Bugun...
BAŞSAĞLIĞI DİLERKEN ÂDAB-I MUAŞERET


Şerif Simavi Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 08-04-2019 03:39

Bizler, eğitim ve öğretim için 
artık 4-5 yaşlarımızdan itibaren
Âli devletimizin kucağına teslim ediliyoruz.
Ne yazık ki, bu ülkenin örf ve adetlerini, 
dini geleneklerini öğrenemiyoruz. 
Meselâ; ölen bir Müslüman için : 
“TOPRAĞI BOL OLSUN” deyiveriyoruz.
Oysa bu tabirin, Gayrimüslimler için 
kullanıldığını bilmiyoruz.
Gayrimüslim Süryani bir vatandaşımız
vefat edince onlara Müslümanların: 
“Başınız sağ olsun, kendi diniyle dinlensin,”
diyerek başsağlığı dilendiği de öğretilmedi.
Süryanilerin ise, bir Müslüman vefat edince:
“Başınız sağ olsun, sizin duanızla dua ediyoruz”
sözleriyle başsağlığı dilediklerini bilenlerimiz pek azdır.
Müslümanların da, Müslüman bir cenaze yakınlarına:
“Başınız sağ olsun, inna lillah ve inna ileyhi râciûn.
mekanı cennet olsun, NUR içinde yatsın” 
dedikleri de öğretilmedi. 
Yalnız, son zamanlarda
"Nur içinde yatsın" yerine,
garip bir deyim türetildi: 
"Işıklar içinde yatsın))))" 
Birileri de buna cevap olarak diyorlar ki:
"Keşke bir LUNA PARKA defnetseydiniz."
DOSTLAR, sizler bu hallerimize
Ne dersiniz??????





YORUMLAR

İsmail
08-04-2019 03:46:00

İlk çağ inançlarına göre, insanlar öldükleri vakit bittakım eşyaları ile birlikte gömülürlerdi. Tanrılarına sunmak ve öte dünyda kullanmak üzere mezarlara birlikte götürdükleri bu eşyalar genellikle kıymetli maden ve taşlardan mamul kap kacak ile takılardan oluşurdu. Türk Beyleri de İslamiyetten önceki zamanlarda korugan dedikleri mezarlarına altın, gümüş ve mücevherleriyle birlikte gömülürler, sonra da üzerine toprak yığdırtarak höyük yapılmasını vasiyet ederlerdi. Eski medeniyetlerin beşiği olan Ortadoğu ve Anadolu'da, pek çok ünlü hükümdarlara ait bu tür mezar ve höyükler hala bulunmaktadır.


   Altın ve hazine her zaman insanoğlunun ihtiraslarını kamçılamış, nerede ve ne kadar kutsal olursa olsun elde edilmek için insanı kanunsuz yollara sevk etmiştir. Höyüklerdeki hazineler de zamanla yağmalayanmaya başlanınca ölenin ruhununmuazzep edildiği düşüncesiyle üzerine toprak yığılır ve gittikçe daha büyük höyükler yapılır olmuş. O kadar ki ölenin yakınları ve cenaze merasimine katılanların birer küfe toprak getirip mezarın üstüne atmaları gelenek halini almış. Öyle ya, mezarın üzerinde toprak ne kadar bol olursa, düşmanlar ve art niyetliler tarafından açılması ve hazinenin yağmalanması, o kadar engellenmiş olurdu. Bu durumda toprağı bol olan kişi de öte dünyada rahat edecek, en azından kulanmaya eşyası ve tanrılara sunmaya hediyesi bulunacaktır. Bugün dilimizde yaşayan "toprağı bol olmak" deyimi, aslında ölen kişi hakkında iyi dilek ifade eder. Türklerin İslam dairesine girdikten sonra yavaş yavaş terk ettikleri höyük geleneği, "toprağı bol olmak" deyiminin de gayrimüslimler hakkında kullanılmasına yol açmıştır.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI