Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

SON GÜNLERİMİZİN ÖZETİ...!

16 Ocak 2018 - 12:16

Söz konusu vatansa, gerisi teferruat deyip birbirimize sarılalım diyeceğim ama...

Ciddi çekincelerim var..?

AKP iktidarı olarak gittikleri her ülkede yaptıkları gibi, özellikle Suriye'de yaptıkları hatalar yüzünden, savaşın eşiğine geldik..!

İktıdar, iki ucu boklu deyneği, göz göre göre tutuyor..?

Hataların başlangıcı..;

"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı, ne Cumhuriyet'in

çömez devleti, ne 1970'lerin, 1990'ların güçsüz ülkesi var."

Diye düşünüp bu gün dillendiren zihniyete, Türkiye Cumhuriyeti iktidarını teslim etmekti..?

İsterseniz geri doğru bakıp, AKP iktidarının ABD tarafından hangi hayallerle doldurulup ülkemizin başına getirildiği günlere gidelim..?

Zamanın ABD başkanı Bush ;"Önümüzdeki 50 yıl İslamiyetin ve Türk'lerin yıldızının parlayacağı yıllar olacaktır." Dediğinde ağzı kulaklarına varanlar...

Sıcağı sıcağına iktidarlarının ilk günlerinde, benimle at pazarlığı yaptılar hakaretine rağmen..!

Çok geçmeden "ılımlı İslam" dolmasını yuttular...

Asıl hedef İsrail'e Ortadoğu'da güç ve toprak kazandırmak olan, ABD, Osmanlı 700 yıl bu bölgeyi yönetti hiçbir sorun çıkmadı diyerek..

Filistin İsrail çatışmasını Türkiye Cumhuriyeti'nin değil Osmanlı zihniyetinin çözebileceği iklimi yaratılıp, ülkemizde Osmanlı ocakları Osmanlı dernekleri kurmaya başladılar...

Cumhurbaşkanı'nın bu gün eleştirdiği, Osmanlı'ya o gün, hayranlıkları artmıştı, kadılık, ulemalık, esnaflıkta ahilik, medrese, Osmanlıca dili eğitimi gibi kurumları canlandırmaya çalıştılar...

Aslında bu hayaller kendilerinin değil, BOP projesi gereği ABD'nin projesidir ve hala devam ediyor...

Ilımlı İslam projesi de BOP projesinin alt paragraflarından biridir, amacı Müslüman ülkeleri kendi dinlerini kullanarak bölmek, parçalamaktı...

ABD' nin, İsrail'le Afganistan'da Rusya'ya karşı kullanmak üzere CIA ve kurduğu, radikal islamı örgütü Taliban ve El Kaide...

İlk görevlerini başarıyla yerine getirip, SSCB' yi yıkıp yerine Rusya'nın kurulmasında ciddi rol üstlendiler...

SSCB' nin dağılmasından sonra,ABD' nin elinde vahşi ve talepleri gittikçe yükselen bu İslamı örgütlere artık yeni bir görev vermek lazımdı...

11 eylül 2001 yılında kendi yarattığı canavarın, saldırısına uğradı...

ABD bu gücü Irak'ta, aynı adla kullanırken...

Cezayir’de FIS, Mısır’da El Cihad, Filistin’de Hamas, Lübnan’da Hizbullah. olarak, bölgesel radikal örgütlerin doğmasına seyirci kaldı...

Hizbullah ve Hamas İran merkezlidir ama ne de olsa islami örgütlerdir...

Bu arada Ülkemizde de bu örgütlerin uzantıları ciddi rağbet gördü , hatta bizde İBDA-C gibi islamı terör örgütü de kuruldu, gücü ve ideolojisini, Hizbullah'tan almıştı...

1998 yılında örgütün lideri, Salih Mirzaoğlu yakalnıp hapse atılınca, İBDA-C örgütünün önde gelen isimleri 1999'da yakalanarak hapsedilmişti...

Hatırladığım kadarıyla Laik Türk Cumhuriyeti mahkemelerinde yargılanmayı kabul etmeyip 1-2 yıl mahkemelere çıkmamıştı...

.

2 Nisan 2001'de Mahkeme Mirzabeyoğlu'nu, "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak" suçundan idam cezasına çarptırmıştı....

Bu sabit suçu AKP iktidarı zamanı 2 Mart 2016' da affa uğradı...

Ve tahliye sonrası, bu değerli zatı, bizzat Cumhurbaşkanımız davet edip başbaşa görüşmüştü...

Şu an nerede olduğu pek bilinmiyor, bir ihtimal IŞİD içinde kelle kesmek için bekleyen 3500-4000 müslüman Türk gencinin yanındadır...

İslami terör örgütlerine açık destek veren ABD, bir taşla birkaç kuş vurmayı amaçlıyordu ve vurdu da..!

ABD,hem Rusya'da,hem Çin'de İslamı hareketlere önder olmuştu...

Rusya son yıllarda Çeçen, Özdek, Dağıstan kökenli Radikal islamcı vatandaşlarıyla mücadele ederek, İslami örgütlere kapısını kapadı..

Çin'de aynı şekilde Sincar, Uygur, Moğolistan'da başını ağırtan İslamı hareketleri, şiddetle bastırıp İslamı hareketlere izin vermeyeceğini gösterdi...

ABD' de yarattığı IŞİD adlı ılımlı islam canavarının hamiliğini,Türk iktidarına teslim edip, çekildi...

Gelelim bu güne..;

Suriye topraklarında sıkışan IŞİD' ı korumak adına Türk hükümeti, ABD' nin sessiz kalması, Rusya ve İran' ın desteğiyle..,

İdlip'te "çatışmasızlık bölgesi" kurdurup, ılımlı islam adıyla IŞİD'a yaşam alanı açtırmıştı...

AKP iktidarı, Şam'da Emevi camiinde Cuma namazı kılma hayalinden vazgeçti geçeli dediği...

"Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız." Sözü gereği Esad güçleri kendi toprağı olan İdilip'e, Rus desteğiyle girmek üzere...

Bu duruma uluslararası alanda Türkiye'nin müdahale hakkı yok...

Türk iktidarının tek derdi yıllardır açık, kapalı destek verdiği ılımlı islami terörisleri, bir şekilde kurtarmaktır...

Bölge Haritasına bakan herkesin net olarak görebileceği gibi, İdlip'te sıkışan islami teröristlerin Türk topraklarından başka kaçacak yerleri yok...

Ve İdlip'in 1 milyonluk nüfusunun çoğu islamcı terörist...

Cumhurbaşkanı'nın bağırıp çağırması efelenmesi bu yüzdendir...

Tabii konu bitmedi..;

Sırada BOP' un öbür ayağı Irak ve Suriye'nın kuzeyinden oluşturulacak, İsrail uydusu, Kürt devleti ve Kürt koridoru meselesi var..?

ABD' nin Fırat'ın batısına geçmeyecek diye teminat verip, Kobani' de Türk iktidarına dsteklettiği PYD, YPG' nın işgal altında tuttuğu ve Kürt koridorunun olmazsa olmaz yerleri Arfin ve Menbiç..?

Cumhurbaşkanımız, Arfin'e müdahale etmek için ciddi işaretler veriyor ama, Rusya'nın itirazına çarpıyor...

İşin aslı, paylaşımda Afrin Rusya' nın, Menbiç ABD' nin payına düştü...

Menbiç' de en az Afrin kadar, önemli ve statejik yerdir bizim için...

Bu sefer Menbiç'in hamisi olarak karşımızda ABD var. ABD bölgede PYD ve YPG' den oluşan silahlı güç oluşturduğunu saklamıyor...

Peki biz Fırat'ın batısında Afrin ve Menbiç'le uğraşırken...

PYD ve YPG'den oluşan Kürtler, Fırat'ın doğusunda Türkiye'nin büyük desteği sayesinde IŞİD karşısında kahraman olan....

Tüm Avrupa'nın hayranlıkla baktığı ve asla terörist kabul etmediği, kadınlardan oluşan YPG' dolayısıyla PYD ; Kobani' yi başkent ilan ettiği ROJAVA bölgesinde devlet kuruyorlar...

Nereden çıktı bu devlet diyorsanız..?

Geçen hafta Avrupa'lı bir liderle resim verebilmek uğruna rüşvet olarak, 25 uçak , savunma füzesi hatta, 5 bin 900 ton et alma anlaşması yaptığımız Fransa...;

Çaktırmadan Rojava'da kurulan Kürt devletini, resmen tanımak üzere adım attı...

Eylül ayında tüm dünyanın gözü, Barzanı'nin bağımsızlık olayındayken...

Rojava'da Apo posterleri altında yeni bir devlet kurmak üzere seçim yapan PYD' lileri, bizim açık göz iktidarımız görmezden gelmişti...

Fransa ne yapıyor derseniz..?

İdlip' te IŞİD' ın elinde tutuklu bulunan vatandaşlarının bağımsız mahkemede yargılanması adına IŞİD' la anlaştı ama...

Bölgede yasal devletler olan Suriye ve Irak mahkemeleri yerine, Rojava uydurma devletinin mahkemesinde yargılanmasını kabul eti...

Bu hareketiyle Fransa uluslararası alanda bu oluşumu devlet olarak kabul etti demektir..

Sizin diplomasiyi okuma öngörünüz olmadığı gibi, iç işlerde kendinizi koruma amaçlı kullandığınız, MİT teşkilatınız da uyuyor...

Bu hamle ABD ve İsrail senaryosunun bir sahnesidir. ..

Yarın Alman hükümeti, YPG' li kadın teröristlere plaket verecek...

ABD' nin yüksek trajlı gazeteleri ve dergilerinde, IŞİD' la kahramanca savaşan YPG' kadınların boy boy resimlerini yayınlayacaklar...

Çünkü PYD ve YPG' niçin yardım ettiklerini kendi kamuoylarına anlatmak zorundalar...

Uzattım ama gelelim Cumhurbaşkanı'nın Osmanlı dahil kendinden evvelki tüm Türk iktidarlarını, hatta Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'e bile laf atmasına...

Hele gözümüzün içine baka baka Yunanistan'ın el koyduğu 18 adamıza ve 152 kayalığımızı size soran ana muhalefete..?

Bu "Milli meseledir" ulu orta konuşulmaz diyerek, açtırma ağzımı, diyen başbakanımız..?

O adaları kim vermiş diyerek, hem Cumhuriyetimizin, hem CHP' nin kurucusu Atatürk'ü ima etti...

Lozan barış anlaşmasının 12. maddesinin : "Asya sahilinden, 3 mil mesafede bulunana adalar, Türkiye'nin egemenliği altında kalacaktır."

Açık hükmüne rağmen Türkiye'ye 3 milden daha yakın adalarımızı niçin Yunan'dan geri almıyorsunuz..?

Alın elinize metreyi gidip ölçün, bu 18 adanın hepsi Türkiye' ye 3 milden daha yakındır...

Sizden evvel 58 Cumhuriyet hükümeti bu adaları korudu...

2004 yılında sizin iktidarınınzın 2. yılından itibaren Yunanistan teker teker adalara el koymasına, niçin hiç bir itirazınız olmadı..?

Ya da niçin sizin iktidarınız döneminde 18 adamızı işgal edip silahlandırdılar...

Kusura bakmayın ama o dediğiniz sözü aynanın karşısına geçip kendi kendinize söylemeniz gerekir...

Çünkü, Osmanlı dahil hiç bir iktidar Türkiye'yi sizin kadar hasta etmedi, çömez etmedi hatta güçsüz duruma sokmadı...

1970- 1990 yılları arasında Ecevit ve sizin velinimetiniz hocanız Erbakan'la büyük han dediğiniz Osmanlı padişahı Abdulhamit Han'ın, İngiliz'lere peşkeş çektiği...

İngiliz'lerin Yunan'a vermeye çalıştığı Kıbrıs'ının çoğunu savaşarak geri aldılar...

Utanın biraz...

Sizin Denktaş'ın ciddi itirazına rağmen, 2004 yılında Annan planı dahilinde, Kıbrıs'ı Rum'lara peşkeş çekme hamleniz, Rumların uyanamaması yüzünden bozulduğunu da, unuttuk sanmayın...

Dünya'da tarım ürünleri açısından kendi kendine yeten 7 ülkesinden biri iken, Türk tarımını ve ürünlerini korumak üzere...

Haşhaş, tütün, şeker pancarı üretimimizden vaz geçmemize ve tohum üretim ve koruma rejimimizi elimizden almaya çalışan, ABD' ye adam gibi direnip reddeden Ecevit değil miydi...?

Devamıyız dediğin Menderes'in zeytin, pamuk ve Anadolu durum buğdayını ABD' ye teslim ettiğini...

Menderes, Demirel ve özal'ın tohum rejimimizi teslim etmeye başlayıp son darbeyi sizin vurduğunuzu kaç kişi biliyor..?

2006 yılında Türk iktidarında olan sizdiniz ve Avrupa'lı çiftçilerin bile kabul etmemeniz yönünde defalarca ikaz etmesine, Ziraat odalarımızın çiftçilerimizin tüm ikaz ve itirazlarına kulak tıkayarak çıkardığınız tohum kanunuyla...

Türk tarımını ABD' nın MONSANTO şirketine peşkeş çektiğinizi unuttunuz mu..?

Bu gün Türk çiftcisinin ürettiği üründen gelecek yıl tekrar ekmek üzere tohumluk ayırmasını yasak ettiğinizi unuttunuz mu..?

Yukarıda size iade ettiklerimin haricinde, inkarcı doğruları söylemiyen hatta ciddi derecede saptıran sizsiniz..!!!

TC Hayrullah Ertem