Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

AMAN HA, DİLİMİZE DİKKAT EDELİM

01 Mart 2020 - 18:46

Geçmişte Eğitimci ve Edebiyatçı

Atila Yayım Hocam’ı dinlemişim.

Aldığım bazı notları paylaşmış ve demişim ki:

“Bir zamanlar aşevi derdik, oldu lokanta

daha sonra da oldu restoran..

Cankurtaranımız, oldu ambulans..

Tanıtım, oldu demo.

Hanımağa, sultan, oldu försleydi.

İlan tahtası, oldu bilbord.

Merak, oldu hobi.

Alan, oldu platform.

Büyük, oldu mega..

Bedesten, oldu galerya..

Yemeklerimiz, oldu menü.

Sevimli, cana yakın, oldu sempatik.

Sevimsiz, oldu antipatik.

Kırgezisi, oldu piknik.

Peki, pekala, oldu okey.

Allaha ısmarladık, oldu bay bay.

Önemli haber, oldu flaş haber..

Ve daha niceleri…Dün dilimizin

Arapça ve farsça kelimeler

tarafından işgal edildiğinden

şikâyetçi olanlar, Serveti Fünun ile

girmeye başlayan frenk kelimelerine

ne yazık ki sessiz kalıyorlar..

Atila Hoca, Alman filolog

Friedrich Max Müller’den

bir söz nakletti. Mealen şöyle:

“Tüm dilbilimciler bir araya gelse,

Türkçedeki incelikleri oluşturamazlar..”

Hoca,

Arif Nihat Asya’nın şu dizelerini de okudu:

“Acaip bir dildir Türkçe.

Acıklı denir de; acıksız denmez. /

Yavuklu denir de; yavuksuz denmez. /

Ve saklı denir de; saksız denmez. /

Gizli bulunur GİZ diye de,/

Gizsizde bir şey yoktur. …”

Şu iki mısra ile paylaşımı bitirelim mi?

“Bir çift gara göz görmüşem.

Garanlığı ışık saçıyor garanlıklara..”

Sosyal medyada yazışırken

“Bir şey” yazacakken “bişi” diye yazan

mektep medrese görmüşlerimize ithaf olunur.)))))

Paylaşımda sürçi lisan eylemiş isek

Hocam’a derim ki :

“affola ve dahi düzeltile…”

Selam ve muhabbetlerimle…

Bu yazı 336 defa okunmuştur.