Şerif Simavi

Şerif Simavi

Gönülden Gönüllere
simavi48@gmail.com

BEŞER İSYAN EDERSE

21 Kasım 2016 - 05:12


Evet, beşer şaşabiliyor,

günah işleyebiliyor..

Ama taşkınlık yapınca,

tabiat, da, asuman da kahra geliyor.

Rabinnas, (insanların öğretmeni)

kullarını uyarıyor, ama kullar dinlemiyor.

Hz. Hud’un gönderildiği ÂD kavminin isyanına,

atmosfer dayanamadı, günlerce esen kasırga,

inlerinde bile olsa onları yakaladı, 

ağaç kütükleri gibi uzayda savurdu.

Rahmet bulutu zannettikleri kara bulutlar,

onların helakine sebep oldu. 

Hz. Lut’un kavmi SEMUT’un isyanına da

dayanamadı bu atmosfer; 

kasırgalarıyla onları

taş yağmuruna tutup helak etti. 

Hz. Salih’in kavminin isyanına ise

yer küre dayanamadı, müthiş bir uğultu 

ve zelzele (sarsıntı) ile onları helak etti.

Hz. Nuh kavminin taşkınlığına gökler sabredemedi;

kahır gözyaşlarını bardaktan boşanırcasına

günlerce döktü de döktü. 

Adetullah (Allah’ın yasaları) 

yüzyıllar öncesinde böyleydi.

Şimdi de böyle mi acaba? 

İnsanın, “bunlar doğal doğa olaylarıdır,”

diyesi geliyor. Ama Kur’an, 

mesela Kamer suresi öyle demiyor. 

Meselâ; hicr suresi de şöyle diyor: 

Eyke kentinin halkı da zalimlerdendi.

“Onlardan da öç aldık;

İşte (Sodom ve Eyke antik ) kentleri

gözler önündedir. Hicr kentinin halkı da

peygamberlerini yalanlamışlardı. 

( Hicr 15 / 78 ,79,80 )

Kur’an okumaları insanı düşündürüyor doğrusu.

Bu çağda gördüklerimiz de mi,

taşkınlıklarımızın sonucudur?” 

diye sorduruyor insana.

Mesela; ABD’de 6 bin kişinin canını alan

ENDRO kasırgası neyin nesiydi?

Mesela, 128 bin kişinin öldüğü,

binlerce insanın kaybolduğu 

Myanmar’daki (Güneydoğu Asya Ülkesi)

Nargis kasırgası? 

Mesela, Eylül 2008’deki Karaiblerdeki

ada ülkelerini yakıp yıkan Hana kasırgası?

Mesela, Günlerce öncesinden

tedbir alınmasına rağmen, 

bir milyon insanı evsiz ve barksız bırakan,

her yeri tarumar, her şeyi yer ile yeksan

eyleyen İKE (Ayk) kasırgası???

Bütün bunlar bizler için birer uyarı mıdır acaba? 

Haydi şimdi Koca Şairi okuyalım:

“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden.”

Çıkmaz sokaklara dalmaksızın, kazasız,

belasız, felaketsiz günler dileklerimle…