Bilenlerimiz çoktur belki, ama
ben bu saatten sonra yeni yeni
kelime ve kavramlar öğreniyorum.
Meselâ; “atarlanmak,
Meselâ; trip yapmak.
İnsan bazı şeyleri yeni öğrenince
hem gülüyor, hem de
garip bir duygu İle hayıflanıyor;
“ah benim güzel Türkçem”
diye iç çekiyor.
Sizler de tebessüm edesiniz istedim.
“Durup dururken ve hiç gerek yokken,birisi,
abartılı ve hırçın bir şekilde size tepki veriyorsa
bilin ki, karşınızda “ATARLI!” biri varmış.
Gençlerde yaygın bir özellikmiş bu
atarlanmak veya atarlı olmak.
Bazıları kapı gıcırtısına bile oynarken
Bazıları da gereksiz yere aniden sinirleniyormuş.
Bir de TRİP YAPMAK varmış.
Evet, birisi bir sözünüzüzden,
bir davranışınızdan dolayı
hemen alınıyor, surat asıyor
ve size ters cevap veriyor, tersliyorsa,
ve el, kol hareketleriyle garip bir tip
oluşturuyorsa , biliniz ki karşınızda
Trip yapan bir insan var demekmiş.”
İşte böyle, bizler nice ithal, nice uyduruk
ve nice argo kelimelere alıştık değil mi?
Ama trip yapan, atarlı nesillerle
bir arada yaşamak zor galiba.
Ne yazık ki, bu insanlarla birlikte yaşamak
ve hem kendimizi hem bunları
kemale götürmek gibi bir görevimiz de var.
Ne dersiniz?
