CUMALİYELİK
BEN SELMAN; İSLÂM’IN ÇOCUĞU
Bu gün Cuma idi
İstanbul’da düzenlenen
9. Avrasya İslâm Şurası için
40’a yakın ülkeden gelen
temsilciler de İstanbul
Şehzadebaşı Camiinde kıldı
cuma namazlarını.
Cuma Hutbesini de
Diyanet İşleri Başkanı okudu.
Takdir ettiğim hutbelerden biriydi.
Bazı cümleleri paylaşmak istedim.
Lütfen birlikte okuyalım.
Başkan önce bir ayet ve bir hadis okudu.
Şöyle ki:
“Siz, insanlığ(ın iyiliği) için ortaya çıkarılmış
hayırlı bir topluluksunuz;
iyiliği, doğru olanı emreder,
eğri olandan alıkoyarsınız
ve siz Allah'a yürekten inanırsınız…. (3/110
“Kardeş olunuz.” “Mü’minler bir canlının
organları gibidirler. Organlardan biri
acı çekerse, diğerleri de bundan etkilenir…” (Hadis)
İslâm, iki temel kavramı çok önemser:
TEVHİD ve VAHDET.
TEVHİT; Allah’ın varlığı ve birliğidir.
VAHDET ise ümmetin birliği ve beraberliğidir.
Vahdet olmaz ise ümmet de olunamaz.
Irkçılık, mezhep ve hizipçilik
Vahdeti ifsat eder; bozar.
Vahdet bozulunca da ÜMMET bozulur.
Allah’ın Resulü, bir gün ashabından
kendilerini tek tek tanıtmalarını istedi.
Her bir sahabe kendini:
“Ben falan kabileden
falanın oğlu falanım,” diye tanıtırken
sıra Müezzinlerin efendisi Hz. Bilal’e gelince
o da kendini şöyle takdim etti:
“YA RESULALLAH!
ENE SELMAN İBNİ İSLÂM”
Ne demek mi??
“Ey Allah’ın Resulü!
Ben, İslâm’ın çocuğu Selman’ım…”
Ve Allah Resulü, kabilecilik, ırkçılık,
aşiretçilik, şuculuk, buculuk kokmayan
bu takdimden çok memnun oldu…””””
Her çeşit tefrikadan uzak olmamız dilek ve
temennilerimizle cumalarımız mübarek
ve hayırlara vesile olsun.
