Misafir Yazar

Misafir Yazar

Alıntı makaleler
fatihten@gmail.com

Yezidi-Ezidiler kimdir

26 Ağustos 2016 - 08:28


Çoğunlukla Kürtçe konuşan etnik-dinî bir topluluğa verilen isimdir. 

 

Bu topluluğun Zerdüştlük ve eski Mezopotamya dinlerinden uzanan dinî inançlarına Yezidilik ya da Ezidilik denilmektedir. 

Ezidiler, temel olarak târihte Asurluların bir parçası olan Irak'ın Ninova bölgesinde yaşamaktadırlar. 

 

 

Yezidilerin bir kısmı Kürt kimliğini benimsemiş olsa da, özellikle Ermenistan'da yaşayan Yezidiler, kendilerini Kürtlerden ayrı tutmaktadır.

Ermenistan, Gürcistan, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerde yaşayan Yezidi toplulukları gittikçe azalma ve Avrupa'ya, daha çok da Almanya'ya göç etme eğilimindedirler.



"Ezidi" kelimesinin bu dinin tanrısı olan Azda kelimesinden türetildiği iddia edilmektedir. Kürt dilinde "Tanrı" ismini karşılayan iki kelime mevcuttur: Bunlar "Ezda" ve "Xweda"'dır. Ezda beni yaratan, veren ve var eden anlamlarına gelmektedir. Xweda ise kendiliğinden var olan anlamına gelmektedir.

 

 

Yezidiliğin önceki ilahî dinlerde anlatılan Düşmüş Melek'in yaratıcının buyruğuna rağmen insan karşısında eğilmeyip saygı göstermemesi, onun aslında ne kadar asil olduğunun tüm Evren'e ispâtıdır ve yaratıcı tarafından sınanmıştır. İşte bu sınavı başarı ile verip tüm insanlığın ve dünya işlerinin başına geçme hakkını kazanmış diye düşünülür.

 

 

Ancak burada Düşmüş Melek'in sahip olduğu özellikler, diğer dinlerden farklıdır. Yezidilikte tanrı, Dünya'nın sadece yaratıcısıdır, sürdürücüsü değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Düşmüş Melek, bir nevi aracılık rolü üstlenmiştir. Düşmüş Melek, Melek Tavus olarak adlandırılır ve bir tavus kuşu ile simgelenir. Gururlu bir melek olduğundan tanrıya isyan etmiş, ceza olarak 40.000 sene orada yanmış, sonunda döktüğü göz yaşları bu ateşi söndürmüştür. Artık tanrıyla barışıktır. Düşmüş Melek, yemek pişiren ve yangın çıkaran ateş gibi, Dünya gibi hem iyi, hem de kötüdür.

 

 Yezidiler için Melek Taus, en güçlü melek ve aynı zamanda affedilmiş Şeytan'dır. Bu ismi ağzına almak, mukaddes olduğundan yasaktır.

 

Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona değil, içi kötülüklerle dolu olana, Tavus'a yapılması ile kötülüğün en büyük kaynağından korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus'tur. Âhiret inancı gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varlığı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve yaşayışına göre Dünya Cennet'e de, Cehennem'e de dönüşebilir. Melek Tavus, bütün bu işlerin denetleyicisi ve tanrının bu Dünya'daki gölgesidir.

 

Ayrıca Yezidilikteki Melek Tavus inancı, eski Zerdüştlük ve Mitraizm'den etkilenmiştir. Günümüzde Yezidiler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini devam ettirmektedirler. Kuşlara ve yılanlara olan hürmetin 6000 sene öncesine dayanan kuşa tapan inançlardan gelmiş olması muhtemeldir.

 

 

Yezidilere göre yaradılış

19. yüzyılın sonlarında Mardinli Yezidiler.

Başlangıçta Tanrı Azda, kendi ateşinden Melek Tavus'u yaratır ve ona Evren'i ve insanı yaratma görevini verir. Bununla birlikte yaradılış işinde Tavus'a yardımcı olacak altı melek daha yaratır. Bunun üzerine Melek Tavus, Azda'nın verdiği buyruk doğrultusunda ve yine Azda'dan aldığı bir toz ile Erkek ile Kadın'ı ve Evren'i, ayriyeten ayak işlerini görmesi için dört cin yaratır.

 

 

Daha sonra Melek Tavus, yarattığı bu iki insanı takdim etmek üzere Azda'nın yanına gider ve Azda, Melek Tavus'a "Bundan sonra bu iki insana tâbî olacaksın" der. Bunun üzerine Melek Tavus, "Bu iki insanı yaratan, yoktan vareden benim. Niçin onlara tâbî olayım? Ben sadece beni yaratan sana tâbî olur, sana ibadet ederim" der.

Bu ilk iki insandan toplam 80 çocuk Dünya'ya gelir. Daha sonra bu ilk iki insan, ideal insan konusunda anlaşmazlığa düşerek kavgaya tutuşurlar ve sınavdan geçirilmelerine karar verilir. Her ikisi de ruhlarını, düşüncelerini bir küpe doldururlar ve ağzını kapatırlar. 40 gün sonra Erkek olanın küpünden Şahid bin Car adında güzel bir genç çıkar. Kadınınkinden ise akrepler, çıyanlar, sürüngenler.

 

 

Adam, Şahid bin Car'ı o kadar sever ki diğer 80 çocuğuyla artık ilgilenmez olur. Bu da kadın ve 80 çocuğu arasında kıskançlık ve nefrete neden olur. Karar verirler, Şahid bin Car öldürülecektir. Kadın, bir parola belirler ve suikastın yapılacağını bu parolayla bildireceğini söyler. Ancak her şeyi bilen ve duyan Melek Tavus'u hesaba katmamıştır. Melek Tavus, yarattığı dört cine emir verir ve cinler gece olunca bu 80 çocuğun ağızlarına üflerler. Uyandıklarında 80'i de farklı dil konuşmaktadırlar. Bu sebeple annelerinin söylediği parolayı da anlayamazlar. Şahid bin Car, böylelikle Melek Tavus'un sayesinde kurtulur.

Daha sonra Şahid bin Car'a dişi bir melek gönderilir ve bundan olan çocuklar, Yezidilerin atalarını oluşturur. Diğer 80 çocuktan Dünya'ya gelenlerse diğer insanları oluştururlar.

 

 

Yezidilikteki inançlar

Yezidiler kendilerine "Azday Halkı" adını verirler. İnançları arasında şu esaslar vardır:

 

Yezidiler'in önemli ibadethanelerinden biri olan Laliş'teki "Nûranî Dergâhı". (Irak-Kürdistan Bölgesel Yönetimi).

Dünya sonsuzdur, Dünya'yı yaratan tanrı onu asla yıkmaz.

Tabiatın korunması ve tabiata saygı esastır.

Günde üç defa Güneş'e dönerek ibadet edilir.

Çarşamba gününü, Melek Tavus ve ilk iki insanın yaratıldığı gün olup Şahid bin Car'ın meydana geldiği gün olduğundan dinlenme günüdür.

Ancak Şahid bin Car'ın soyundan gelenler Yezidilerdir. Sonradan Yezidi olmak mümkün değildir.

Şeytan'ın adını telaffuz etmek, onun adını hatırlatan Kitan, mel'un, na'l, Şar, Şat gibi kelimeleri anmak, bu isim mukaddes olduğundan[14] haramdır.

Mukaddes ağaçlara tapılır.

Kadınların saçlarını kesmesine müsade yoktur.

Nisan ayında evlenilmez.

Bal kabağı, ceylan eti ve marul yenmez.

Çok mukaddes bir renk olduğundan lacivert renkli elbiseler giyilmez.

Şeyhler, pîrler ve müritlerden oluşan üç kastlı hierarşileri olup ancak kast dahilinde evlenilebilir.

Şeyhlere para verilir.

Üst kasta mensup olanlar, çok eşli evlenebilir.

Başka din mensubuyla evlenen "aforoz" edilir, hatta öldürülür.

Heft Sirr adı verilen "Yedi Sır" Şeyh Şems ed-Dîn, Şeyh Fahr ed-Dîn, Şeyh Sacâdîn, Şeyh Nâsir ed-Dîn, Şeyh Hesen, Şeyh Adî ve Melek Taus'tan ibarettir.

Reenkarnasyon vardır.

Mitraizm'de olduğu gibi boğa kurban edilir.

Vaftiz yapılır.

 

 

Yezidilerin kutsal kitapları

 

Vikikaynak'ta Ezidi metinleri ile ilgili metin bulabilirsiniz.

Yezidilerin iki kutsal kitabı olduğu söylenir:

1. Meshaf Reş:

15. yüzyılda yazıldığı ortaya atılmış olan ve Yezidilerin mitolojisini anlatan bir eser. Ayrıca kitabın sonunda Ezidilerin yapmalarının yasak olduğu şeyler bildirilir.

 

2. Kitab el Celve:

Daha geniş bir zaman diliminde Yezidileri bilgilendiren yazılmış bir kitaptır. Bu kitapta, bu kitabın sadece Yezidiler tarafından okunması gerektiği ve yabancıların eline geçmemesi söylenir. Beş bölümden oluşur.

Birinci Bölüm: Melek Tavus'un ezelî oluşu ve sıfatları. Diğer dinlerin artık hükümsüz oluşu ve kitaplarının geçerlililiğini kaybetmiş olduğu.

İkinci Bölüm: Ödül ve ceza, reenkarnasyon.

Üçüncü Bölüm: Her şeyin Melek Tavus'un denetiminde olduğunu anlatan bölüm.

Dördüncü Bölüm: Mevsimler, yasalar ile ilgili bilgiler ve yabancı inançlara kapılmamak gerektiğine dair uyarılar.

Beşinci Bölüm: Kendisini simgeleyen kavramlara saygılı olmayı buyuran bölüm.

Bugün çağdaş dil bilimcileri, bu eserlerin aslında Yezidilerin kutsal kitabı olmadığını kabul ederler; yukarıda geçen iki eserin de eski çağlara dayanmadığı kanıtlanmıştır. Bunun en büyük sebebi Yezidiliğin büyük ölçüde sözlü bir edebî geleneğe dayanmasıdır. Bu sebeple büyük İbrahimî dinlerdeki gibi bir yazılı kutsal metin mevcut değildir. Bununla birlikte son zamanlarda Yezidiler, ritüellerde kullandıkları şarkılar gibi çeşitli dinî sözlü edebiyatı yazılı forma geçirmeye ve basmaya başlamışlardır.

 

DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 


Federal Kürdistan Bölgesi'nden kaçan yüzlerce Ezidi, Türkiye'nin güneydoğusuna sığındılar. 

Peki, kimdir bu Ezidiler?

 

MARDİN - Federal Kürdistan Bölgesi’nde IŞİD'in saldırılarından kaçan Yezidiler, Batman ve Mardin'e sığındılar.

Mardin’in Midyat ilçendeki Güven Mahallesi'ne sığınan 100 kişilik Yezidi grubu, canlarını zor kurtardıklarını belirttiler. Bu arada kaçamayan Yezidiler ise Duhok'un Şexan ilçesinde bulunan ve kutsal saydıkları Laleş Tapınağı’na sığındıkları bildirildi. 

 

Peki, Ezidiler kimdir ve nerelerde yaşarlar?

 

“Şeytan” ve “Ölüm" kelimesini sevmezler

 

Türkiye'deki Kürtler arasında pek yaygın olmasa da Irak Federal Kürdistan Bölgesi, Suriye, Ermenistan, Gürcistan, Avrupa ülkeleri ve Rusya’da yoğunlukla yaşayan Ezidiler, kendilerinin Âdem ve Havva’nın birleşmesiyle ortaya çıkan yetmiş iki milletten ayrı bir millet olarak kabul etmektedirler. Tek dini ibadet yerleri ise Duhok'un Şexan ilçesinde olan ve kutsal saydıkları Laleş tapınağıdır. Ezidiler, “şeytan” ve “ölüm" kelimesini hiç sevmezler.

 

Fikir babaları: Baba Şeyh

 

Ezidiler; Şeyhler, Pirler ve Müritler sınıfından oluşmaktadırlar. Şeyhler ve Pirler yönetici Müritler ise onlara bağlı kişilerdir. Şu anki Yezidi toplumunun yüzde 6-7 Şeyhler ve Pirler, geri kalan yüzde 93-94 ise Müritler sınıfını oluşturuyor. Yezidiler, ruhani lider olarak “Baba Şeyh” diye isimleri kişiyi görüyorlar. Yezidilik kendisinden önce olan Zedüştlük, Mandakizm, Manişeizm ve Hurremizm düşünce tarzlarının bir devamı olarak biliniyor.

 

Kara Kitap

 

Melek Tavus dedikleri Şeytan’a iman eden Ezidiler, ‘Şeytan’ ismini ise bir hakaret olarak görüyorlar. Ezidilerin iki kutsal kitabı olduğu ifade edilmektedir. Bunlar: Meshaf Reş (Kara Kitap)  ve Kitab el Celve’dir. Yezidiliğin temel ilkeleri bu kitapta anlatıldığı ileri sürülse de bu kitabı gören henüz olmamış.

 

Namaz

 

Yezidiler, sabah güneş doğarken ve akşam güneşin batışı sırasında güneşe yönelerek üç defa rükuya varıp toprağa kapanmak suretiyle namaz kılmış oluyorlar. Ayrıca güneşe taparlar ve ona saygı gösterirler.

 

Oruç

 

Yezidilerin iki çeşit orucu vardır. Birincisi genel oruçtur. Bunu her Yezidi tutmak zorundadır. Bu oruç, her yıl Aralık ayında üç gün olarak tutulur. Özel oruç seksen gün tutulur kışın ve yazın ikiye bölünür. Bu orucu din adamları ve yaşlı kesim tutarlar.

 

Yezidilerin nüfusu

 

Federal Kürdistan Bölgesi’nde 400 bin, Suriye’de 15 bin, Rusya’da 150 bin, Avrupa’da 60 bin ve Türkiye’de küçük bir nüfus olmak üzere 700 bin Yezidinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Siirt’in Kurtalan, Batman’ın Beşiri, Mardin’in Midyat, Diyarbakır’ın Bismil, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçelerine bağlı köylerde dağınık bir halde yaşayan Yezidilerin çoğu Avrupa ülkelerine yerleştikleri biliniyor.   

 

Yılanlı türbeler

 

Yaktıkları ateşi hiç söndürmezler ve siyah yılan asla öldürülmez. Viranşehir’de bazı “Yılanlı türbeler” vardır ki, Yezidiler bu türbelere gidip yılanların gelmesini bekler. Yılanın kişinin üzerinden geçmesiyle ettiği duanın kabul olunacağına inanılır.