Bugun...
Akif'in oğlu Emin Ersoy


Şerif Simavi Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 29-12-2018 10:45

Emin Akif Ersoy (1908-1967)

Üsküdar Özbekler Tekkesi'inde, Akif'in torunu Selma Ersoy Hanımefendiyi dinledik. Beni en çok etkileyen büyük dayısı Emin Ersoy'la ilgili anlattıkları oldu.

Emin'i babası çok severmiş. 1920 yılında Eskişehir, Burdur, Antalya, Konya ve Kastamonu'yu birlikte dolaşmışlar.
1925 yılında aile Mısır'a taşınır. 


Askerlik çağı gelince Emin Türkiye'ye döner. Edirne'de askerlik görevini yaparken 2-3 askere Kur'an okumasını öğretirken yakalanır. Gözaltına alınır. Askerlikten terhisi uzun sürer. Askeri revirlerde kalır.
Asker sonrası hayatı perişanlık içinde geçer.
Uyuşturucu hastası olduğu için sık sık Bakırköy akıl hastanesine kaldırılır.
İyi olduğu dönemde de kimse iş vermez.
3 kız kardeşi ve bir erkek kardeşinden de hep uzak durur.
1967 yılında Çetin Altan'ın bilinen o yazısından birkaç gün sonra, belediyenin çöp arabasında cesedi bulunur.
Selma Ersoy artık tv.lerde konuşuyor. Fakat orada söylemeyeceği bir bilgiyi paylaşayım.
Askerde tutukluyken damarlarına uyuşturucu zerkediliyor. 
Böyle mi olmalıydı?
Benim güzel ülkeme bu yakışır mı?

-------------------KONU HAKKINDA HABER

Mehmet Akif’in Açlıktan Ölen Oğlu
Ünlü şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un büyük oğlu Mehmet Emin Ersoy (1908 - 1967) Tophane’deki çöplükte barındığı eski kamyonun kasasında soğuktan ve açlıktan öldü.

Mehmet Akif, büyük oğlu Emin’i çok severdi ve yanından ayırmazdı. 
Emin, babasının ölümünden sonra hayatta dikiş tutturamadı. Ailesi de yeterli ilgiyi- desteği gösteremeyince feleğin sillesini yedi. 1939’de Kırklareli’nde askerlik yaparken ilk kez hapse girdi. Askerlik dönüşü iş bulamayınca sabahçı kahvelerinde, hamamlarda kaldı. Hamallıkla hayatını kazanmaya çalıştı:  İspirto, şarap ve esrar için her türlü zorluğa göğüs gerdi.
 İstanbul’da polis tarafından uyuşturucu kullanmaktan gözaltına alındı; bir süre akıl hastanesinde yattı, sonra da esrar alışkanlığından ceza evine konuldu. Çevresindeki hiç kimseye Mehmet Akif’in oğlu olduğunu söyleyip yardım istemedi. 1941 yılında - tesadüfen - bir baba dostu ile karşılaşınca hayatı değişti; Bursa’daki Atatürk Çiftliği’nin harasında işe alındı. 
Burada evlendi ve yaşamı düzene girdi. 1964’de kadar aynı yerde çalıştıysa da - bilinmeyen bir sebepten - işten çıkarıldı. İstanbul’a eşi ile dönünce yine dikiş tutturamadı. 
Aşırı sinir, ümitsizlik ve parasızlık karısının hastalanmasına, kendisinin de içki ve esrara dönmesine sebep oldu. Eşi 1966 başında ölünce, intiharı düşündü; yaşama sevincini yitirdi. 
Aynı yılın Eylül ayında - zorunlu  olarak - akıl hastanesine yatırıldı; Kasım sonuna kadar tedavi gördü. Sığınacak yeri, kalacağı evi olmayınca, Tophane’de hurda bir kamyonun kasasında eski paltosuna sarınıp yatmaya başladı. 
Bazen tanıdıkları yardım etti, bazen de kendisini tanıtıp yardım istedi. 

Mehmet Akif’in büyük oğlu, yanından ayırmaya kıyamadığı Mehmet Emin, 24 Ocak 1967 sabahı çöplükteki kamyonun altında, aç vaziyette ve donmuş bulundu. Kimliği belirlenmese, Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilecekti. 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI