BİRAZDA GÜLELİM, EĞLENELİM DEĞİL Mİ Bu kadar stresle hayat yaşanmaz ki…
*SU HIRİSTİYAN YETKİLİLER NE KADAR BECERİKSİZ.
*OKUYUN DA GÖRÜN.
*ADAMLARIN KİNDAR ve DİNDARLARI YOK Kİ AKIL ETSİNLER BİR VALİYİ BİLE KORUYAMAMIŞLAR.
*ÇÜNKÜ BUNLAR DİNDAR MÜSLÜMAN DEĞİLLER CENNETTE DE YERLERİ YOK.
*DÜRÜSTLÜGÜN NE ÖNEMİ VAR MÜHIM OLAN KİNDARLIK....Ç.H.*****
*BES TANE AVANTA BILET ALAN VALIYI ASMAK LAZIM...*****
*ALLAHDAN BIZDE BÖYLE SEYLER OLMUYOR...!!!!*****
*OBAMA ADAMI KORUMASI ALTINA ALSAYDI ya....!!!!!!!!!*****
*BU BATILILAR ISLERINI YAPAMIYORLAR...*****
Enteresan, bakin dünyada neler oluyor.
New York'un "demokrat" valisi var, Obama'nın has adamı, David Paterson...
Bu vali, beysbol efsanesi Yankees'in taraftarı... Geçen seneki final maçını,
en faça koltukta seyretti.
*
Gel gör ki, "şerefsiz" New York Post Gazetesi, merak eder, Yankees Kulübü'nü
arar, Vali'nin kaç bilet aldığını, parasını ödeyip ödemediğini sorar.
ABD bizim gibi "ileri demokrasi" ülkesi olmadığı için, "kabile devleti" olduğu için,
"Sana ne lan" diyemezsin, cevaplayacaksın.
*
Yankees Kulübü, Vali'ye beş tane bilet verildiğini, parasının ödenmediğini
Açıklar. Niye ödenmemiş? "Resmi görevli" olarak geleceği bildirilmiş,
Resmi görevliden para alınmıyor.
*
Gel gör ki, "haysiyetsiz" New York Post Gazetesi, bu sefer,
neden bir tane değil de, beş tane bilet verildiğini merak eder. Araştırır...
Vali'nin iki yardımcısına, oğluna ve oğlunun arkadaşına "avanta" bilet aldığını ortaya çıkartır...
Haşırt diye manşet yapar.
*
Buyurun buradan yakin...
Manşetteki soru basittir:
"Avanta bilet rüşvet değil mi?"
*
Vali tutuşur...
Yankees'le temas kurup, parayı ödemek istediğini söyler.
Orası " Yalakalar Devleti " olduğu için, Yankees kulübü "Rica ederim efenim,
ödenmiş kabul edelim" diyemez maalesef...
Hesapları denetleniyor. "Kredi kartı numaranızı verin, tahsil edelim" der.
*
Vali "ebelek gübelek" der.
Çünkü kredi kartından öderse, ödeme tarihi ortaya çıkacak.
Yani, maçtan önce değil, gazetenin manşetinden sonra mecburen ödemek zorunda kaldığı anlaşılacak.
*
Hal çaresi?
Vali der ki:
"Çek vereyim!"
*
Verir çeki... Ancak, cinlik yapar, eski tarih atar. Böylece, sanki maçtan
Önce parayı ödemiş gibi olur. Sonra da utanmadan basın toplantısı yapar,
"İftira atıyorlar... İste ödediğim çek" der.
*
Gel gör ki, "karaktersiz" New York Post'un manşeti, ihbar kabul edilmiştir.
"Badem bıyıklı" polis devreye girer. Çek, adli tip tarafından incelenir.
Mürekkep testiyle, çeke atılan tarihin çakma olduğu kanıtlanır. "Pust" New
York Post manşeti dayar: "Vali yalan söylüyor!"
*
Hadi bakalim, New York Eyaleti Dürüstlük Komisyonu devreye girer iyi mi?..
*
Dedim ya, orası bizim gibi "ileri demokrasi" ülkesi olmadığı için, böyle
Saçma sapan komisyonları var... Toplanır,
Haşırt diye 62 bin 500 dolar cezayı geçirir Vali'ye.
*
2 bin 500 dolar bilet parası, 60 bin dolar yalan söylediği için!
*
İşin "hazin" tarafı... Dürüstlük Komisyonu'nun üyeleri,
bizzat vali tarafından seçiliyor. Yani, "Koltuğumuzu ona borçluyuz, pisliğini örtelim,
Aklayalım" demiyor "nankör" herifler!
*
Netice?
Uçtu vali.
*
Obama çıkıp "Kefilim" demedi. Zart zurt diye değiştirildi. İnsan içine çıkamıyor
şu anda.
KONU İLE İLGİLİ HABERİN DETAYLARINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
