre bu mimarlar, belediye ile organik ilişki içerisinde. Otelcilerin iddialarına göre, ‘Ü…. Mimarlık’ araştırıldığında, basına yansıyan rüşvet iddialarının misli ortaya çıkacak. Ayasofya civarında otel işleten B.Ü. isimli iş adamı da rüşvet verdiğini açıkça itiraf ediyor, “2010 yılında oteli açtık.

Fatih Belediyesi’nde çalışan İ.Ö. isimli yönetici 50 bin TL rüşvet istedi. Daha sonra 20 bin TL’ye anlaştık. Parayı odasında, ortağımla birlikte elden verdik. Daha sonra otelin terasını kapatmak istedik. Ünlü bir otel zincirinin sahibi A.C.ye 60 bin TL verdik, terası kapatmak için aracı oldu…

Yandaki bina ile oteli birleştirmek istedik. Yasak olduğunu söylediler. Biz de oteli 6 milyon 500 bin TL’ye sattık. İşin garibi, oteli alan adam anında birleştirme izni aldı! Şu an otelin değeri 15 milyon TL! Neden bir ruhsat almak böylesine zorlaştırılıyor? Bu sistem içerisinde bazı dokunulmazlar var. Mesela televizyonda dinî içerikli programlar yapan ünlü bir kişi, oteline anında ruhsat aldı. İki kat kaçağı var. Ona neden hiç kimse dokunamıyor?”

 

Geçen yıl, iş adamı Y.T., ruhsatı olmadığı için Fatih’teki otelinin 15 gün içinde kapatılacağını öğrenir. Belediye, 15 gün mühlet verir kendisine. 2 milyon TL harcayarak sıfırdan yaptığı otelin kapanmaması için hemen arayış içerisine girer Y.T. Ruhsat almak için aracılarla pazarlığa oturur. Y.T., aracılık yapan kişinin Fatih Belediyesi’nde avukatlık yapan bir kişinin yakını olduğunu söylüyor.

İkili, ruhsat alımı için 400 bin TL üzerinden pazarlığa oturup 300 bin TL’ye anlaşırlar. Ruhsatı, aracının belediyede çalışan yakını alacaktır. Y.T., rüşvet vermek için kredi başvurusunda bulunur fakat istediği parayı temin edemez. Aracı ile Y.T. tekrar buluşarak bir anlaşma yapar. Y.T., her hafta 2 bin TL’den az olmamak kaydıyla rüşveti taksitle ödemeyi kabul eder. Aracı, her hafta düzenli bir şekilde, Rami’de kuru gıda işi yapan S.Ç.K. isimli bir kişinin hesabına para yatırmasını ister. Bir hafta, Y.T., “Acaba para yatırmasam ne olur?” diye düşünür ve bankaya gitmez.

O gece, zabıtalar gelir ve otelini mühürlemek ister. Y.T., polis çağırır ve oteli mühürletmez. Ertesi gün savcının yanına gider ve rüşvet verdiğini söyleyerek kendini ihbar eder! Savcı, “Beni bu işe karıştırmayın, banka dekontlarını da yırtın atın.” der. Y.T., oteli kapanınca yabancı müşterilerini, “Elektrikler kesildi.” diyerek başka otellere sevk eder.

İlçede otel işleten esnaf öylesine zor durumda ki kendi kendilerini ihbar etmeye, rüşvet yatırdıkları banka dekontlarını bizimle paylaşmaya bile çekinmiyorlar. Gönderilen rüşvetin kılıfı ise üzücü: Ramazan kumanyası! Banka dekontu paylaşan bir diğer otel sahibi ise H.Ş. Oteline işletme ruhsatı almak için bir tanıdığının selamıyla belediyeye giden H.Ş. görüştüğü daire müdürlerinin birine 12 bin 500 TL rüşvet verir. Rüşvet, Fatih Belediyesi’nde çalışan bir müdür tarafından vakfa bağış şeklinde istenir. Dekontta, H.Ş.nin para yatırdığı hesabın Elazığ’daki bir vakfa ait olduğu görülüyor.

 

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ