İletişim kurmak, dost ve arkadaş edinmek
istediğimiz kişilerde, bazı özellikler ararız
ve bu arayışın sonunda, kimilerinin altını,
kimilerinin de üstünü çizeriz.
Bu konuda bazı kriterlerimiz olmalıdır derim.
Mesela “ATOSİT” formülü bunlardan biridir.
Açılımı nasıl mı?
Şöyle:
ABUS Çehre: “Suretler siretleri yansıtır,” derler ya.
Bu söz bir gerçeği dillendirir çoğu kez.
İnsanın içinin güzelliği genellikle dışına yansır.
Bu güzelliği yansıtamayanlar,
ilk görünüşte insanda güven
duygusu uyandıramayanlar vardır ya..
TELEFON: Kamu araçlarında; otobüste,
tramvayda telefonla konuşurken
derdini ancak muhatabına anlatacakken;
bağıra bağıra herkese anlatmaya çalışanlar vardır ya…
OTO PARK: Otosunu kavşak noktalarına,
tali yolun anayola bağlandığı çıkış noktasına
veya trafiği alt üst eden bir yere park edenler
ya da müziği sonuna kadar açanlar vardır ya…
SAKIZ: Sokakta yürürken ağzını
iki karış açarak sakız çiğneyen,
üstüne üstlük bir de balon yapanlar vardır ya…
İLETİŞİM: Daha yeni tanıştığınız,
yeni iletişim kurmaya başladığınız birileri,
size söz hakkı tanımaz, durmaksızın konuşurlar ya..
TÜKRÜK: Hani şu kalabalık caddelerin,
kaldırımların tam ortasına tükürenler,
cebinde bir mendil taşımayı beceremeyenler vardır ya..
Ben derimki; böylesi kişilere; kim ve
hangi makamda bulunurlarsa bulunsunlar
MEDENİ gözüyle bakmayalım.
Birileriyle iletişim kurarken bunları
birer kriter olarak dikkate alalım mı??
Siz ne dersiniz?
