Sınav olmayan okul var mı ?
Var.
Finlandiya'da.
Dünyada en başarılı eğitim sistemine sahip kuzeyin bu küçük ülkesi, inanılmaz çocuklar yetiştiriyor.
Öyle bir okul sistemi kurmuşlar ki, dünyada eğitimi ölçen tüm istatistiklerde Finlandiya ilk sırada.
Üstelik bunu son 15 yılda yapmışlar, eğitimi öncelik olarak almışlar ve işe öğretmenden başlamışlar.
Ülkedeki 3500 okulda, 62 bin öğretmen var, tümü de işinde mükemmel ve ülkenin en yüksek maaşlarını alıyorlar !
Gerçekten. En yüksek maaşlar.
Bizdeki durumu merak ediyorsanız yazayım, öğretmen yetiştiren tüm okullarımızda eğitim çok yetersiz.
Eğitim Sen'in dün açıkladığı son araştırmasına göre, bizde öğretmenlerin yüzde 83'ünün bankalara borcu var, yüzde 91.6'sı da iş güvencesi olmadığını düşünüyor.
Finlandiya'da özel okul yok. Ülkedeki okulların tümü devlet okulu.
İnanmayacaksınız ama “okul servisi” de yok. Tüm okullar yürüme mesafesinde, öyle planlamış, çocuklar ya yürüyerek, ya bisikletle gidiyor okula.
Okullarda “kantin” zaten yok, ama “görevli” de yok, bizdeki “müsdahdem” yani.
Çocuklar okullarını öğretmenleri ile birlikte temizliyor haftada birgün, yemek de tüm okullarda aynı, devletin verdiği menü.
Gelelim sınava, hiç yok !
Çünkü Finlandiya'da eğitim sistemi “rekabet” değil “eşitlik” üzerine kurulu. En zeki, en dahi olanlar herkesi ezer geçer anlayışı değil, “yeterince emek verirsen her çocuk başarabilir” inancı hakim..
Öğretmenler geriden gelen öğrencilerle özellikle ilgileniyor, zaman harcıyor.
Zaten o nedenle dünyadaki “eğitimde fırsat eşitliği” endekslerinde de ilk sırada yine karlar altındaki bu ülke var.
Bir Finli öğretmen bu durumu şöyle anlatıyor :“Amerikalılar rekabet sever, onların okullarında renkli grafikleri var, kim ilerlemiş kim kaç not almış… biz bunun eğitimde hiçbir yararı olduğuna inanmıyoruz. Bir çocuk, rekabet ederek değil, sakince anlatılarak öğrenir, merak ederek, soru sorarak…”
Bu hayranlıkla izlediğim ülke, son olarak devrim niteliğinde bir adım daha attı, okullardan “dersleri” kaldırmaya karar verdiler !
Yani artık, matematik, fizik, tarih filan diye dersler olmayacak. Çok acaip biliyorum, diyeceksiniz ki “ne öğretecekler ?”
Bütünsel bir eğitime geçiyorlar. Örneğin 2. Dünya Savaşını sadece bir tarihi süreç olarak değil, aynı dönemde, matematikte, fizikte, sanatta ne olmuş yaklaşımıyla anlatacaklarmış.
Üstelik sınıf da kalkıyor, tüm bunlar sohbet odalarında gerçekleşecek.
İnanması güç biliyorum, ama adamlar başarmış.
Şimdi de ülkelerini 21. Yüzyıla, yeni bir çağa hazırlıyorlar.
Ha, Finlandiya 5 buçuk milyon, Türkiye 75.
Yine de hiç değilse 5 milyon için bunu başarsak, fena mı olurdu ?
Şimdi lütfen şu TEOG sorusuna hep birlikte yanıt verelim:
“Hangi köprümüzün adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirilmiştir ?”
